Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Okulların yavaş yavaş kapanmaya hazırlandığı bu dönemlerde LGS ve YKS sınavları içinde sayılı günler kaldı. Bu dönemde oldukça kaygılı ve stresli olan çocuklar, sınav zamanı adeta korku ve endişe öğrencileri kaplarken nasıl bir yöntem uygulanması gerektiği merak konusu oluyor. Peki, bu stresle nasıl başa çıkılabilir? sorusunu sizin için Klinik Psikolog Merve Koca Tarı, sınav kaygısıyla baş etmenin yollarını anlattı.
Çocukların korkulu rüyası sınav kaygısı, LGS ve YKS ile tekrardan yükselişe geçiyor. Özellikle de okulların kapanmasına az bir süre kala gündemdeki yerini alan LGS ve YKS hem öğrenciler hem de anne-baba için oldukça stresli bir dönem oluyor.

Eğitim hayatının en doğal ama en zorlayıcı duraklarından biri olan sınavlar, bazen çocukların üzerinde birer yükmüş gibi durabiliyor. Çünkü kimi anne-baba tarafından çocuklara yüklenen anlamlar, çocuklara ağır gelebiliyor.

Bu konu hakkında Klinik Psikolog Merve Koca Tarı, şunları ifade ediyor. "Hafif düzeyde bir kaygı, motivasyonu artırdığı için sağlıklıdır; ancak yoğun kaygı, var olan potansiyelin ortaya çıkmasını engeller. Peki, bu süreçte aileler nasıl bir liman olmalı, çocuklar bu fırtınalı denizde gemilerini nasıl yüzdürmeli? Gelin yakından bakalım."

Klinik Psikolog Merve Koca Tarı, çocukların sınav zamanı yaşadıkları kaygıların, endişelerin ve streslerin nasıl atlatılması gerektiğini madde madde anlatıyor.

Kaygı bulaşıcıdır
Kaygı, tıpkı grip gibidir; evdeki bir bireyden diğerine hızla bulaşır. Çocuğunuzun sakin kalmasını istiyorsanız, önce kendi kaygı seviyenizi dengelemeniz gerekir. Koşulsuz

Sevginizi hissettirin
Çocuklar genellikle "Başarısız olursam ailem beni daha az sevecek" ya da "Onları hayal kırıklığına uğratacağım" korkusu yaşarlar. Ona, sınav sonucu ne olursa olsun sevilmeye ve değer görmeye devam edeceğini hem sözlerinizle hem de davranışlarınızla hissettirin.

Kıyaslama tuzaklarından uzak durun
"Bak komşunun oğlu ne kadar çalışıyor", "Kuzeninin deneme netleri uçmuş" gibi cümleler motivasyon sağlamaz, aksine yetersizlik hissi doğurur. Çocuğunuzu sadece kendisiyle, kendi gelişimiyle kıyaslayın.

Gerçekçi beklentiler oluşturun
Her çocuğun potansiyeli, ilgi alanı ve öğrenme hızı farklıdır. Çocuğunuzdan yapabileceğinin ötesini talep etmek, onu çaresizliğe ve kaygıya sürükler.

Evdeki gündeminiz sınav olmasın
Sabah uyanır uyanmaz "Bugün kaç soru çözdün?" demek yerine, "Nasıl uyudun, kendini nasıl hissediyorsun?" diye sormak evdeki stres iklimini yumuşatacaktır.

Çocuklara ve gençlere tavsiyeler
Sevgili Gençler, sınavlar sizin zekanızı, kişiliğinizi ya da hayattaki değerinizi ölçmez; sadece o anki akademik bilginizi test eder. Kaygıyı tamamen yok edemeyiz ama onu kontrol etmeyi öğrenebiliriz.

Düşünce tarzını değiştir
"Sınavı kazanamazsam mahvolurum", "Her şey biter" gibi felaketleştirici düşünceler yerine, "Bu sınav önemli ama hayatımın sonu değil. Elimden gelenin en iyisini yapacağım" felsefesini benimse.

Nefes ve gevşeme egzersizleri yap
Kaygılandığın anlarda kalbinin hızlı çarptığını, nefesinin hızlandığını hissedebilirsin. Bu çok normal. Burnundan derin bir nefes al, içinden dörde kadar say ve aldığın nefesi ağzından yavaşça (sanki bir mumu üflüyormuş gibi) ver. Bunu 3-4 kez tekrarlamak bedenine "güvendesin" mesajı gönderir.

Düzenli uyku ve beslenme
Sınav döneminde beyninin en büyük yakıtı uyku ve sağlıklı beslenmedir. Gece geç saatlere kadar ders çalışıp uykusuz kalmak odaklanmanı zorlaştırır ve kaygıyı tetikler.

Kendine küçük ödüller ver
Sürekli çalışmak sürdürülebilir değildir. Günlük hedeflerine ulaştığında yürüyüşe çıkmak, sevdiğin bir müziği dinlemek veya arkadaşlarınla vakit geçirmek gibi küçük molalarla zihnini ödüllendir. Sınav bir varış çizgisi değil, hayat yolculuğundaki uzun bir maratonun sadece küçük bir parçasıdır.