KAYNAK:
Sabah
|
GİRİŞ:
05.10.2026
saat ikonu 09:42
|
GÜNCELLEME:
05.10.2026
saat ikonu 09:50

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

Lohusalık psikozu halk arasında 1000’de 1-2 oranında görülse de geri dönüşü imkânsız sonuçlara yol açıyor. Doğum sonrası gerçeklikle bağı kopan anneler hem bebeğine hem de kendine zarar verebiliyor. Yargıtay konuya ilişkin yeni bir karara imza attı. Buna göre gerçeklikle bağı kopan annelerin cezai sorumluluğu Adli Tıp raporuna göre belirlenecek. Akıl sağlığı yerinde olmayanlara ceza yerine tedavi uygulanacak.

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak
KAYNAK:
Sabah
|
GİRİŞ:
05.10.2026
saat ikonu 09:42
|
GÜNCELLEME:
05.10.2026
saat ikonu 09:50

Doğum sonrası gelişen ağır psikiyatrik tabloların ceza hukukundaki yeri, iki farklı dosya ile yeniden tartışmaya açıldı. Yargıtay, İstanbul'da bebeğini camdan attığı iddia edilen anneye verilen 15 yıllık hapis cezasını "lohusalık psikozu" araştırması yapılması gerekçesiyle bozdu. Aynı zamanda Ankara'da bebeğini dondurucuda saklayan anne hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.

HABERİN ÖZETİ

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

Doğum sonrası gelişen ağır psikiyatrik tabloların ceza hukukundaki yeri, İstanbul ve Ankara'da annelerin yargılandığı iki farklı dosya üzerinden yeniden tartışmaya açıldı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, İstanbul'da bebeğini camdan attığı iddia edilen anneye verilen 15 yıllık hapis cezasını, eylem anında lohusalık psikozu etkisi altında olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından araştırılması gerekçesiyle bozdu.
Ankara'da bebeğini derin dondurucuda saklayan anne hakkında mahkeme, doğum sürecindeki çaresizliği ve müdahale edememe durumunu dikkate alarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Emekli savcı-avukat Orhan Güngör, yalnızca psikolojik bir rahatsızlık teşhisinin ceza sorumluluğunu otomatik olarak kaldırmayacağını, durumun ağır bir ruhsal bozulmaya yol açtığının bilimsel raporlarla kanıtlanması gerektiğini belirtti.
Güngör, geçici duygu değişimleri içeren lohusalık sendromu ile gerçeklikle bağın koptuğu lohusalık psikozunun birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Uzman Psikolog Saliha Erdoğan, istenmeyen gebelik, toplumsal baskı ve yalnızlığın psikoz riskini artırdığını belirterek doğum sonrasında annenin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Ankara'daki annenin avukatı Murat Yılmaztekin, mahkemenin TCK'nın 22/6. maddesi kapsamında, annenin çaresizliğini ve çocuğunun ölümü nedeniyle yaşadığı ağır mağduriyeti dikkate alarak ceza vermeme kararı aldığını kaydetti.
Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

ADLİ TIP’IN ARAŞTIRMASI İSTENDİ

İstanbul'da hamileliğini çevresinden gizleyen A.Y., evde tek başına doğurduğu bebeğinin pencereden aşağı düştüğünü öne sürdü. Bebek 1,5 yıl sonra hayatını kaybederken anneye 15 yıl hapis cezası verildi. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı bozdu. Daire; hamileliğin gizlenmesi ve doğumun hemen ardından olayın gerçekleşmesi dikkate alınarak, eylem sırasında annenin lohusalık psikozunun etkisi altında olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından araştırılması gerektiğine hükmetti.

 

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

BEBEĞİNİ DONDURUCUDA SAKLADI

Ankara'da ise Gözde İ.'nin evindeki derin dondurucuda 2 aylık bebek cesedi bulundu. Evde tek başına doğum yaptığını, emzirirken uyuyakaldığını ve uyandığında bebeği morarmış bularak dondurucuya koyduğunu beyan eden anne hakkında mahkeme; doğum sürecindeki çaresizliği ve müdahale edememe durumunu dikkate alarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

 

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

“DURUMUN AĞIR BİR RUHSAL BOZULMAYA YOL AÇIP AÇMADIĞI KANITLANMALIDIR”

Konula ilgili konuşan emekli savcı-avukat Orhan Güngör, iki dosyanın hukuki açıdan farklılıklar taşıdığını vurguladı. Güngör, "Yalnızca psikolojik bir rahatsızlık teşhisi konulması ceza sorumluluğunu otomatik olarak kaldırmaz. Asıl mesele, lohusalık psikozunun olay anında annenin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini ne ölçüde etkilediğidir. Toplum baskısı veya korku tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz; bu durumun ağır bir ruhsal bozulmaya yol açıp açmadığı bilimsel raporlarla kanıtlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Güngör ayrıca, geçici duygu değişimleri içeren "lohusalık sendromu" ile gerçeklikle bağın koptuğu "lohusalık psikozu"nun karıştırılmaması gerektiğini belirtti. Güngör, İstanbul'daki A.Y. dosyasında Yargıtay'ın Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istemesinin de bu nedenle önem taşıdığını kaydetti.

 

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

“LOHUSALIK SÜRECİ SADECE BİYOLOJİK DEĞİLDİR”

Uzman Psikolog Saliha Erdoğan ise istenmeyen gebelik, toplumsal baskı ve yalnızlığın psikoz riskini artırdığını belirterek, "Lohusalık süreci sadece biyolojik değildir. Psikolojik uyum bazı kadınlarda 6 aya kadar sürebilir. Dışarıdan sağlıklı görünen ailelerde dahi bebeği reddetme veya zarar verme görülebilir. Ancak bu durum tek sebep olarak gösterilemez, her vakada geçmiş koşullarla birlikte bütüncül değerlendirme yapılmalıdır" uyarısında bulundu.

Erdoğan, doğum sonrasında ise annenin özellikle eşi ve yakın çevresi tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Yargıtay'dan lohusalık psikozunda emsal karar: Ceza yerine tedavi uygulanacak

 

"ANNENİN ÇARESİZLİĞİ VE YAŞADIĞI MAĞDURİYET DİKKATE ALINDI"

Ankara'daki Mahkemesi'nin kararını değerlendiren Gözde İ.'nin avukatı Murat Yılmaztekin, mahkemenin kararını TCK'nın 22/6. maddesi kapsamında verdiğini belirtti. Yılmaztekin, annenin doğum sırasında yaşadığı çaresizlik ile kendi çocuğunun ölümü nedeniyle uğradığı ağır mağduriyetin mahkeme tarafından dikkate alındığını ifade etti. Yılmaztekin, söz konusu olayda annenin yaşadığı ağır kişisel ve ailevi mağduriyetin, mahkemenin ceza verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında belirleyici olduğunu söyledi.

Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
ETİKETLER
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.