Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

1
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

Geçtiğimiz günlerde basında yer alan "Kayınvalidesinin cenazesine gitmeyen eş tam kusurlu sayıldı" haberi özellikle evli ve evlenmeyi planlayan çiftler arasında sıkça konuşuldu. Avukat Orhan Bozdere ise durumun hukuki arka planını Tgrthaber.com’dan Şenay Yurtalan’a anlattı. İşte Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları ışığında, eşin ailesinin cenazesine katılmamasının boşanma davasındaki kusur derecesine etkisi ve bilinmeyen tüm detayları…

2
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

Medyada yer alan bir boşanma davasında, eşinin annesinin cenazesine katılmayan kadının yargılama sonucunda tam kusurlu kabul edilmesi "Kayınvalidesinin cenazesine gitmeyen eş boşanmada tam kusurlu sayılır" şeklinde yorumlandı. Fakat olay göründüğünden çok daha karmaşık. Kusurlu bulunan eşin daha önceki tavırları, cenazeye katılmamanın gerekçesi gibi farklı parametreler mahkemenin kararını etkiliyor. Öte yandan mahkeme sonucunda mal paylaşımı ve çocukların velayeti gibi konular da karara göre gerçekleşiyor. Tgrthaber.com’dan Şenay Yurtalan’a konuşan Avukat Orhan Bozdere merak edilen tüm detayları anlattı.

3
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

KAYINVALiDENiN CENAZESiNE KATILMAMAK BOŞANMA SEBEBi MiDiR?

Avukat Orhan Bozdere: Yargıtay kararları ışığında eşlerin dayanışma yükümlülüğü ve boşanmada kusur değerlendirmesi

Bir eşin, diğer eşin annesinin veya başka bir yakınının cenazesine katılmaması her durumda kendiliğinden boşanma sebebi oluşturmaz. Davranışın kusur sayılıp sayılmayacağı ve kusurun derecesi; mazeret, olayların geçmişi, davranışın sürekliliği ve diğer eşin kusurları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Son günlerde basına yansıyan bir boşanma davasında, eşinin annesinin cenazesine katılmayan kadın, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu kabul edildi. Ankara Aile Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği bildirildi.

Söz konusu karar kamuoyunda ‘Kayınvalidesinin cenazesine gitmeyen eş boşanmada tam kusurlu sayılır’ şeklinde yorumlandı. Ancak konunun hukuki yönü, haber başlıklarına yansıyan bu ifadeden daha kapsamlıdır.

Cenazeye katılmamak özel bir boşanma sebebi değildir

4
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

Türk Medeni Kanunu’nda ‘eşin yakınının cenazesine katılmama’ şeklinde özel ve bağımsız bir boşanma sebebi düzenlenmemiştir.

Bu tür davranışlar, Türk Medeni Kanunu’nun 166’ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davalarında kusur değerlendirmesine konu olmaktadır.

Anılan düzenlemeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Kanunda evlilik birliğini temelinden sarsabilecek bütün davranışların tek tek sayılması mümkün olmadığından, hangi davranışların boşanma sebebi oluşturacağı somut olayın şartlarına göre mahkemece belirlenir.

Konunun bir diğer yasal dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 185’inci maddesidir. Bu maddeye göre eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu el birliğiyle sağlamak; birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır.

Eşlerin birbirlerine yardımcı olma yükümlülüğü yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanmasından ibaret değildir. Eşin hastalık, ölüm ve yas gibi hayatın ağır dönemlerinde diğer eşe manevi destek vermesi de evlilik birliğinden doğan dayanışma yükümlülüğünün kapsamındadır.

Bu nedenle cenazeye katılmama konusundaki asıl mesele, ölen kişiyle katılmayan eş arasındaki kişisel ilişki değil; eşin annesini, babasını veya başka bir yakınını kaybettiği dönemde hayat arkadaşı tarafından yalnız bırakılıp bırakılmadığıdır.

5
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

20 YILLIK EŞİNE BOŞANMA DAVASI AÇTI

Ağustos 2026 tarihinde basına yansıyan olayda, N.Y. isimli erkek, annesinin 2024 yılında vefat etmesinden sonra 20 yıllık eşi S.Y.’ye boşanma davası açmıştır.

Davacı erkek; eşinin daha önce de düğünlerde kendisine eşlik etmediğini, cenazelere katılmadığını ve son olarak annesinin cenazesinde de kendisini yalnız bıraktığını ileri sürmüştür.

Davalı kadın ise eşini sevdiğini, sorunun eşiyle değil kayınvalidesiyle arasında olduğunu savunmuştur. Kayınvalidesinin geçmişte kendisine ‘Ne ölüme ne dirime gel’ dediğini, bu nedenle cenazeye katılmadığını belirtmiştir.

Basına yansıyan bilgilere göre Ankara Aile Mahkemesi, davacı erkeğe yüklenebilecek bir kusurun kanıtlanamadığını; kadının ise eşinin annesinin cenazesine katılmayarak eşini acılı gününde yalnız bıraktığını kabul etmiştir. Mahkeme, kadını boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu bularak tarafların boşanmalarına karar vermiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

Bununla birlikte kararın Yargıtay dairesi ile esas ve karar numarası kamuoyuyla paylaşılmış değildir. Bu nedenle kararın bütün ayrıntılarını ve hukuki gerekçesini değerlendirebilmek için gerekçeli kararın tam metninin görülmesi gerekir.

Mevcut bilgilerden, tam kusur değerlendirmesinin yalnızca tek bir cenazeye katılmama olayına dayanmadığı anlaşılmaktadır. Kadının düğün, cenaze ve benzeri önemli günlerde eşini sürekli yalnız bıraktığı iddiası ile davacı erkeğe başka bir kusur yüklenememesi de sonuca etkili olmuştur.

6
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016 tarihli kararı

Kayınvalidenin cenazesine katılmama konusunda esas ve karar numarası bilinen en açık içtihatlardan biri, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 7 Haziran 2016 tarihli kararıdır.

Karara konu olayda yerel mahkeme; kadının ev işlerini yapmadığını ve kayınvalidesinin cenazesine gitmediğini, erkeğin ise eşine ‘Ne biçim kadınsın’ diyerek onu evden kovduğunu tespit etmiştir.

Yerel mahkeme kadını ağır kusurlu kabul etmiş ve erkek lehine manevi tazminata hükmetmiştir.

Yargıtay ise kadının kayınvalidesinin cenazesine gitmemesini kusurlu davranış olarak kabul etmekle birlikte erkeğin eşine hakaret ederek onu evden kovmasını da dikkate almıştır. Taraflardan birinin kusurunun diğerine baskın kılınamayacağı sonucuna ulaşarak eşleri eşit kusurlu kabul etmiştir.

Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceğinden, erkek lehine verilen manevi tazminat kararı bozulmuştur.

Bu içtihat, kayınvalidenin cenazesine katılmamanın boşanma davasında kusur sayılabileceğini açıkça göstermektedir. Ancak kararın daha önemli sonucu, cenazeye katılmayan eşin her durumda ağır veya tam kusurlu sayılamayacağının ortaya konulmasıdır.

Diğer eşin hakaret, şiddet, evden kovma veya ilgisizlik gibi kusurlu davranışları varsa bunlar da kusur karşılaştırmasına dâhil edilmelidir.

7
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

CENAZE VE DÜĞÜNLERDE EŞİNİ YALNIZ BIRAKAN KADININ AZ KUSURLU BULUNDUĞU KARAR

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1974 Esas, 2023/3559 Karar sayılı ve 4 Temmuz 2023 tarihli ilamı da konunun bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Bu dosyada kadının cenaze ve düğün gibi özel günlerde eşinin yanında olmadığı ve erkeğin ailesinin yanına tek başına gitmek zorunda kaldığı kabul edilmiştir.

Buna karşılık erkeğin aşağıdaki davranışları tespit edilmiştir:

Ortak çocukların vefatından sonra eşinin yanında olmaması,

Kadınla ilgilenmemesi,

Eşinin ihtiyaçlarını karşılamaması,

Cimri davranması,

Dinî konularda baskı uygulaması,

Eşini aşağılaması.

Mahkeme, kadının özel günlerde eşini yalnız bırakmasını kusur olarak kabul etmekle birlikte erkeğin davranışlarını daha ağır görmüş; erkeği ağır, kadını az kusurlu bulmuştur.

Yargıtay kusur belirlemesini onamış, yalnızca kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olması nedeniyle kararın bu kısmını bozmuştur.

Bu karar, cenazeye veya özel günlere katılmama davranışının kusur sayılmasına rağmen, tek başına kusurun derecesini belirlemediğini göstermektedir.

Aynı ölçüt erkek eş bakımından da uygulanmaktadır

Cenaze ve özel günlerde eşini yalnız bırakmanın kusur sayılması yalnızca kadınlar bakımından uygulanan bir değerlendirme değildir.

8
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/11352 Esas, 2023/3329 Karar sayılı ve 20 Haziran 2023 tarihli ilamına konu olayda erkek eşin aşağıdaki davranışları kabul edilmiştir:

Karısını düğün, cenaze ve aile ziyaretlerinde yalnız bırakması,

Özel günlerde eşinin yanında olmaması,

Eşi ve çocuklarıyla yeterince vakit geçirmemesi,

Evlilik birliği içerisinde pasif kalması,

Ailesine manevi ilgi ve destek göstermemesi.

Dosyada tarafların diğer kusurlu davranışları da değerlendirilmiş ve sonuçta erkek ağır, kadın az kusurlu bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.

Benzer biçimde Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5768 Esas, 2024/4071 Karar sayılı kararında erkeğin evi ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi, düğün ve cenazelere katılmaması, eşine hakaret ve tehditte bulunması diğer davranışlarla birlikte değerlendirilerek erkek ağır kusurlu kabul edilmiştir.

Dolayısıyla Yargıtay’ın yaklaşımı, ‘Kadın kayınvalidesinin cenazesine katılmak zorundadır’ şeklinde cinsiyete dayalı bir kurala indirgenemez. Kadın veya erkek ayrımı yapılmaksızın, eşini önemli ve zor günlerde yalnız bırakan taraf kusurlu kabul edilebilir.

9
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

ÇORUM DOSYASINDA EŞİT KUSUR DEĞERLENDİRMESİ

Kasım 2024 tarihinde basına yansıyan Çorum kaynaklı başka bir boşanma dosyasında da aile bireylerinin cenazelerine katılmama ve eşe başsağlığı dilememe davranışları kusur olarak kabul edilmiştir.

Dosyada kadının aşağıdaki davranışları tespit edilmiştir:

Özel günlerde ve aile ziyaretlerinde eşini yalnız bırakması,

Aile bireylerinin cenazelerine katılmaması,

Başsağlığı dilememesi,

Erkeğin annesine hakaret etmesi,

Fiziksel şiddet uygulaması,

Eşini evden kovması.

Erkeğin ise eşine ilgisiz davrandığı, hafta sonları çocukları alarak karısını yalnız bırakıp ailesinin yanına gittiği, eşiyle yeterince vakit geçirmediği ve fiziksel şiddet uyguladığı kabul edilmiştir.

Çorum 2. Aile Mahkemesi başlangıçta kadını ağır kusurlu kabul etmiş ve erkek lehine tazminata hükmetmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ise erkeğin fiziksel şiddetini de dikkate alarak tarafları eşit kusurlu bulmuş ve karşılıklı tazminat taleplerini reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, istinaf kararını onamıştır.

Bu dosyada da cenazelere katılmama açıkça kusur olarak kabul edilmiş; ancak erkeğin şiddet içeren davranışları nedeniyle kadın tek başına ağır veya tam kusurlu sayılmamıştır.

10
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

CENAZEYE KATILMAMAK HANGİ DURUMLARDA KUSUR SAYILMAYABİLİR?

Cenazeye katılmayan eşin geçerli ve ispatlanabilir bir mazeretinin bulunması hâlinde kusur değerlendirmesi değişebilir. Örneğin aşağıdaki nedenler mahkeme tarafından değerlendirilebilir:

Ciddi sağlık sorunu,

Hamilelik veya doğum,

Ulaşımı imkânsız hâle getiren koşullar,

Zorunlu çalışma,

Yurt dışında bulunma,

Güvenliği tehdit eden somut bir risk,

Cenazesi yapılan kişi veya yakınları tarafından daha önce uygulanan ağır şiddet ve tehdit.

Cenazeye fiziksel olarak katılamayan eşin telefonla başsağlığı dilemesi, daha sonra taziye ziyaretinde bulunması veya yas sürecinde eşine başka şekilde destek olması da dikkate alınmalıdır.

Bununla birlikte ölen kişiyle geçmişte yaşanan her tartışma veya kırgınlık, cenazeye katılmama bakımından haklı mazeret oluşturmaz. Özellikle kişisel husumetin eşe yöneltilmesi ve eşin en ağır gününde yalnız bırakılması, evlilik birliğinden doğan dayanışma yükümlülüğünün ihlali olarak kabul edilebilir.

11
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

TEK BİR OLAY İLE SÜREKLİLİK GÖSTEREN DAVRANIŞ AYRILMALIDIR

Cenazeye katılmama davranışının tek seferlik bir olay mı yoksa eşini sürekli olarak sosyal ve ailevi ortamlarda yalnız bırakma tutumunun parçası mı olduğu önemlidir.

Bir defaya mahsus gerçekleşen ve makul gerekçesi bulunan katılmama davranışıyla; eşin düğünlere, cenazelere, aile ziyaretlerine ve özel günlere sistematik olarak katılmaması aynı ağırlıkta değerlendirilemez.

Basına yansıyan son Ankara dosyasında da cenazeye katılmama olayının, kadının daha önceki düğün ve cenazelerde eşine eşlik etmemesi şeklindeki davranışlarının devamı olarak ileri sürüldüğü görülmektedir.

Bu nedenle mahkemeler yalnızca son olaya değil, evlilik içerisindeki davranış biçiminin tamamına bakmaktadır.

12
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

İSPAT BAKIMINDAN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Boşanma davasında ‘Eşim cenazeye katılmadı’ şeklindeki soyut iddia tek başına yeterli değildir. Olayın yer, zaman ve oluş biçimiyle somutlaştırılması gerekir.

Cenazenin tarihi ve yeri, eşe ne zaman haber verildiği, katılmama gerekçesi, taraflar arasında geçen konuşmalar ve olayın evlilik ilişkisi üzerindeki etkisi açıklanmalıdır.

İspat aracı olarak aşağıdaki deliller kullanılabilir:

Cenazede bulunan tanıkların anlatımları,

Taraflar arasındaki mesajlaşmalar,

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş iletişim kayıtları,

Sağlık raporları,

Ulaşım ve konaklama belgeleri,

İş ve izin kayıtları,

Cenaze sonrasında yapılan taziye ziyareti veya iletişimler.

Mahkeme yalnızca cenazeye fiziksel katılımı değil, eşin yas döneminde diğer eşe manevi destek verip vermediğini de değerlendirebilir.

13
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

KUSUR BELİRLEMESİNİN TAZMİNAT VE NAFAKAYA ETKİSİ

Cenazeye katılmayan eşin kusurlu bulunması, kendiliğinden maddi veya manevi tazminata mahkûm edileceği anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 174’üncü maddesi uyarınca maddi veya manevi tazminat isteyen eşin, boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.

Manevi tazminat bakımından ayrıca kusurlu davranışın talepte bulunan eşin kişilik haklarına saldırı oluşturması aranır. Cenazeye katılmama davranışının her olayda tek başına kişilik haklarına saldırı oluşturduğu söylenemez.

Tarafların eşit kusurlu olması hâlinde birbirleri lehine maddi veya manevi tazminata hükmedilemez. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/18254 Esas, 2016/11230 Karar sayılı ilamında, eşlerin eşit kusurlu bulunması nedeniyle erkek lehine verilen manevi tazminat bozulmuştur.

Yoksulluk nafakasında ise nafaka talep eden eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Bu nedenle tam veya daha ağır kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Eşit kusurlu eş ise ekonomik şartların bulunması hâlinde yoksulluk nafakası talep edebilir.

Dava süresince hükmedilen tedbir nafakası, kural olarak kusurdan bağımsız değerlendirilir.

14
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

VELAYET VE MAL PAYLAŞIMI DOĞRUDAN ETKİLENİR Mİ?

Cenazeye katılmama nedeniyle kusurlu bulunmak, müşterek çocukların velayetinin otomatik olarak diğer eşe verilmesi sonucunu doğurmaz.

Velayet düzenlemesinde temel ölçüt eşlerin boşanmadaki kusur oranları değil, çocuğun üstün yararıdır. Ancak eşin genel davranışlarının ebeveynlik yeterliliği üzerinde olumsuz etkisi bulunuyorsa bu durum ayrıca değerlendirilebilir.

Mal rejiminin tasfiyesi ve edinilmiş mallara katılma alacağı da kural olarak boşanmadaki kusur oranından doğrudan etkilenmez. Cenazeye katılmama şeklindeki kusurlu davranış, tek başına mal paylaşım hakkının kaybedilmesine neden olmaz.

15
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

YARGITAY KARARLARI NASIL YORUMLANMALIDIR?

Basında Yargıtay kararları sıklıkla ‘emsal karar’ başlığıyla sunulmaktadır. Ancak her Yargıtay kararı, benzer bütün davalarda mahkemeyi mutlak olarak bağlayan bir kanun hükmü niteliğinde değildir.

Bununla birlikte Yargıtay’ın benzer olaylarda cenaze, düğün ve özel günlere katılmayarak eşini yalnız bırakmayı kusurlu davranışlar arasında saydığı görülmektedir. Bu kararlar, aile mahkemelerinin değerlendirmesi bakımından güçlü bir içtihat çizgisi oluşturmaktadır.

Yargıtay kararlarından çıkarılması gereken sonuç, ‘Cenazeye katılmayan eş her durumda tam kusurludur’ değildir.

Haklı ve geçerli bir mazereti bulunmaksızın eşin yakın aile ferdinin cenazesine katılmamak ve eşi yas sürecinde yalnız bırakmak, evlilik birliğinden doğan yardım ve dayanışma yükümlülüğüne aykırı kusurlu bir davranış olarak kabul edilebilir. Kusurun derecesi ise tarafların bütün davranışları karşılaştırılarak belirlenir.

16
Kayınvalidenin cenazesine katılmamak boşanma sebebi mi? Avukat Orhan Bozdere Yargıtay kararı ve hukuki gerçekleri tek tek anlattı

SONUÇ OLARAK

Evlilik birliği yalnızca eşlerin aynı konutta yaşamasından veya maddi ihtiyaçları birlikte karşılamasından ibaret değildir. Eşlerin hayatın zor dönemlerinde birbirlerine manevi destek vermesi ve dayanışma göstermesi de evlilik birliğinin temel yükümlülükleri arasındadır.

Bir eşin kayınvalidesiyle, kayınpederiyle veya eşinin başka bir yakınıyla sorun yaşaması mümkündür. Ancak bu kişisel anlaşmazlıkların eşe yöneltilmesi ve eşin yakınını kaybettiği dönemde yalnız bırakılması, somut olayın koşullarına göre boşanmada kusurlu davranış oluşturabilir.

Bununla birlikte cenazeye katılmamanın her olayda boşanma, tazminat veya tam kusur sonucu doğurduğu söylenemez. Haklı mazeretler, davranışın sürekliliği, eşe başka şekilde destek verilip verilmediği ve diğer eşin kusurları birlikte değerlendirilmelidir.

Yargıtay’ın yaklaşımında belirleyici olan, kayınvalideyle kurulan kişisel ilişkiden çok eşin hayat arkadaşına karşı yardım, destek ve dayanışma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir.