Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cildimi temizledikten sonra yüzümün gerildiğini fark ettiğim dönemler oldu. Yıkama sonrası oluşan gerginliği eskiden temizlik göstergesi sanıyordum. Ancak cildin aşırı gerilmesi, bariyerin zarar gördüğüne işaret edebiliyor.
Cilt bariyeri bozulduğunda kuruluk, kızarıklık, yanma, batma ve hassasiyet görülebiliyor. Bu noktada kullanılan bakım ürünlerinin içeriği önem kazanıyor.
Yüzümü yıkadıktan sonra gıcır gıcır bir his oluşmasını eskiden temizlik göstergesi olarak görüyordum.
Aslında bu his, cildin ihtiyaç duyduğu yağları da kaybettiğini gösterebilir.

Cildin en dış tabakası önemli bir koruyucu görev üstleniyor. Bu tabakada seramid, kolesterol ve serbest yağ asitlerinden oluşan lipid yapı bulunuyor. Bu yapı cildin su kaybını sınırlamaya yardımcı oluyor.
Çok sert temizleyiciler bu dengeyi bozabiliyor.
Sık peeling yapmak da tahrişi artırabiliyor.
Bu nedenle yüz temizliğinde aşırı kuruluk ve gerginlik oluşturmayan ürünlere yönelmek gerekiyor.

Seramid, cildin doğal bariyer yapısında bulunan önemli lipidlerden biri.
Dışarıdan uygulanan seramid içeren nemlendiriciler, özellikle kuru ve bariyeri bozulmuş ciltlerde nemin korunmasına yardımcı olabiliyor.
Yapılan bir literatür değerlendirmesinde seramid içeren ürünlerin kuru cilt ve bariyer fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri bildirilmiş.
Ancak tek başına seramid içeren bir ürün her cilt sorununu çözmeyebilir.
Ürünün bütün formülü önem taşıyor.
Cildin ihtiyacı da mutlaka dikkate alınmalı.

Pantenol, özellikle nem desteği amacıyla kullanılan bir içerik.
Ciltte su tutulmasına yardımcı oluyor.
Dekspantenol üzerine yapılan çalışmalarda cilt bariyerinin korunmasına ve transepidermal su kaybının azaltılmasına katkı sağlayabileceği gösterildi.
Bu nedenle kuruluk ve hassasiyet dönemlerinde pantenol içeren ürünler tercih edilebiliyor.
Ciltte daha yumuşak bir his bırakabiliyor. Ancak pantenolü de tek başına bütün bariyer problemlerinin tedavisi olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Medipol Sağlık Grubu'ndan Dermatoloji Uzmanı Dr. Münevver Meltem Hüdaverdi cilt bariyerinin güneş, kimyasallar, aşırı terleme ve yanlış ürün kullanımı gibi etkenlerle zarar görebileceğini belirtiyor.

Uzman, kızarıklık, kaşıntı, hassasiyet, yanma, batma ve pullanmanın bariyer sorunlarına eşlik edebileceğini aktarıyor.
Bariyeri destekleyen ürünler arasında gliserin, seramid, pantenol ve hyalüronik asit içeren nemlendiricileri de sayıyor.
Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nurcihan Coşansu ise hasarlı cilt bakımında seramid ve pantenol gibi içeriklerle desteklenen ürünlerin kullanılabileceğini belirtiyor. Doğru ürün seçiminin cildin ihtiyacına göre yapılması gerektiğini vurguluyor.

Bunu anlamak için cildin verdiği sinyallere bakmak gerekiyor.
Yoğun kuruluk bunlardan biri.
Kızarıklık da görülebiliyor.
Yanma ve batma önemli belirtiler arasında.
Bazı kişilerde pul pul dökülme ortaya çıkıyor.
Daha önce sorun çıkarmayan ürünlerin bir anda yakmaya başlaması da cildin hassaslaştığını gösterebiliyor.
Belirtiler uzun süre devam ediyorsa altta farklı bir cilt problemi bulunabileceği için dermatoloji değerlendirmesi gerekebiliyor.

Bariyer sorunu yaşadığımda ürün sayısını artırmak yerine azaltıyorum.
Öncelikle nazik bir temizleyici kullanıyorum.
Ardından nemlendirici uyguluyorum.
İçeriğinde seramid veya pantenol bulunmasına dikkat ediyorum.
Gündüz bakımında güneş koruyucu kullanıyorum.
Bir süre güçlü peelinglerden uzak duruyorum.
Cildim hassasken çok sayıda aktif ürünü aynı rutinde kullanmamaya çalışıyorum.
Özellikle retinoid, asit veya benzeri güçlü aktifler kullanılıyorsa tahriş geliştiğinde bakımın yeniden düzenlenmesi gerekebiliyor.

Bu iki içerik aynı bakım rutininde bulunabilir.
Seramid cildin bariyer yapısını desteklemeye yardımcı olur.
Pantenol ise nemlendirme ve cilt konforuna katkı sağlar.
Bu nedenle ikisinin aynı üründe veya aynı bakım rutininde bulunması tercih edilebilir. Ancak ürünün tamamındaki içerikler ve kişinin cilt tipi önemlidir.
Cildim çok hassassa önce basit bir rutinle başlamayı daha kontrollü buluyorum.
Yeni ürünleri aynı anda eklemek yerine tek tek denemek de olası reaksiyonların kaynağını anlamayı kolaylaştırıyor.