KAYNAK:
Zeynep Gizem Er
|
GİRİŞ:
04.11.2026
saat ikonu 11:51
|
GÜNCELLEME:
04.11.2026
saat ikonu 11:51

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

Boşanma sonrası süresiz nafaka dönemi sona mı eriyor? Nafaka düzenlemesinde gündeme gelen yeni formül, kısa süreli evliliklerden yıllardır nafaka ödeyenlere kadar milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor. 6 ay evli kalan nafaka alabilecek mi? 10 yıllık evlilikte nafaka kaç yıl sürecek? Avukat Mertcan Nacar, yeni düzenlemenin merak edilen ayrıntılarını Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e değerlendirdi.

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül
KAYNAK:
Zeynep Gizem Er
|
GİRİŞ:
04.11.2026
saat ikonu 11:51
|
GÜNCELLEME:
04.11.2026
saat ikonu 11:51

Boşanma sonrası nafakada yıllardır süren tartışmayı değiştirecek yeni dönem mi başlıyor? Süresiz nafakanın kaldırılmasına yönelik gündeme gelen düzenleme, milyonlarca kişinin hayatını doğrudan etkileyebilecek kritik değişiklikleri beraberinde getiriyor. 2 yıl evli kalan 2 yıl mı, 10 yıl evli kalan 10 yıl mı nafaka ödeyecek? Sadece 6 ay evli kalan kişi nafaka alabilecek mi? Yıllardır nafaka ödeyenlerin yükümlülüğü sona erecek mi? Nafaka süresinin evlilik süresine ve tarafların ekonomik koşullarına göre yeniden belirlenmesinin tartışıldığı yeni modelde, istisnalar da gündemde. Peki nafakada yeni formül nasıl işleyecek? Kimlerin nafakası uzatılabilecek, geçmişte verilen kararlar değişecek mi? Avukat Mertcan Nacar, düzenlemesinde merak edilen tüm ayrıntıları ve milyonları ilgilendiren değişiklikleri Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e değerlendirdi.

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

"TARAFLAR HEM EKONOMİK OLARAK KORUNACAK HEM DE BELİRSİZ SÜRE BOYUNCA NAFAKA ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ ORTADAN KALKACAK"

Süresiz nafakanın kaldırılmasıyla boşanma sonrası nafaka sisteminde köklü bir değişiklik mi geliyor? Yeni dönemde vatandaşları bekleyen yeni düzenlemeler neler?

Av. Mertcan Nacar: "Türk hukukunda mevcut sistemde yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve boşanmada diğer eşe göre daha ağır kusurlu bulunmayan taraf lehine hükmedilebilmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması zorunlu değildir. Bu nedenle uygulamada, özellikle uzun süreli evliliklerden sonra verilen nafaka kararları, nafaka yükümlüsü açısından uzun yıllar devam edebilen ekonomik bir sorumluluk doğurabilmektedir. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Mevcut hukukta nafakanın süresiz olması, her nafaka alacaklısının ömür boyu nafaka alacağı anlamına gelmez. Nafaka; alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

Gündemdeki düzenlemenin temel amacı, nafakanın süresinin belirlenmesinde evlilik süresini ve tarafların somut ekonomik koşullarını daha belirleyici hâle getirmektir. Böylece boşanma sonrasında bir tarafın ekonomik olarak korunması sağlanırken diğer tarafın da belirsiz ve ölçüsüz bir süre boyunca nafaka ödeme yükümlülüğü altında kalmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla gündeme gelen değişiklik, yalnızca nafakanın süresini kısaltmaya yönelik bir düzenleme olarak değerlendirilmemelidir. Asıl mesele, boşanma sonrasında ekonomik desteğe gerçekten ihtiyaç duyan tarafın korunması ile nafaka yükümlüsünün ekonomik özgürlüğü arasında daha dengeli ve öngörülebilir bir sistem kurulmasıdır."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

"NAFAKA SÜRESİNİN EN AZ 3 YIL OLMASI, EVLİLİK SÜRESİNİN YARISINI AŞMAMASI VE HAKİMİN BELİRLİ KRİTERLERİ DİKKATE ALARAK NAFAKA SÜRESİ BELİRLENECEK"

Evlilik süresi kadar nafaka ödenmesi formülü hayata geçerse 2 yıl evli kalan 2 yıl, 10 yıl evli kalan 10 yıl mı nafaka ödeyecek? Bu formülün istisnaları olacak mı?

Av. Mertcan Nacar: "Öncelikle kamuoyunda tartışılan modelin, her evlilikte doğrudan evlilik süresi kadar nafaka ödenmesi şeklinde tek ve kesin bir formüle dayanmadığını belirtmek gerekir. Farklı taslaklar ve hesaplama modelleri gündeme gelmiştir. Nitekim 16 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan ilk taslakta nafaka süresinin en az üç yıl olması, kural olarak evlilik süresinin yarısını aşmaması ve hâkimin belirli kriterleri dikkate alarak süreyi belirlemesi öngörülmüştür. Ancak bu çalışma daha sonra yeniden değerlendirmeye alınmıştır. Dolayısıyla henüz kesinleşmiş bir hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle 2 yıl evli kalan kişinin mutlaka 2 yıl, 10 yıl evli kalan kişinin de mutlaka 10 yıl nafaka ödeyeceğini söylemek doğru değildir. Üzerinde durulan modellerde evlilik süresi temel ölçütlerden biri olmakla birlikte, nafakanın süresi ve miktarı belirlenirken tarafların kişisel ve ekonomik koşullarının da değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

İstisnalar bakımından ise özellikle uzun süre evli kalmış, boşanma sonrasında ileri yaşı veya sağlık sorunları nedeniyle çalışma hayatına katılması mümkün olmayan ve ekonomik açıdan diğer eşe bağımlı hâle gelmiş kişilerin korunması gündemdedir. Örneğin 25 yıllık evliliğin ardından boşanan, uzun yıllar çalışma hayatından uzak kalmış ve kendi geçimini sağlayabilecek bir geliri bulunmayan bir kişinin yalnızca evlilik süresine dayalı katı bir hesaplamayla nafaka hakkının sona erdirilmesi hakkaniyete uygun olmayacaktır. Bu noktada hâkime, somut olayın özelliklerine göre belirlenen süreyi uzatma, hatta istisnai durumlarda süresiz nafakaya hükmetme yetkisi tanınması önem taşımaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de iptal kararında, bazı koşullarda nafakanın yaşam boyu devam etmesine imkân tanınması gerektiğine işaret etmiştir."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

KISA SÜRELİ EVLİLİKLERDE NAFAKAYI BELİRLEYEN İKİ KRİTİK DETAY

Kısa süreli evliliklerde nafaka dönemi sona mı eriyor? Örneğin 6 ay ya da 1 yıl evli kalan bir kişi boşandığında nafaka hakkını tamamen mi kaybedecek?

Av. Mertcan Nacar: "Kısa süreli evliliklerde nafaka hakkının tamamen ortadan kaldırılması, gündeme gelen düzenlemelerin temel yaklaşımı olarak değerlendirilemez. Burada birbirinden ayrılması gereken iki husus vardır: Nafaka hakkının doğması ve nafakanın ne kadar süreyle ödeneceği. Mevcut hukukta kısa süreli evlilik yapılmış olması, tek başına yoksulluk nafakasına engel değildir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve diğer eşe göre daha ağır kusurlu bulunmayan taraf, karşı tarafın mali gücü oranında nafaka talep edebilir. Dolayısıyla altı ay veya bir yıl süren bir evlilikte de kanuni koşulların bulunması hâlinde nafaka kararı verilebilir.

Yeni düzenleme bakımından ise kısa süreli evliliklerde nafakanın ne kadar süreyle ödeneceği tartışılmaktadır. İlk taslaklarda kısa süreli evliliklerde dahi asgari bir nafaka süresi öngörülmesine ilişkin yaklaşımlar gündeme gelmiştir. Örneğin daha önce tartışılan modellerden birinde, evlilik süresi ne kadar kısa olursa olsun beş yıllık bir asgari süre üzerinde durulmuştur. Ancak bu yaklaşımın kesinleşmiş bir hüküm olmadığını vurgulamak gerekir. Kanaatimce burada önemli olan, kısa süreli evliliklerin tamamını aynı şekilde değerlendirmemektir. Örneğin altı aylık evlilik sonrasında boşanan, genç, sağlıklı, mesleği ve çalışma imkânı bulunan bir kişi ile aynı süre evli kalmış olmasına rağmen eşinin baskısı veya evlilik içindeki koşullar nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşmış ve boşanma sonrasında ciddi ekonomik güçlük yaşayacak bir kişinin durumu aynı değildir. Bu nedenle kısa süreli evliliklerde nafakanın tamamen kaldırılması yerine, nafaka ihtiyacının somut olarak değerlendirilmesi ve gerektiğinde kişinin ekonomik bağımsızlığını yeniden kazanmasına yetecek makul bir geçiş süresi tanınması daha adil olacaktır."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

NAFAKA SÜRESİNİ BELİRLEYEN TEK KRİTER EVLİLİK SÜRESİ DEĞİL

Nafaka süresini belirlerken yalnızca evlilik süresi mi esas alınacak? Kadının yaşı, çalışma durumu, gelir düzeyi, çocuk sahibi olup olmaması ve yeniden evlenme ihtimali gibi kriterler nasıl değerlendirilecek?

Av. Mertcan Nacar: "Nafaka süresinin yalnızca evlilik süresine göre belirlenmesi, hukuken ve sosyal açıdan ciddi sorunlara yol açabilir. Çünkü aynı süreyle evli kalmış iki kişinin boşanma sonrasındaki ekonomik ve sosyal koşulları birbirinden tamamen farklı olabilir. Bu nedenle evlilik süresinin yanında tarafların bireysel koşullarının da değerlendirilmesi gerekir. Özellikle nafaka talep eden eşin yaşı, eğitim durumu, mesleki yeterliliği, çalışma kapasitesi, sağlık sorunları, mevcut gelir ve mal varlığı ile boşanma sonrasında kendi geçimini sağlayabilme imkânı önem taşıyacaktır. Örneğin uzun yıllar evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmış, mesleki tecrübesini kaybetmiş ve ileri yaştaki bir kişinin yeniden istihdam edilmesi, genç ve mesleği bulunan bir kişiye kıyasla çok daha güç olabilir.

Çocuk sahibi olunması da değerlendirmede önemlidir. Özellikle küçük yaştaki veya özel bakım gerektiren çocukların bakımını üstlenen eşin çalışma hayatına katılması fiilen zorlaşabilir. Ancak burada çocuk için ödenen iştirak nafakası ile eş için talep edilen yoksulluk nafakasının birbirine karıştırılmaması gerekir. Kadının yeniden evlenme ihtimali ise nafaka süresini belirlerken esas alınabilecek objektif bir ölçüt değildir. Henüz gerçekleşmemiş ve gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir evlilik ihtimali üzerinden kişinin mevcut nafaka hakkının sınırlandırılması doğru olmaz. Hukuken önemli olan, mevcut ekonomik koşullar ve kanunda öngörülen sona erme sebepleridir. Ayrıca düzenlemenin yalnızca kadınların nafaka hakkını ele alan bir sistem şeklinde kurulması da doğru değildir. Yoksulluk nafakası cinsiyete bağlı bir hak değildir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kanundaki kusur koşulunu sağlayacak erkek eş de nafaka talep edebilir. Dolayısıyla değerlendirme her iki taraf bakımından da aynı objektif kriterler üzerinden yapılmalıdır."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

YILLARDIR NAFAKA ÖDEYENLER NE YAPACAK?

Yıllardır nafaka ödeyenler için de yeni bir dönem başlayacak mı? Yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde geçmişte verilmiş nafaka kararları da gözden geçirilecek mi, yoksa düzenleme yalnızca yeni boşanma davalarını mı kapsayacak?

Av. Mertcan Nacar: "Bu konu, düzenlemenin en önemli ve hukuken en hassas başlıklarından biridir. Çünkü yapılacak değişikliğin yalnızca yeni boşanma davalarına uygulanması hâlinde, yıllardır nafaka ödemekte olan kişiler mevcut yükümlülüklerini aynı şekilde sürdürmeye devam edecektir. Buna karşılık geçmişte kesinleşmiş nafaka kararlarının da yeni sisteme uyarlanması, çok sayıda kişiyi doğrudan etkileyecektir. 16 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan ilk taslakta yalnızca yeni boşanma davalarının değil, devam eden davaların ve kesinleşmiş nafaka kararlarının da düzenleme kapsamına alınması öngörülmüştür. Hatta geçmişte ödenen nafaka süresinin yeni sistemde hesaplanacak süreyle karşılaştırılması ve belirli geçiş süreleri sonunda nafaka yükümlülüğünün sona ermesi şeklinde bir model açıklanmıştır.

Ancak bu taslak, daha sonra yeniden değerlendirilmek üzere 13. Yargı Paketi'nden çıkarılmıştır. Dolayısıyla geçmişte verilmiş nafaka kararlarının nasıl etkileneceği konusunda bugün itibarıyla kesinleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Burada hukuki açıdan dikkat edilmesi gereken husus, kesinleşmiş mahkeme kararlarının hukuki güvenlik ve kazanılmış haklar ilkeleri gözetilmeden geriye dönük biçimde ortadan kaldırılamayacağıdır. Bununla birlikte nafaka, niteliği gereği değişen koşullara göre yeniden değerlendirilebilen bir yükümlülüktür. Bu nedenle kanun koyucunun geçmişte verilmiş kararlar bakımından açık, öngörülebilir ve hakkaniyete uygun geçiş hükümleri getirmesi mümkündür. Kanaatimce yeni düzenlemede yalnızca yeni boşanacak kişilerin değil, yıllardır nafaka ödeyenlerin de durumunun ele alınması gerekir. Ancak bunun yapılması sırasında uzun süredir nafaka alan ve ekonomik bağımsızlığını kazanma imkânı bulunmayan kişilerin bir anda güvencesiz bırakılmaması da önemlidir. Her iki tarafın hukuki güvenliği birlikte korunmalıdır."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

 

BAZI DURUMLARDA NAFAKANIN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ İSTENEBİLİR

Nafaka yükümlülüğü nedeniyle ekonomik açıdan zorlanan, işini kaybeden veya gelirinde ciddi düşüş yaşayan kişiler için yeni bir çıkış yolu açılacak mı? Mevcut nafaka kararlarının kaldırılması ya da yeniden belirlenmesi kolaylaşacak mı?

Av. Mertcan Nacar: "Aslında mevcut hukuk sisteminde de nafaka yükümlüsünün ekonomik koşullarının değişmesi hâlinde başvurabileceği hukuki yollar bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerin ortaya çıkması durumunda nafakanın artırılması ya da azaltılması talep edilebilir. Dolayısıyla nafaka yükümlüsünün işsiz kalması, gelirinin ciddi ölçüde azalması veya ekonomik koşullarının önemli ölçüde kötüleşmesi hâlinde mahkemeden nafakanın yeniden değerlendirilmesini istemesi mümkündür.

Ancak burada işsiz kalmanın veya gelir azalmasının tek başına nafakanın otomatik olarak kaldırılmasını sağlamadığını belirtmek gerekir. Mahkeme, bu değişikliğin gerçek ve kalıcı olup olmadığını, kişinin yeniden çalışma imkânını, mal varlığını, yaşam koşullarını ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Örneğin kendi isteğiyle işten ayrılarak nafaka yükümlülüğünden kaçınmaya çalışan bir kişi ile ekonomik kriz veya sağlık sorunu nedeniyle gelirini kaybeden bir kişinin durumu aynı şekilde değerlendirilemez. Yeni düzenlemenin bu noktada getirebileceği en önemli yenilik, nafaka süresinin başlangıçta belirli ölçütlere bağlanması ve tarafların ekonomik koşullarındaki değişikliklerin daha öngörülebilir bir sistem içerisinde değerlendirilmesidir.

Bununla birlikte mevcut nafaka kararlarının değiştirilmesini kolaylaştırmak adına mahkemelere başvuru ve değerlendirme süreçlerinin etkinleştirilmesi de önemlidir. Nafaka borçlusunun ödeme gücü ile nafaka alacaklısının gerçek ihtiyaçları arasında zaman içerisinde ortaya çıkan dengesizlikler, somut deliller üzerinden yeniden değerlendirilebilmelidir. Burada amaç nafaka yükümlüsünü ekonomik olarak imkânsızlığa sürüklememek, ancak ekonomik güçlüklerin de nafaka alacaklısını korumasız bırakmasına izin vermemektir."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

"NAFAKA YÜKÜMLÜSÜNÜN GERÇEK ÖDEME GÜCÜNÜN TESPİT EDİLMESİNİ SAĞLAYAN DENETİM MEKANİZMALARI DA ETKİN ŞEKİLDE İŞLETİLMELİ"

Nafaka ödememek için gelirini gizleyen, mal varlığını başkasının üzerine geçiren kişiler açısından nasıl bir denetim mekanizması uygulanacak?

Av. Mertcan Nacar: "Nafaka sisteminin adil işleyebilmesi için yalnızca nafaka alacaklısının değil, nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun da doğru tespit edilmesi gerekir. Uygulamada bazı kişiler gerçek gelirlerini olduğundan düşük gösterebilmekte, kayıt dışı çalışabilmekte veya mal varlıklarını üçüncü kişiler üzerine devrederek ödeme gücünü gizlemeye çalışabilmektedir. Bu tür durumların önlenmesi için öncelikle mahkemelerin tarafların gerçek ekonomik durumunu araştırabilmesi önemlidir. Sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının yanı sıra SGK kayıtları, vergi kayıtları, tapu ve araç kayıtları, banka hesapları, şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetler gibi veriler, hukuki usuller çerçevesinde değerlendirilmelidir. Özellikle kişinin resmî geliri ile yaşam standardı arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunması hâlinde bu durumun ayrıca araştırılması gerekir.

Mal varlığının başkasına devredilmesi de her durumda kişinin nafaka ödeme gücünü ortadan kaldırmaz. Devrin gerçek bir satış mı olduğu, karşılığında bedel ödenip ödenmediği, işlemin nafaka yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla yapılıp yapılmadığı incelenebilir. Alacaklıların haklarını zarara uğratmak amacıyla yapılan bazı mal kaçırma işlemlerine karşı İcra ve İflas Kanunu kapsamında tasarrufun iptali davası gibi hukuki yollar da gündeme gelebilir. Öte yandan nafaka kararının icra takibine konu edilmesi ve kanunda öngörülen şartların oluşması hâlinde nafaka borcunun ödenmemesine ilişkin tazyik hapsi yaptırımı da bulunmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi bu konuda özel bir düzenleme içermektedir.

Dolayısıyla yeni sistemde yalnızca nafakanın süresine ilişkin sınırlar getirilmesi yeterli olmayacaktır. Nafaka yükümlüsünün gerçek ödeme gücünün tespit edilmesini sağlayan denetim mekanizmalarının da etkin biçimde işletilmesi gerekir. Aksi takdirde gelirini ve mal varlığını gizleyebilen kişiler avantaj elde ederken, ekonomik durumunu şeffaf biçimde ortaya koyan kişiler bakımından adaletsiz sonuçlar doğabilir."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

"DÜZENLEMEDE BOŞANMA SONRASIN EKONOMİK AÇIDAN GÜÇSÜZ DURUMDA KALAN KADINLARIN KORUNMASI ÇOK ÖNEMLİ"

Yeni düzenleme nafaka mağduriyetlerini önlemeyi hedeflerken kadınların ekonomik güvencesini nasıl koruyacak? İki tarafın hakları arasında nasıl bir denge kurulacak?

Av. Mertcan Nacar: "Bu düzenlemenin en önemli boyutu, boşanma sonrasında ekonomik açıdan güçsüz durumda kalan kadınların korunmasıdır. Zira Türkiye'de özellikle uzun süre evli kalmış, evlilik boyunca çocukların bakımını üstlenmiş veya eşinin çalışması nedeniyle kendi mesleki hayatından uzaklaşmış kadınların boşanma sonrasında ekonomik bağımsızlıklarını yeniden kazanmaları her zaman kolay olmamaktadır.

Bu nedenle nafakanın süreyle sınırlandırılması düşünülürken, yalnızca evlilik süresinin esas alınması ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Örneğin 25 yıllık evliliğin ardından boşanan, 50 yaşını geçmiş, uzun yıllardır çalışmayan ve düzenli geliri bulunmayan bir kadının nafaka süresinin dolmasıyla birlikte geçim güvencesinden yoksun kalması kabul edilebilir bir sonuç değildir.

Diğer taraftan nafaka yükümlüsünün de ekonomik varlığını sürdürebilmesi, yeniden bir hayat kurabilmesi ve makul olmayan bir süre boyunca ödeme yükümlülüğü altında bırakılmaması gerekir. Nafakanın amacı, boşanma sonrasında taraflardan birini cezalandırmak veya diğer tarafın bütün yaşam giderlerini süresiz olarak üstlenmesini sağlamak değildir. Amaç, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın korunmasıdır.

Bu nedenle dengeli bir sistemin üç temel unsur üzerine kurulması gerektiğini düşünüyorum:

  • Bireysel değerlendirme: Nafaka süresi belirlenirken evlilik süresinin yanında yaş, sağlık, eğitim, çalışma kapasitesi, gelir ve mal varlığı gibi unsurlar dikkate alınmalıdır.
  • İstisnai koruma: İleri yaşı, sağlık durumu veya evlilik süresince üstlendiği sorumluluklar nedeniyle çalışma hayatına katılması mümkün olmayan kişilere özel koruma sağlanmalıdır.
  • Sosyal devlet desteği: Nafaka süresi sona erdiği hâlde kendi geçimini sağlayamayacak durumda olan kişilerin yalnızca eski eşin ekonomik imkânlarına bağlı kalmaması için sosyal yardım mekanizmaları geliştirilmelidir.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin iptal kararında da bazı durumlarda nafakanın uzatılmasına, hatta yaşam boyu devam etmesine imkân tanınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, nafaka süresinin sınırlandırılmasının mutlak ve istisnasız bir kurala dönüştürülmemesi gerektiğini göstermektedir.

Sonuç olarak kadınların ekonomik güvencesini korumak ile nafaka yükümlüsünün haklarını gözetmek birbirine zıt hedefler değildir. Önemli olan, her iki tarafın da somut koşullarını dikkate alan, sosyal devlet ilkesini göz ardı etmeyen ve hakkaniyete dayalı bir sistem oluşturmaktır."

Süresiz nafakada yeni dönem! 2 yıl evli kalan kaç yıl nafaka ödeyecek? İşte masadaki yeni formül

"ÇOCUĞUN NAFAKA HAKKI ANNE VEYA BABANIN BOŞANMA SONRASINDAKİ EKONOMİK UYUŞMAZLIKLARINDAN BAĞIMSIZDIR"

Çocuk nafakası ile eşe ödenen yoksulluk nafakası birbirinden ayrılacak mı? Yeni düzenleme çocukların bakım ve eğitim giderlerini nasıl etkileyecek?

Av. Mertcan Nacar: "Çocuk nafakası ile yoksulluk nafakası hukuken birbirinden farklı iki yükümlülüktür. Yeni düzenlemede de bu ayrımın korunması gerekir. Çünkü yoksulluk nafakası boşanma sonrasında ekonomik açıdan güçsüz duruma düşen eşin korunmasını amaçlarken, iştirak nafakası doğrudan çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerinin karşılanmasına yöneliktir. TMK 182 uyarınca velayetin kendisine verilmediği eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, anne veya babanın boşanmış olmasından ya da diğer eşe yoksulluk nafakası ödenip ödenmemesinden bağımsızdır.

Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü yalnızca 18 yaşına kadar da devam etmez. TMK'nın 328. maddesine göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimine devam ediyorsa anne ve babanın, ekonomik koşullarının elverdiği ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakım yükümlülüğü devam eder. Dolayısıyla çocukların eğitim hayatı, nafaka süresine ilişkin yeni düzenlemeden bağımsız olarak hukuki koruma altındadır.

Yeni düzenlemede yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması, çocuk için ödenen iştirak nafakasının da aynı süreyle sınırlandırılacağı anlamına gelmemelidir. Örneğin eşlerden birine beş yıl süreyle yoksulluk nafakası bağlanmış olması, ortak çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğünün de beş yıl sonra sona ereceği sonucunu doğurmaz.

Ayrıca çocukların ihtiyaçları zaman içerisinde değişebilir. Eğitim giderleri, sağlık harcamaları, barınma ve diğer temel ihtiyaçlar dikkate alınarak iştirak nafakasının artırılması veya azaltılması mümkündür. TMK'nın 330 ve 331. maddeleri de nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ve anne babanın ekonomik koşulları doğrultusunda belirlenmesini ve koşulların değişmesi hâlinde yeniden düzenlenmesini öngörmektedir.

Burada özellikle vurgulanması gereken husus, çocuğun nafaka hakkının anne veya babanın boşanma sonrasındaki ekonomik uyuşmazlıklarından bağımsız olduğudur. Eşler arasındaki nafaka tartışmasının çocukların bakım ve eğitim güvencesini zayıflatacak şekilde sonuçlanmaması gerekir. Bu nedenle yeni düzenleme hazırlanırken yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının ayrı hükümlerle ele alınması ve çocukların mevcut hukuki güvencelerinin açıkça korunması gerektiği kanaatindeyim. Çocuğun üstün yararı, nafaka sistemindeki bütün değişikliklerde temel belirleyici olmalıdır."

 

ETİKETLER
#Süresiz Nafaka
#Nafaka Süresi
#Yoksulluk Nafakası
#Evlilik Süresi
#Mertcan Nacar
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.