Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı kararları petrol fiyatlarını etkilemeye devam ederken benzin ve motorinin ani yükselişi otomotiv sektörünü hareketlendirdi. Benzin ortalama 62.63 TL’yi bulurken motorin ortalama 75 TL civarında seyrediyor. Benzin ve dizel araç sahipleri artık elektrikli otomobil almanın yollarını arıyor. Özellikle dizel araçların otomobil pazarındaki payı 2026'da %32,4'e geriledi.

Dizeldeki akaryakıt fiyatlarının yüksek olması araç sahiplerini alternatif arayışlara yönlendirdi. Dizel araçlar, toplam ikinci el pazarının neredeyse yarısını (%47,1) oluşturmaya devam etse de benzinli araçlara göre popülerlitesini kaybediyor. Uzmanlar dizel aracını elinden çıkarmak isteyenlerin hemen benzinliye yöneleceğini belirtiyor.
Oto uzmanı ve elektrikçi Ünal Karaaslan dizel araçlardaki son durumu ve dizel araçların dezavantajlarını tgrthaber.com’dan Murat Makas’a değerlendirdi.

Dizel araç sahiplerinin şu an için panik yaşamadığını belirten Ünal Karaaslan şunları söyledi:
Bayram döneminin tam yaklaşmasına yakın 15 gün önce otomobil ikinci el piyasası aşırı hareketlenir. Bu hareketlilik üzerine her şey daha çok ortaya çıkar. Şu an aslında durağan bir satış modu var. Zaten ekonomideki durgunluk her türlü ikinci el piyasasını da etkilediği için çok araba alıp satım olmuyor.
Şu an için dizel araba almak isteyen çok kullanıcı yok. Tüketiciler şu an araba alırken sıfırının ucuz olmasından da kaynaklı olarak elektrikli arabaya yönlenmiş durumda. Bunun tabi ki altında yakıt maliyetlerinin artması da var.
Yakın çevremden elektrikli araba tercih eden birçok insan tanıyorum şu an için. Dizelciler dizelini kullanıyor. Yani bir satma paniği görmedim. Fakat elektrikli arabanın talebi gitgide artıyor. Özellikle bu dönemde yani son 2-3 aylık dönemde benim yakın çevremde elektrikli araba alan, aracıran bir sürü dostum var. İkinci el modunda bu ilerleyen zamanlarda yansıma bulur.
1 milyon - 1.5 milyon TL bandında alabileceğin dizele karşılık 0 km elektrikli araba da faydalar sunuyor.
Dizel fiyatlarının yükselmesi durumunda ilk alternatifin benzinli araçlar olacağını belirten Ünal Karaaslan, ‘’Elektrikli ile ilgili herhangi bir altyapı hem onarım altyapısı hem de servis altyapısı, parça altyapısı hiçbir şey hazır değil. O biraz daha yavaş yavaş ivme kazanacaktır. Bence LPG, benzin bu tarz araçlara yönelme olur’’ dedi.

Dizel araçlarda teknik olarak daha fazla maliyet çıkması ve dizelin dezavantajlarına değinen Ünal Karaaslan şöyle devam etti:
Dizel araçlar uzun kilometrelerde avantaj sağlayabilir. Normal bir kullanıcı yılda 10.000 km yapıyorsa ticari kullanıcılar bazen ayda 10.000 km yapabiliyor. Bu durumda ben dizelin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum ticaret için.
Bireysel kullanımda hiçbir avantajı yok. Neden yok? Bunun EGR denilen bir sistemi var, yakıtın geri dönüşümünü sağlayan. EGR (Egzoz Gazı Geri Çevrimi) sistemi oksitleniyor. Partikül filtremiz yine aynı şekilde kurum bağlıyor.
Bunlar az kullanılan dizel arabalarda daha çok sorun oluşturuyor. Bunun da sebebi şehir içi kullanım. Düşük devirler bu arabaları halk tabiriyle sağırlaştırıyor.

AdBlue başladı yıllardır çok da yeni olmasa da. AdBlue sistemi Oksitlenme yapan bir sistem. O da sorunlar üretebiliyor. Sonuçta bir ilave donanım. Şimdi yakıt enjektörleri çok pahalı. Yani günümüzde bir yakıt enjektörünü takım değiştirmeye kalksan 70.000 lira, 100.000 lira arası maliyetler çıkıyor. Yani bunlar dizelin dezavantajları.

Ben kesinlikle araç kullanımında elektrikli araçlara yönlendirmelerin olması gerektiğini savunuyorum. Daha çevreci, daha gürültüsüz ve daha ekonomik olduğunu düşünüyorum. Sıfır emisyon az gürültü ve düşük batarya maliyeti onarım maliyeti ekonomik olarak da çok fayda sağlayacak.
AdBlue, modern dizel araçların egzoz emisyonlarını azaltmak için kullanılan, %32,5 yüksek saflıkta üre ve %67,5 deiyonize su karışımından oluşan renksiz bir sıvıdır. Seçici Katalitik İndirgeme (SCR) sistemine sahip araçlarda, zehirli azot oksit (NOx) gazlarını zararsız azot ve su buharına dönüştürerek çevre kirliliğini önler.
