Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Benim gibi birçok kadının son günlerde karşılaştığı cilt problemleri arasında el ve ayaklarda başlayan kuruluk yer alıyor. Havaların soğumasıyla birlikte ciltte kuruluk, pullanma ve gerginlik şikayetleri daha sık görülüyor. Daha çok el ve ayaklarda görülen kuruluk, bazı kişilerde sadece soğuk havanın etkisinden kaynaklanmıyor. El ve ayaklardaki kuruluk egzama gibi cilt sorunlarının da işaretçisi olabiliyor.
Soğuk havaların artış göstermesiyle birlikte el ve ayaklarımda kurulukların daha sık olduğunu fark ettim. İşte tam da bu noktada en çok merak ettiğim sorular arasında "El ve ayaklarda başlayan kuruluk egzama habercisi mi?" yer aldı. Bu sorunun cevabını araştırdım. Son zamanlarda sıklıkla şikayet ettiğim el ve ayak kuruluğu konusunda:
Havaların soğumasıyla birlikte ciltte kuruluk, pullanma ve gerginlik gibi şikayetlerin meydana gelebileceğini,
Bazı kişilerde sadece soğuk havadan kaynaklı değil, egzamadan dolayı kuruluk, pullanma ve gerginlik şikayetlerinin görülebileceğini,
Düşük nem oranının da cilt bariyerini zayıflattığını öğrendim.
El ve ayaklarda başlayan kuruluğun egzamanın habercisi olup olmadığını öğrenmeden önce el ve ayak kuruluğunun nedenlerini bilmek istedim. El ve ayak kuruluğuna neden olan faktörleri sizlere adım adım açıklıyorum:

El ve ayak kuruluğunun en yaygın nedenleri arasında soğuk ve kuru havanın etkisi bulunur.
Sık el yıkama, sıcak suyla uzun süre temas etme, sert sabun ve temizlik ürünleri kullanımı da el ve ayaklarda kurumaya neden olur.
Cildin doğal yağ tabakasının sık sık temizlenmesi, nemin ciltte tutulmasını zorlaştırır.
Kış aylarında ve soğuk havalarda kalorifer gibi ısıtıcıların kullanılması ortamın havasını kurutarak ciltte kuruluğa sebebiyet verir.
Egzama gibi cilt problemleri de el ve ayaklar da kuruluğa neden olabilir.
Cildin nem kaybetmesi el ve ayaklarda kuruluğu beraberinde getirir.

Son zamanlarda el ve ayaklarımda ciddi oranda bir kuruluk olduğunu fark ettikten sonra kuruluğun egzamanın habercisi olup olmayacağını araştırmadan geçemedim. Bu noktada edindiğim deneyimlerimi de sizlerle paylaşmak istedim:

Cilt kuruluğu tek başına egzama olduğu anlamına gelmiyor.
Kurulukla birlikte; kızarıklık, kaşıntı, pullanma, yanma, çatlama ve ciltte kalınlaşma gibi etkilerin bir arada bulunması egzamanın habercisi oluyor.
Egzamada cilt bariyeri önemli ölçüde bozulduğu için cilt daha hassas bir hale geliyor.
Egzamada ayaklarda kuruluğa yoğun kaşıntı ve belirgin pullanma eşlik ediyor.

Dermatolog Prof. Dr. Zennure Takcı, egzamanın aslında tek bir hastalık olmadığını belirtiyor. Egzamanın ciltte kızarıklık, kaşıntı, kuruluk, pullanma ve bazen sulanmayla seyreden birçok farklı deri hastalığının ortak adı olduğunu dile getiren Takcı, egzama çeşitlerini şu başlıklarda ele alıyor:

Atopik egzama: Özellikle çocuklukta sık görülür, erişkin dönemde de devam edebilir.
Kontakt egzama: Cildin temas ettiği bir maddeye karşı irritan veya alerjik reaksiyonla gelişir.
Seboreik egzama: Saçlı deri, kaş çevresi ve burun kenarlarında yağlı-pullu görünüm yapabilir.
El egzaması: Su, deterjan ve kimyasallarla sık temas önemli tetikleyicilerdendir.
Numuler egzama: Genellikle yuvarlak, para şeklinde kaşıntılı plaklarla seyreder.
Dishidrotik egzama: El ve ayaklarda, özellikle parmak kenarlarında küçük ve yoğun kaşıntılı kabarcıklarla ortaya çıkabilir.
Staz egzaması: Özellikle bacaklarda toplardamar dolaşım bozukluğuyla ilişkili gelişebilir.

Özellikle havaların soğumasıyla birlikte ellerimde ve ayaklarımda artan kuruluğa neyin iyi gelebileceğini araştırdım. Soğuk havalarda el ve ayak kuruluğuna iyi gelecek şeyleri sizlerle de paylaşmak istedim:

El ve ayaklardaki kuruluğu azaltmak için cildi tahriş edebilecek çok sıcak sudan kaçınılmalıdır.
Parfümsüz temizleyiciler kullanmaya özen gösterilmelidir.
El ve ayaklar yıkandıktan sonra düzenli olarak yoğun nemlendiricilerle bakım yapılmalıdır.
Ellerin ve ayakların soğuk havadan korunması gerekmektedir.
Temizlik sırasında uygun eldiven kullanılmalıdır.
Uzun süre sıcak suya maruz kalmaktan kaçınmalı ve cilt bariyeri korunmalıdır.