Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

Jeopolitik dengeler ve küresel tedarik zinciri için kilit önem taşıyan Zengezur Koridoru, hangi ülkeye ne kazandıracak? St. Petersburg Devlet Üniversitesi'nden Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak, küresel ticaretin ve Türk dünyasının kaderini değiştirecek Zengezur Koridoru'nun sınırlarını, stratejik önemini ve bölgesel güç dengelerine etkilerini Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendirdi.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
30.07.2026
saat ikonu 12:47
|
GÜNCELLEME:
30.07.2026
saat ikonu 12:47

; Güney Kafkasya ile Orta Asya'yı birbirine bağlayacak, Türk dünyasının entegrasyonunu hızlandıracak ve küresel tedarik zincirlerini güçlendirecek.

Asya’dan Avrupa’ya uzanan jeopolitik bölgede tüm gözler Güney Kafkasya’ya çevrildi. İkinci Karabağ Savaşı sonrası küresel dengeleri sarsmaya hazırlanan Zengezur Koridoru, yalnızca bir yol değil; Türk dünyasını birleştiren, devleri karşı karşıya getiren ve küresel ticaret rotalarını yeniden yazacak stratejik bir kilit nokta olacak. St. Petersburg Devlet Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler üzerine doktora yapan Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a koridorun önemini ve hangi ülkeyi nasıl etkileyeceğini tüm detaylarıyla analiz etti.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

Zengezur Koridoru nasıl bir alanı kaplıyor? Sınırları nereler? Ticari ve uluslararası ilişkiler açısından önemi nedir?

Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak: Enerji, günümüz uluslararası ilişkilerinde yalnızca ekonomik bir araç değil, devletlerin dış politikalarını ve jeopolitik konumlarını etkileyen stratejik bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Enerji kaynaklarının, ulaştırma hatlarının ve stratejik koridorların kontrolü; devletlerin karar alma süreçlerini, ittifak yapılarını ve güvenlik politikalarını doğrudan şekillendirmektedir. Bu nedenle günümüzde enerji güvenliği ile ulaştırma ağlarının kontrolü, dış politika stratejilerinin temel belirleyicilerinden biri hâline gelmiştir. Bu çerçevede Güney Kafkasya, jeostratejik konumu ve enerji koridorları sayesinde uluslararası enerji ve ulaştırma politikalarının merkezinde yer almaktadır. Tarih boyunca Asya ile Avrupa arasında doğal bir geçiş noktası olan bölge, günümüzde de Doğu–Batı ve Kuzey–Güney güzergâhlarını birbirine bağlayan önemli bir kavşak niteliğindedir.

ZENGEZUR KORİDORU'NUN KRİTİK KONUMU

Güney Kafkasya’nın stratejik unsurlarından biri olan Zengezur Koridoru, Kafkasya, Asya ve Avrasya’nın kesişiminde, tarihî İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunmaktadır. Zengezur Koridoru, Güney Kafkasya ile Orta Asya arasındaki bağlantıyı güçlendirmesi ve Doğu–Batı ile Kuzey–Güney ulaşım hatlarının kesişiminde yer alması nedeniyle yalnızca Türk dünyası açısından değil, bölgesel ve küresel düzeyde de stratejik önem taşımaktadır. Tarihsel süreçte çeşitli imparatorlukların hâkimiyetinde kalan Zengezur, XIX. yüzyıldan itibaren Rus İmparatorluğu ve daha sonra Sovyetler Birliği’nin kontrolü altında önemli demografik, siyasi ve kültürel dönüşümler yaşamıştır. Bölgenin stratejik önemi, özellikle İkinci Karabağ Savaşı sonrasında daha belirgin hâle gelmiştir. ’ın işgal altındaki topraklarını geri almasının ardından koridorun açılması yeniden uluslararası gündeme taşınmış ve Güney Kafkasya’daki jeopolitik dengeleri etkileyen temel meselelerden biri olmuştur.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi, Güney Kafkasya’daki güç dengelerini sizce nasıl değiştirecek?

Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak: Günümüzde Zengezur Koridoru, Güney Kafkasya ile Türkiye, Orta Asya ve daha geniş anlamda Avrasya arasındaki kara yolu ve demir yolu bağlantılarını geliştirebilecek stratejik bir güzergâh olarak değerlendirilmektedir. Koridorun faaliyete geçmesi, yalnızca ekonomik ve ticari bir ulaşım hattının oluşturulması anlamına gelmemekte; aynı zamanda Türk dünyası arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi ve çok boyutlu diplomatik ilişkilerin ilerletilmesi açısından da önem taşımaktadır. Bu çerçevede Zengezur Koridoru; ekonomik entegrasyonun artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve kültürel etkileşimin geliştirilmesi bakımından stratejik önem taşımaktadır. Koridorun faaliyete geçmesi, yalnızca ekonomik ve ticari bir ulaşım hattının oluşturulması anlamına gelmemekte; aynı zamanda Türk dünyası arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi ve çok boyutlu diplomatik ilişkilerin ilerletilmesi açısından da önem taşımaktadır. Bu çerçevede Zengezur Koridoru; ekonomik entegrasyonun artırılması, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve kültürel etkileşimin geliştirilmesi bakımından stratejik önem taşımaktadır.

Bir diğer taraftan, Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi, geleneksel olarak Güney Kafkasya’daki güç dengelerini de etkileyecektir. Bu değişim yalnızca Azerbaycan ile Ermenistan arasında değil, aynı zamanda, Türkiye, Rusya, İran ve hatta ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi bölge dışı aktörlerin stratejik konumlarına da yansıyacaktır.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

AZERBAYCAN İLE NAHÇIVAN ARASINDA DOĞRUDAN KARA BAĞLANTISI

Koridorun etkisi; enerji güvenliği, ulaştırma ağları, ticaret yolları, askeri-stratejik hareket kabiliyeti ve bölgesel nüfuz mücadelesi üzerinden hissedilebileceği beklenmektedir. Koridorun hayata geçirilmesiyle birlikte, projeden en fazla stratejik ve ekonomik kazanım elde etmesi beklenen ülkelerin başında Azerbaycan gelmektedir. Nitekim Koridorun açılmasıyla Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan kara bağlantısı kurulacak, İran transitine bağımlılık azalacak ve Bakü’nün Tahran karşısındaki hareket alanı genişleyecektir. İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmalar sırasında Nahçıvan’ın İran kaynaklı roket saldırılarından etkilenmesi, Azerbaycan’ın Nahçıvan ile doğrudan ve kesintisiz bir ulaşım koridoru oluşturma arayışının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik açısından da stratejik bir gereklilik olduğunu ortaya koymuştur.

Bir diğer taraftan koridor, Türkiye-Azerbaycan ittifakına coğrafi ve lojistik bir temel kazandıracak; 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanan Şuşa Beyannamesi ile kurumsallaşan müttefiklik ilişkilerini daha ileri bir düzeye taşıyabileceğini ifade edebiliriz. Bilhassa Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına ve Orta Koridora erişimi kolaylaştıracak olması, Azerbaycan’ın bölgesel ulaştırma ve lojistik ağlarındaki merkezi konumunu güçlendirebilecek; transit ülke kimliğini ve jeoekonomik önemini daha da artırabilecektir. Ayrıca Koridor, Türkiye ile Orta Asya arasındaki ulaşım ağlarının bütünleşmesine katkı sağlayarak Türkiye’nin Türk dünyasına erişimini kolaylaştırırken, Orta Asya ülkelerinin de Türkiye üzerinden Avrupa ve Akdeniz’e açılmasına imkân tanıyacaktır. Bu yönüyle Azerbaycan, iki bölge arasında stratejik bir köprü ve transit ülke konumunu daha da pekiştirebilecektir. Ekonomik açıdan Zengezur Koridoru, BTC, TANAP ve TAP gibi Güney Gaz Koridorunun bileşenlerini tamamlayacak; elektrik ihracatı, lojistik ve transit gelirlerini artıracaktır.

Ayrıca Orta Koridor bağlamında değerlendirildiğinde Zengezur Koridoru, Orta Koridor ile entegre olarak Azerbaycan’ın Çin ile ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirme potansiyeline sahiptir.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

Türkiye bakımından Zengezur Koridoru, Güney Kafkasya’daki siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel etkinliğini daha da artırma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, Türkiye’nin bölgedeki etkisi yalnızca Zengezur Koridoru ile başlamamıştır. Ankara, Azerbaycan’ın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne verdiği güçlü destek, Birinci Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan ile kara sınırını kapatması ve İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a sağladığı kapsamlı destek sayesinde Güney Kafkasya’daki konumunu önemli ölçüde güçlendirmiştir. Ancak İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanan Şuşa Beyannamesi ile iki ülke ilişkilerini müttefiklik düzeyine taşıyarak, Zengezur Koridorunu ortak stratejik önceliklerinden biri olarak değerlendirmiştir. Nitekim koridorun açılmasıyla Türkiye ile Azerbaycan arasında doğrudan kara bağlantısının tesis edilmesi, iki ülke arasındaki ticaret, ulaştırma, enerji ve lojistik alanlarındaki iş birliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlayacaktır. Koridor sayesinde Türkiye, Azerbaycan ve Nahçıvan üzerinden Hazar’a ve Orta Asya’ya kesintisiz kara erişimi elde edecektir. Bu durum Türkiye’nin Türk dünyasındaki merkezî rolünü pekiştirirken ticaret, lojistik ve insan hareketliliğini artıracak; Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Yatırım Fonu ve ortak pazar girişimlerini daha işlevsel hâle getirecektir. Bu durum, Türkiye’nin Türk dünyasına yönelik dış politika vizyonunun kurumsal girişimlerle birlikte fiziksel bağlantısallık üzerinden de desteklenmesini mümkün kılacaktır.

Koridorun sağlayacağı fiziksel bağlantısallık, “dilde, fikirde, işte birlik” anlayışı çerçevesinde kültürel ve siyasi yakınlaşmayı destekleyebilecek; Türkiye’nin yumuşak gücünü ve Türk devletleriyle entegrasyonunu güçlendirecektir.

Rusya açısından bakıldığında ise Zengezur Koridoru, İkinci Karabağ Savaşı sonrasında ortaya çıkan jeopolitik koşullara uyum sağlama ve ekonomik bağlantılarını çeşitlendirme bakımından önem taşımaktadır. Öncelikle, Moskova Güney Kafkasya’yı, güney sınırlarının güvenliği ve eski Sovyet coğrafyasındaki bağlantısallığın devamlılığı açısından stratejik bir bölge olarak görmektedir. Bu nedenle Rusya, Güney Kafkasya’daki enerji koridorları güvenlik mimarisi ve arabuluculuk mekanizmaları içerisinde rolünü daima muhafaza etmeye çalışmaktadır.

Öte yandan koridor, Rusya’nın Azerbaycan, Türkiye, İran, Ermenistan ve Güney Asya ile kara ve demir yolu bağlantılarını geliştirme potansiyeline sahiptir. Ayrıca Zengezur Koridorunun Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoruyla kesişmesi, Batı yaptırımlarının Rus dış ticareti üzerindeki etkileri karşısında Moskova’ya alternatif ticaret ve lojistik imkânları sunabilir. Bu bağlamda bakıldığında, İlham Aliyev, koridorun sadece doğu-batı koridoru ekseninde değil aynı zamanda Kuzey-Güney Koridorunun ’da bir uzantısı olduğunu ifade ederek, bölgesel ve küresel bağlamda koridorun rolüne dikkat çekmiştir. Rusya tarafından ise eski Savunma Bakanı aynı zamanda güncel olarak Rusya Güvenlik Konseyi Sekreterliği görevini yürüten Sergey Şoygu, Kuzey-Güney Uluslararası Ulaştırma Koridorunun Hint Okyanusu limanlarını Kuzey Deniz Rotası ile birbirine bağladığını hatırlatarak, Zengezur Koridorunun kuzey-güney koridoru açısından bir rekabet unsuru oluşturmadığını ifade etti.

Koridorun faaliyete geçmesiyle Rusya’nın Türkiye üzerinden Orta Doğu pazarlarına erişiminin kolaylaşması beklenirken, bu durumun iki ülke arasındaki ticari ve lojistik iş birliğine de katkı sunabileceği değerlendirilmektedir. Koridor ayrıca Rusya’nın Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a alternatif kara bağlantısı kurmasına, Gürcistan güzergâhındaki siyasi ve mevsimsel kısıtları azaltmasına ve Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği pazarlarına erişimini kolaylaştırmasına imkân sağlayabilir.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

KORİDOR İRAN'I DIŞLAMIYOR

İran açısından koridor hem jeopolitik ve ekonomik riskler hem de iş birliği fırsatları doğurmaktadır. İran-Azerbaycan ilişkileri tarihsel, kültürel ve mezhepsel yakınlığa rağmen bölgesel rekabet ve İran’daki geniş Türk nüfusu nedeniyle güvenlik kaygıları içermektedir. Tahran, Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki doğrudan bağlantının kendi transit, doğal gaz ve altyapı aktarımındaki aracılık rolünü azaltacağından; Türkiye-Azerbaycan eksenini ve Türk dünyasının bütünleşmesini güçlendireceğinden endişe etmektedir. Bununla birlikte Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Nagif Hamzayev, projenin İran’ı dışlamadığını belirtmektedir. Hamzayev’e göre Zengilan ve Nahçıvan’dan İran’a iki köprü inşa edilmiş, İran üzerinden alternatif kara ve demir yolu hatları geliştirilmeye başlanmıştır. Bu sayede İran üzerinden taşımacılık devam edebilir ve Tahran bölgesel transit ağlarından ekonomik pay alabilir. Projenin bölge ülkelerinin kontrolünde ilerlemesi ve ABD askerî varlığını zorunlu kılmaması da İran’ın ABD’nin ve İsrail’in bölgede güçleneceği yönündeki kaygılarını kısmen azaltabilir. Öte yandan, Zengezur Koridoru, Kuzey-Güney Ulaştırma Koridorunun tamamlayıcı özelliği sayesinde İran açısından da önemli kazanımlar sağlayabilecek bir proje olarak değerlendirilebilir.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

ERMENİSTAN NASIL ETKİLENECEK?

Ermenistan açısından Zengezur Koridoru ekonomik kalkınma, dışa açılma ve bölgesel entegrasyon imkânı sunmaktadır. Nagif Hamzayev, koridorun açılmasıyla Ermenistan’ın İran, Rusya, Çin, Türkiye ve Avrupa pazarlarına daha kolay ulaşacağını belirtmektedir. Azerbaycan petrolünün Ermenistan’a satılması ve Kazakistan ile Rusya’dan gelen tahılın Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a taşınması, ticari ilişkilerin fiilen başladığını göstermektedir. Koridorun açılmasıyla bu ticaret hacmi artabilir. Hamzayev’e göre Ermenistan yönetimi projeye prensipte olumlu yaklaşmakta; seçim süreci ve anayasal tartışmalar ise yalnızca uygulama takvimini geciktirmektedir. Türkiye ve Azerbaycan sınırlarının açılması, Ermenistan’ın bölgesel izolasyonunu azaltarak ülkeyi Güney Kafkasya’nın ulaşım ve ticaret ağlarına bağlayabilir. TRIPP çerçevesinde geliştirilen ulaştırma ağı, Ermenistan’ın Avrupa-Asya ticaretine entegrasyonunu hızlandırabilir; transit gelirlerini, dış yatırımları ve ekonomik çeşitliliği artırabilir. Uzun vadede komşularla normalleşme ve ekonomik karşılıklı bağımlılık, Ermenistan’ın dış politikadaki hareket alanını genişletebilir ve dış destek mekanizmaları ile diaspora lobilerine duyduğu ihtiyacı azaltabilir. Böylece Ermenistan ekonomik olarak daha güçlü, dış politika tercihlerini daha bağımsız belirleyebilen ve komşularıyla daha istikrarlı ilişkiler kurabilen bir devlet hâline gelebilir. Bu yönüyle Zengezur Koridoru, yalnızca bir ulaştırma projesi değil, Güney Kafkasya’da barış, iş birliği ve karşılıklı bağımlılığı destekleyebilecek stratejik bir girişimdir. Ancak şunu da ifade etmek gerekir ki bu kazanımların gerçekleşebilmesi, Ermenistan’ın komşularıyla yürüttüğü normalleşme sürecinin sürdürülebilir olmasına bağlıdır.

Bu hattın, Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile olan entegrasyonu üzerindeki stratejik etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak: Zengezur Koridorunun Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle entegrasyonu üzerindeki etkisinin yalnızca ulaşım mesafelerinin kısalmasıyla açıklanamayacağını düşünüyorum. Koridorun asıl stratejik önemi, Türkiye ile Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri arasında doğrudan ve çok boyutlu bir bağlantı oluşturma potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Koridor, Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan fiziksel bağlantıyı güçlendirerek Türkiye’nin Türk dünyasıyla ilişkilerindeki coğrafi kesintiyi önemli ölçüde azaltabilecektir. Koridor, Türkiye’nin Azerbaycan üzerinden Hazar havzasına ve Orta Asya’ya erişimini kolaylaştıracak, Orta Koridor içindeki konumunu güçlendirecek ve kara yolu, demir yolu ile lojistik ağlarının gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bunun yanında ticaret hacmini artırırken ülkeler arasında ekonomik karşılıklı bağımlılığı ve kurumsal iş birliğini de destekleyecektir. Aynı zamanda Hazar havzasındaki enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını kolaylaştırarak Türkiye’nin bölgesel enerji ve lojistik merkezi olma hedefini güçlendirebilir. Bu durum, Türk Cumhuriyetlerinin enerji ihracat güzergâhlarını çeşitlendirmelerine de katkı sağlayacaktır. Koridorun stratejik önemi yalnızca ekonomik boyutla sınırlı değildir. Türk Devletleri Teşkilatı ortak tarih, dil ve kültür temelinde entegrasyonun kurumsal çerçevesini oluştururken, Zengezur Koridoru bu sürecin fiziksel altyapısını sağlayabilecek önemli bir unsur niteliğindedir. Ayrıca insanların, malların ve fikirlerin daha kolay dolaşımını mümkün kılarak kültürel etkileşimi ve ortak kimlik bilincini güçlendirme potansiyeline sahiptir. Bu yönüyle Zengezur Koridoru, Türk dünyası açısından fiziksel bağlantıyı kurumsal entegrasyonla birleştiren stratejik bir proje niteliğindedir.

Zengezur Koridoru dengeleri sallayacak! Buğra Bekir Işılak'tan çarpıcı analiz

KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNE DOPİNG

Bu hat, küresel tedarik zincirlerinde alternatif bir rota olarak ne kadar iddialı?

Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak: Zengezur Koridorunun bölge ülkelerine sağlayacağı temel ekonomik avantaj; ticaret maliyetlerini düşürmesi, transit gelirlerini artırması ve Güney Kafkasya’nın Avrupa ile Asya arasındaki ekonomik bağlantısını güçlendirmesidir. Bununla birlikte koridorun sağlayacağı kazanımlar ülkelerin jeopolitik konumu ve mevcut ulaştırma ağları doğrultusunda farklılaşacaktır. Azerbaycan açısından en önemli kazanım, Nahçıvan ile doğrudan kara bağlantısının kurulması ve İran transitine bağımlılığın azalmasıdır. Koridor, ülkenin iç bütünleşmesini güçlendirirken Orta Koridor üzerindeki transit rolünü artıracak; BTC, TANAP, TAP ve Bakü-Tiflis-Kars gibi mevcut altyapıları tamamlayarak lojistik, enerji ve taşımacılık gelirlerini yükseltecektir. Türkiye bakımından koridor, Nahçıvan üzerinden Hazar Havzası ve Orta Asya’ya doğrudan kara erişimi sağlayarak ticaret sürelerini ve taşıma maliyetlerini azaltabilir. Böylece Türkiye’nin Orta Koridordaki stratejik konumu güçlenirken liman, lojistik ve ulaştırma sektörleri de ekonomik kazanç elde edebilir.

Ermenistan açısından koridor, uzun süredir devam eden bölgesel izolasyonun aşılması için önemli bir fırsat sunmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan ile ulaşım bağlantılarının kurulması; transit gelirlerini, dış yatırımları ve sınır ticaretini artırabilir, ülkenin Avrupa ile Asya arasındaki ticaret ağlarına daha güçlü biçimde entegre olmasını sağlayabilir. Rusya açısından koridor, Batı yaptırımları nedeniyle daralan ticaret güzergâhlarına alternatif oluşturabilir. Zengezur ‘un Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru ile bütünleşmesi, Rusya’nın Türkiye, İran, Güney Kafkasya ve Hint Okyanusu bağlantılarını güçlendirebilir; Ermenistan’a Gürcistan dışında yeni bir kara ulaşım seçeneği sunabilir. İran açısından ise koridor ilk aşamada transit gelirlerinin azalması riskini doğursa da alternatif kara ve demir yolu bağlantıları sayesinde ülkenin bölgesel ulaştırma ağlarında yer almaya devam etmesi mümkündür. İran’ın projeye entegre olması hâlinde Rusya, Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya ile ticari bağlantılarını çeşitlendirmesi ve yeni lojistik gelirleri elde etmesi beklenebilir.

Koridorun bölge ülkelerine sağlayacağı ekonomik avantajlar nelerdir?

Rusya Uzmanı Buğra Bekir Işılak: Zengezur Koridoru, mevcut uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorlarının alternatifi olmaktan ziyade, onları tamamlayıcı nitelikte bir güzergâh olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Orta Koridor ‘un Güney Kafkasya ayağını güçlendirecek alternatif bir ulaşım hattı olarak bölgesel ve kıtalararası ticarete katkı sağlayabilir. Çin ve Orta Asya’dan Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan’a ulaşan yüklerin Nahçıvan ve Türkiye aracılığıyla Avrupa pazarlarına taşınması, Avrasya’daki ulaşım ağlarının çeşitlenmesine imkân tanıyabilir. Bu bağlamda koridorun temel önemi, mevcut ticaret yollarının yerine geçmesinden ziyade alternatif bir güzergâh oluşturarak jeopolitik riskler karşısında tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırma potansiyelidir. Bununla birlikte, koridorun etkinliği; ulaştırma altyapısının geliştirilmesine, sınır geçişlerinde koordinasyonun artırılmasına, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılmasına ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesine bağlıdır. Bu koşulların sağlanması hâlinde Zengezur Koridoru, Süveyş Kanalı veya Kuzey Koridorunun doğrudan alternatifi olmaktan ziyade, Avrasya ulaştırma ağını tamamlayan stratejik bir bağlantı hattı olarak öne çıkabilir.

ETİKETLER
#azerbaycan
#Türk Dünyası
#Orta Asya
#zengezur koridoru
#Jeopolitik Durum
#Güney Kafkasya
#Buğra Bekir Işılak
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.