Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Adana'da "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonda Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklanarak cezaevine gönderildi. Örgüte ilişkin soruşturma devam ederken, dikkat çeken iddialar ortaya çıktı. Kuytul’un çevresindeki yapılanmaya ilişkin “beyin yıkma” iddiaları gündeme geldi.

Edinilen bilgilere göre, yapının üniversitelerdeki temsilcileri aracılığıyla öğrencilerin yapılanma bünyesindeki sohbetlere yönlendirildiği ve bu toplantılarda savaş içerikli propaganda niteliğinde filmler izletildiği ileri sürüldü. İddialarda, yapılanmanın ideolojisi doğrultusunda “cihat” kavramının işlendiği, özellikle yurtlarında kalan kişilere savaş görüntülerinin izletildiği ve devlete karşı isyan ya da ayaklanmayı teşvik ettiği öne sürülen bazı kitapların okutulduğu belirtildi. Söz konusu uygulamaların, gençlerin düşünce dünyasını etkilemeye ve örgütün ideolojisi doğrultusunda yönlendirmeye yönelik “beyin yıkama” yöntemleri olduğu ifade ediliyor.

2000 binli yıllarda medyada “Kara Dullar olarak bilinen Rusya’da eşlerini veya ailelerinin erkek üyelerini Rus-Çeçen savaşında kaybeden kadın intihar eylemcilerinin düzenlediği bombalı veya silahlı intihar saldırılarda birçok sivil vatandaş hayatını kaybetmişti. Bu eylemler kapsamında, 2002 yılında Moskova Tiyatro Baskınında üzerlerinde patlayıcıların bulunduğu eylemciler tarafından 850 kişi rehin alınmıştı. 2010 yılında Moskova Metrosu Patlamasında da 40 sivil hayatını kaybetmişti. Son olarak yine aynı gruba mensup farklı eylemciler tarafından Domodedovo Havalimanı Saldırısı gerçekleşti. Belirtilenlere göre, devlete karşı isyanı motive eden bu ve benzeri olaylar Kuytul yapılanmasının anlattığı “dersler” arasında yer alıyordu. Öte yandan, Alparslan Kuytul’un da sosyal medya üzerinden geçtiğimiz günlerde operasyon düzenlenen “Kuriş yapılanması”na ilişkin, “haklıysanız teslim olmayın, devlet her cemaate operasyon yapılamayacağını öğrenmeli. Her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli” ifadelerini kullanmıştı. Öyle ki, Kuytul’un bu sözleri emniyet fezlekesine de yansıdı.

Ayrıca, zamanla milliyetçi çizgiden radikal selefi/cihadi çizgiye kayan “şehitlik” ve “dava için kendini feda etme” anlayışının Kuytulcular içerisinde de hakim olduğu belirtiliyor. Yalnız kalan, toplumsal desteğini yitiren veya dışlanan kişilerin tespit edilerek onları kendi faaliyetlerine ikna ve manipüle etme girişimlerinin olduğu “devlet sana sahip çıkmaz” anlayışının aşılandığı da ifade edilenler arasında yer alıyor.