Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

2024 yılında yaşamını yitiren usta oyuncu Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin, Habib Babar'ın programına konuk olarak hem annesine dair duygusal anılarını paylaştı hem de miras ve vasiyet konusundaki sözleriyle gündem oldu. Uzun yıllardır ABD'de yaşamını sürdüren Yeşilçam'ın sevilen isimlerinden Ahu Tuğba, 1 Eylül 2024 tarihinde Miami'deki evinde hayatını kaybetmişti. KOAH ve hipertansiyona bağlı kalp rahatsızlıkları nedeniyle 69 yaşında yaşamını yitiren sanatçı, Türkiye'ye getirilen cenazesinin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlanmıştı.
Katıldığı programda annesinin ardından yaşananlara ilişkin konuşan Anjelik Calvin, bazı isimlere kırgın olduğunu dile getirdi.

Calvin, "Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu cenazeye bile gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı. Annemin cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular çıkıp hakkında konuşmaya başladı. Bu büyük bir vefasızlıktı" ifadelerini kullandı.
Annesinin hayatını kaybetmeden önceki son günlerini anlatan Calvin, o dönemin kendisi için oldukça zor geçtiğini söyledi.

Calvin, "Hiç uyuyamıyordu. Nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu. Koluma dokundu ve ‘Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün’ dedi." sözleriyle annesinin son isteğini paylaştı.

Habib Babar'ın sorularını yanıtlayan Anjelik Calvin, çocukluk yıllarındaki yaşam koşullarını da şu sözlerle anlattı:
''Tekne ayrı gelirdi, helikopter ayrı, hafta sonu ve hafta içi şoförüm ayrıydı. 5 dadı ile büyüdüm 23 yaşına kadar. O hanede çok kişi yiyip içti. Alın teri ile ekmeğini kazanan bir kadındı. Şimdi onun ekmeğini yiyorum.''

Programda Habib Babar'ın "Annen sana kendini idame ittirebileceğin bir miras bıraktı mı?" sorusunu da yanıtlayan Calvin, ilk olarak "Kur-an'ı Kerim bıraktı, duaları bıraktı" dedi.

Daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:
"Okkalı bir miras bıraktı diyebilirim. Emlakları var, bir yığın geliri var. Hiç çalışmasam da olur. Bir vasiyeti var onu sürpriz olarak saklıyorum. Anıları kaldı diyelim. Dünyanın en büyük mirası bana Allah'ı tanıtan Kur-an'ı Kerim'i öğreten bir annenin çocuğu olmak."