Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor

Türkiye'deki iklim tiplerindeki değişimlere yönelik kritik bir araştırma yapıldı. Türkiye'nin iklim haritasının zaman içine değişeceği ön görülen araştırmada, Akdeniz ve yarı kurak iklimlerin hızla genişlediği, soğuk kuşakların ise daralarak yüksek rakımlara çekildiği aktarıldı. İşte detaylar...

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor
KAYNAK:
AA
|
GİRİŞ:
22.07.2026
saat ikonu 11:34
|
GÜNCELLEME:
22.07.2026
saat ikonu 11:43

Boğaziçi Üniversitesi ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de Akdeniz ve yarı kurak iklimlerin yayılım alanının genişlediğini, nemli ve soğuk iklim kuşaklarının ise daralarak daha yüksek rakımlara çekildiğini açıkladı.

HABERİN ÖZETİ

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor

Türkiye'de iklim değişikliği nedeniyle Akdeniz ve yarı kurak iklimlerin yayılım alanları genişlerken, nemli ve soğuk iklim kuşakları daralıyor ve daha yüksek rakımlara çekiliyor.
Son 60 yılda Türkiye'de yarı kurak bozkır ve Akdeniz iklimlerinin kapladığı alanlarda artış yaşandı; Akdeniz iklimi %28,9'dan %31,8'e, yarı kurak bozkır iklimi ise %21,9'dan %24,2'ye yükseldi.
Yazları kurak ve sıcak geçen soğuk iklim tipinin kapladığı alan %24'ten %19,3'e düştü.
Gelecekte Türkiye'nin en geniş bölümünü yazları kurak, sıcak ve çok sıcak subtropikal Akdeniz iklimlerinin oluşturacağı ve çöl ikliminin genişlemesinin beklendiği öngörülüyor.
Akdeniz ikliminin yayılmasıyla orman yangını riskinin artacağı ve bu riskin gelecekte Marmara, Batı Karadeniz ve İç Batı Anadolu'da da belirgin hale gelebileceği uyarısı yapıldı.
Akdeniz ikliminin yaygınlaşması, yaz kuraklığını şiddetlendirecek, kar yağışlarındaki azalma yeraltı suyu beslenmesini ve barajlara gelen su miktarını düşürecek, çölleşme riski artacak.
2071-2099 döneminde Türkiye'de yüksek dağlık alanlarda neredeyse hiç buzul kalmayacağı öngörülüyor.

Prof. Dr. Murat Türkeş ile İzmir Bakırçay Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Nami Yurtseven, Türkiye'de gözlenen iklim tiplerindeki değişimleri inceledikleri araştırmada geleceğe yönelik projeksiyonlar ortaya koydu.

Araştırmada, 1961-1990 ve 1991-2020 dönemleri karşılaştırıldı. Geleceğe ilişkin projeksiyonlar ise Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) düşük, orta ve yüksek emisyon senaryoları esas alınarak 2041-2070 ile 2071-2099 dönemleri için hazırlandı.

Çalışmanın sonuçlarına göre, son 60 yılda Türkiye'de yarı kurak bozkır ve Akdeniz iklimlerinin kapladığı alanlarda belirgin artış yaşandı. 1961-1990 döneminde ülke topraklarının yüzde 28,9'unu kaplayan yazları kurak ve çok sıcak Akdeniz iklimi, 1991-2020 döneminde yüzde 31,8'e yükseldi. Yarı kurak bozkır iklimi de yüzde 21,9'dan yüzde 24,2'ye çıktı. Geriledi ise yazları kurak ve sıcak geçen soğuk iklim tipinin kapladığı alan; yüzde 24'ten yüzde 19,3'e düştü.

"ÇÖL İKLİMİNİN GENİŞLEMESİ BEKLENİYOR"

Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği nedeniyle Türkiye'de ilkbaharın daha erken başlayabileceğini, yaz mevsiminin ise uzayabileceğini belirtti. Yüksek emisyon senaryolarında bu eğilimin daha da güçleneceğini ifade etti. Türkeş, kurak ve büyük bölümü Akdeniz iklimi özellikleri taşıyan ılıman iklim tiplerinin coğrafi alanlarının hem 2041-2070 hem de 2071-2099 dönemlerinde genişleyeceğini öngördüklerini söyledi.

Türkeş, tüm gelecek senaryolarında Türkiye'nin en geniş bölümünü yaklaşık yüzde 40-45 oranıyla yazları kurak, sıcak ve çok sıcak subtropikal Akdeniz iklimlerinin oluşturacağını kaydetti. Yaklaşık yüzde 30-35'lik alanın ise orta enlem ve subtropikal yarı kurak step iklimlerinin etkisinde kalacağını belirtti.

Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturan alanın yazları kurak ve sıcak geçen soğuk iklim tiplerinin etkisi altında kalacağını aktaran Türkeş, günümüze kıyasla çöl ikliminin gelecekte tüm dönemlerde, özellikle orta ve çok yüksek emisyon senaryoları altında genişlemesinin beklendiğini ifade etti.

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor

YÜKSEK YANGIN RİSKİNİN ARTACAĞI BÖLGELER

İklim tiplerinin yalnızca alanlarının değil görüldükleri yükseltinin de değişeceğini, yaptıkları araştırmayla bu durumu da ortaya koyduklarını aktaran Türkeş, yüksek emisyon senaryosuna göre 2041–2070 döneminde Akdeniz ikliminin ortalama 120 metre, nemli ılıman iklimin 220 metre, soğuk iklimlerin ise yaklaşık 290 metre yükseğe taşınmasının beklendiğini ifade etti. Türkeş, bunun dağ ekosistemleri ve orman kuşaklarında önemli değişikliklere yol açacağını, Karadeniz'de orman üst sınırının gelecekte bugüne göre 120 ila 220 metre daha yükseğe çıkabileceğini anlattı.

Yarı kurak bozkır ve Akdeniz iklimlerinin Türkiye'de yaygınlaşmasının ve kuraklığın kalıcı hale gelmesinin yalnızca iklim sınıflandırmasındaki bir değişiklik olmadığını belirten Türkeş, "Bu aynı zamanda doğal sistemlerden ekonomiye kadar uzanan yapısal bir dönüşüme işaret ediyor. Akdeniz ikliminin kuzeye ve daha yüksek rakımlara yayılacağı görülüyor. Akdeniz iklimi yalnızca ılık kışlar anlamına gelmiyor, aynı zamanda sıcak ve uzun yazlar, belirgin yaz kuraklığı, daha düzensiz fakat zaman zaman çok şiddetli yağışlarla karakterize ediliyor. Dolayısıyla Akdeniz ikliminin yayıldığı alanlarda değişen iklim koşullarıyla orman yangını riskinin de arttığını söylemek mümkün." dedi.

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor

Daha sıcak ve uzun yaz mevsimleri ile düşük nem koşullarının yangın sezonunu uzatabileceğini kaydeden Türkeş, Ege ve Akdeniz'de görülen yüksek yangın riskinin gelecekte Marmara, Batı Karadeniz ve İç Batı Anadolu'da da belirgin hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Türkeş, Akdeniz iklimlerinin Türkiye'de yaygınlaşmasının aynı zamanda yaz kuraklığını uzatıp şiddetlendireceğini, kar yağışlarındaki azalmanın yeraltı suyu beslenmesi ile barajlara gelen su miktarını düşüreceğini, insan baskısının da etkisiyle çölleşme riskinin artacağını söyledi. Bu durumun Türkiye'nin iç kesimlerinde, özellikle İç Anadolu'nun güneyi ve İç Batı Anadolu'da tarımsal üretim açısından önemli sorunlara yol açabileceğine işaret eden Türkeş, bu nedenle iklim değişikliğine uyum çalışmalarının önemli olduğunun altını çizdi.

TARIM VE SU KAYNAKLARI ÜZERİNDE BASKI ARTACAK

Türkeş, Akdeniz ikliminin kuzeye doğru genişlemesiyle zeytin, badem, incir, üzüm ve Antep fıstığı gibi ürünlerin yetişme alanlarının genişleyebileceğine, buna karşın sulama ihtiyacının artması nedeniyle buğday, arpa, şeker pancarı ve mısır gibi ürünlerde verim kayıpları yaşanabileceğine dikkati çekti. Buzul kaybına da değinen Türkeş, 2071–2099 aralığında Türkiye’de yüksek dağlık alanlarda, Doğu Karadeniz ve Büyük Ağrı’nın en yüksek kesimleri dışında, neredeyse hiç buzul kalmayacağını belirtti.

Türkiye için kritik araştırma! İklim haritası değişiyor, riskler artıyor

Türkeş, yarı kurak bozkır ve Akdeniz ikliminin yaygınlaşmasıyla kişi başına düşen su miktarının azalabileceğini, sulama talebinin artabileceğini, hidroelektrik üretiminin etkilenebileceğini ve kentlerde su ile yağmur suyu yönetimine yönelik uyum çalışmalarının daha gerekli hale gelebileceğini sözlerine ekledi.

ETİKETLER
#Boğaziçi Üniversitesi
#İklim Değişikliği
#Akdeniz Iklimi
#Murat Türkeş
#Yarı Kurak Iklim
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.