Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

'Bir anda yatağında doğruldu, ağladı ama beni bile fark etmedi.' Pek çok ebeveynin yaşadığı bu durum özellikle yaz aylarında daha çok oluyor. Uzmanlar, tatille birlikte bozulan uyku saatlerinin ve akşam geç saatlere kadar devam eden ekran kullanımının gece terörü ataklarını artırmasına yönelik kritik açıklamalarda bulundu. Peki çocuklarda yaz aylarında artış gösteren gece terörüne karşı ne yapmak lazım? Gece terörünün ne olduğunu anlamaya çalışırken, yaz aylarının getirdiği o büyük tehlikeye de yakından bakacağız. Hazırsanız, hem çocuğunuzun hem de sizin deliksiz bir uyku çekmenizi sağlayacak o ipuçlarını beraber inceleyelim.
Gece terörü, genellikle kabuslarla karıştırılır. Ancak gece terörü kabustan çok daha farklı ve sarsıcı bir durumdur. Çocuğunuz uykusuna daldıktan birkaç saat sonra aniden yatağında doğrulup çığlık atmaya başlayabilir, ter içinde kalabilir veya korkuyla etrafa bakabilir.

En ilginç ve ürkütücü yanı ise, gözleri açık olmasına rağmen aslında o an derin uykuda olmasıdır.
Sizi duymaz, sakinleştirmeye çalıştığınızda tepki vermez, hatta bazen sizi ittiği bile olur. Ebeveyn olarak o an hissettiğiniz paniği tahmin edebiliyorum. 'Çocuğuma ne oluyor?' diye sormanız çok normal. Ancak bilmeniz gereken en önemli şey, gece terörü çocuğunuzda kalıcı bir sonuç bırakmaz.

O, sabah uyandığında hiçbir şey hatırlamazken, yorgun düşen genellikle siz olursunuz. Bu durum genellikle merkezi sinir sisteminin henüz tam gelişmemesinden başımıza geliyor ve çoğu zaman çocuk büyüdükçe kendiliğinden de kaybolup gidiyor. Fakat bazı dış etkenler, bu atakların sıklığını ve şiddetini artırmaya yetiyor.

Gelelim yaz aylarında çocuklarda tetiklenen o büyük tehlikeye... Tüm anneler bilir ki, yaz tatili demek, rutinlerin rafa kalkması demek.
'Okul yok, biraz daha kalsın' dediğimiz o geç saatler, aslında çocuğun biyolojik saatini altüst ediyor. Ama asıl düşman, geç saatlere kadar çocuğun elinden düşmeyen tabletler ve telefonlar. Yaz akşamlarında dışarıda vakit geçirdikten sonra, uykuya geçiş sürecinde hemen hemen her çocuk o mavi ışığa kilitleniyor.

Bu durumu görmek eminim senin canını da çok sıkıyordur. Çünkü o mavi ekranlar beynin uyku hormonunu salgılamasını doğrudan engelliyor.
Özellikle gece saat 22:00-23:00 civarında hala yüksek radyasyona ve hızlı akan görüntülere maruz kalan bir çocuğun sinir sistemi olduğu gibi bozuluyor ve uykuya daldığında sakinleşmekte zorlanıyor. Aşırı yorgunlukla birleşen bu uyarım, beyinde adeta kısa devreye yol açarak gece terörü ataklarını hemen tetikliyor.

Yani o masum görünen bir çizgi film daha izlesin, nasılsa tatil kararı, gece yarısı uykunuzun bölünmesine neden olan en büyük sebep! Peki özellikle 4 ila 7 yaş aralığındaki çocuklarda görülen gece terörüne karşı ne yapmak lazım? İşte cevabı...

Peki, çocuğumuzdaki bu gece teröründen nasıl kurtulacağız? Çocuğunuzun ve sizin huzurlu bir uyku çekmesi için sihirli formüllere gerek yok, sadece birazcık istikrar yeterli. İşte ebeveyn olarak dikkat etmeniz gerekenler:

Uykudan en az 2 saat önce tüm dijital ekranları kapatın. Mavi ışık yerine sarı ışıklı loş bir ortam oluşturun. Yazın sıcaklığı gece terörünü tetikler.
Çocuğunuzun uyuduğu odanın havadar ve serin olduğundan emin olun. Tatil de olsa uyku saatlerini çok fazla esnetmeyin. Vücut saati ritmi sever. Her gün aynı saatte yatağa girmek sinir sistemini rahatlatır.
Uykudan önce ılık bir duş veya birlikte kitap okumak, çocuğun beynine şimdi dinlenme zamanı sinyalini verir.

Uzman Dr. Çocuk ve Ergen Psikiyatr Nagihan SADAY DUMAN, çocuk terörüne dair önemli açıklamalarda bulundu. Saydan Duman;
'Çocuklardaki gece teröründe eğer ruhsal bir sebep varsa bunlar ayırt edilmeli ve daha sonrasında neler yapılması gözden geçirilmesi gerekiyor. Eğer çocuk terörü yaşayan çocuklarda ataklar bir türlü geçmiyorsa mutlaka uzman doktora başvurmak gerekiyor' diyerek aileleri uyardı.