Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Bir hastanede ameliyatlar iptal ediliyor, bir ülkenin borsası milyarlarca dolar eriyor, bir devletin uydu ağı çökertiliveriyor. Ve bunların hiçbirinde tek bir kurşun atılmıyor. Türkiye görünürde bu savaşa hazır gibi. Kanunlar çıktı, başkanlık kuruldu, tatbikatlar yapıldı. Ama kağıt üzerindeki taahhütlerle sahadaki gerçeklik arasında ne kadar mesafe var?
Siber olaylar 2026'da dünyanın bir numaralı riski. Estonya bu tehditten bir siber kale inşa etti, İsrail milyar dolarlık bir endüstri çıkardı. Türkiye ise tarihinin en kapsamlı siber güvenlik hamlesini başlattı. Ama asıl soru henüz cevapsız.
Savaşlar artık yalnızca kara, deniz, hava ve uzayda değil. Siber uzayda da veriliyor. Siber savunma kavramını, bir devletin enerji şebekelerinden bankacılık altyapısına, hastanelerden askeri haberleşme sistemlerine kadar tüm dijital varlıklarını koruma kapasitesi olarak açıklıyoruz. Allianz Risk Barometer 2026 verilerine göre siber olaylar, dünya genelinde şirketler için birinci sıradaki risk unsuru olarak belirlendi. Yapay zeka kaynaklı tehditler ise peşi sıra geldi.

ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) 2025 raporuna göre yalnızca ABD'de siber suçlardan kaynaklanan yıllık kayıp 21 milyar dolara ulaştı. Cyble'ın Amerika Kıtası Tehdit Manzarası Raporu'na göre 2026'nın ilk çeyreğinde 1.305 siber olay kaydedildi ve bunların 1.138'i fidye yazılımı saldırısıydı.
Somut örneklere bakmak meselenin boyutunu anlamak için yeterli: Mayıs 2025'te ABD'deki Kettering Health sağlık sistemine yapılan fidye yazılımı saldırısı, ameliyatların ve radyoterapi seanslarının yaklaşık bir hafta boyunca iptal edilmesine yol açtı. İngiliz perakende devi Marks & Spencer'a yönelik koordineli saldırı, şirketin piyasa değerini 700 milyon sterlinden fazla eritti. STM'nin Ocak-Mart 2025 Siber Tehdit Durum Raporu'nda detaylandırılan Bybit hack vakasında ise yaklaşık 1,5 milyar dolarlık kripto para çalındı ve bu, tarihin en büyük kripto soygunu olarak kayıtlara geçti.

ESTONYA: Siber saldırıdan siber kaleye. 2007'de Estonya'nın parlamento, banka ve bakanlık web sitelerini hedef alan kapsamlı siber saldırılar, tarihteki ilk büyük ölçekli devlet destekli siber savaş vakalarından biri olarak değerlendirildi. Bu kriz Estonya'yı köklü bir dönüşüme itti. NATO Müşterek Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi (CCDCOE) Tallinn'de kuruldu. Estonya Savunma Bakanlığı bünyesinde dünyanın ilk gönüllü siber savunma yedek gücü olan Siber Savunma Birliği (Küberkaitseliit) 2010'da oluşturuldu.
Bugün Estonya, Ulusal Siber Güvenlik Endeksi'nde (NCSI) 96.67 puanla dünyada üçüncü sırada yer alıyor.

İSRAİL: Askerden girişimciye uzanan boru hattı. İsrail'in siber güvenlik ekosisteminin temeli, zorunlu askerlik hizmeti sırasında kazandırılan yeteneklere dayanıyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin istihbarat birimi Birim 8200 mezunları, son on yılda 100 milyon doların üzerinde satın alınan siber güvenlik şirketlerinin neredeyse yüzde 50'sini kurdu.
Google'ın Mart 2026'da İsrailli bulut güvenlik şirketi Wiz'i 32 milyar dolara satın alması, bu ekosistemin gücünü somut biçimde ortaya koymak için yeter de artar bile. Öte yandan İsrail, küresel siber güvenlik pazarının yaklaşık yüzde 10'unu temsil ediyor.

ABD, İNGİLTERE VE DİĞERLERİ: ITU Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde (GCI) tam puan alan beş ülke arasında Danimarka, Finlandiya, İtalya, Türkiye ve İngiltere bulunuyor. NCSI 2025 sıralamasında ise Çekya, 98.33 puanla dünya birincisi oldu.
Aslına bakılacak olursa Rusya-Ukrayna savaşı, bu sorunun en çarpıcı cevap sunuyor. Rusya, Şubat 2022'deki operasyonla eş zamanlı olarak Ukrayna'ya 800'ü aşkın siber saldırı gerçekleştirdi; Viasat uydu ağını hedef alan saldırı, Ukrayna'nın komuta-kontrol sistemlerini çökertmeyi amaçladı ve etkisi tüm Avrupa'ya yayıldı.
Ancak Ukrayna'nın 2014'ten bu yana sürekli saldırılara maruz kalarak edindiği deneyim, paradoks olarak ülkenin siber dayanıklılığını artırdı. Ekim 2025'te Ukrayna parlamentosu, tüm askeri siber yetenekleri tek komuta altında birleştiren bir Siber Kuvvet kurulmasını onayladı.
Sadece buradan yola çıkarak bile siber savunmanın sadece basit teknik meseleden ibaret olmadığını, ulusal egemenliğin, ekonomik istikrarın ve ittifak içi pazarlık gücünün doğrudan belirleyicisi olduğunu anlamak fazlasıyla yeter de artar.

7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, 12 Mart 2025'te TBMM'de kabul edildi ve 19 Mart 2025'te Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, siber uzayda faaliyet gösteren tüm kamu ve özel kuruluşları kapsıyor ve Cumhurbaşkanlığı başkanlığında toplanan bir Siber Güvenlik Kurulu oluşturuyor.
8 Ocak 2025'te Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Siber Güvenlik Başkanlığı kuruldu. 24 Ekim 2025'te Türk Telekom CEO'su Ümit Önal, Türkiye'nin ilk Siber Güvenlik Başkanı olarak atandı.

USOM. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (TR-CERT), 2013'te BTK bünyesinde kuruldu ve 7/24 koordinasyon yürütüyor. Mart 2024 itibarıyla 14 sektörel SOME, 2.268 kurumsal SOME ve 7.750 siber güvenlik uzmanı görev başında.
Kuruluşundan bu yana 330 bini aşkın zararlı bağlantı tespit edilip engellendi. Yeni kanunla birlikte USOM'un hizmetleri Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesinde siberguvenlik.gov.tr üzerinden sunulmaya başlandı.
STM. Savunma Sanayii Başkanlığı'na bağlı çalışan STM, ThinkTech düşünce merkezi aracılığıyla üçer aylık Siber Tehdit Durum Raporları yayımlıyor. NATO CCDCOE tatbikatlarına personel sağlayan kurumlar arasında yer alan STM, Locked Shields 2024'te zararlı yazılım ve sayısal teknik analiz alanlarında katkı sundu.

Siber Vatan. Türkiye'nin siber savunma kapasitesini güçlendirmek ve gençlere fırsat eşitliği sağlamak amacıyla tasarlanan program, 2026'da 81 ilde eş zamanlı uygulanıyor. Üniversite öğrencilerine yönelik programda 30 günlük çevrim içi eğitim, CTF sınavı, yüz yüze uygulamalı eğitim ve ardından Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda staj-istihdam süreci yer alıyor.
Türkiye, 2025'te atılan yasal ve kurumsal adımlarla siber savunma alanında ciddi bir yapısal dönüşüm başlattı. Ancak Insight Turkey'de yayımlanan analize göre ITU "taahhüt" ölçerken, NCSI "pratik hazırlık" ölçüyor ve Türkiye bu ikinci endekste gerilerde kalıyor; Belfer Center NCPI'da ise gözetim ve savunmada güçlü, saldırı kapasitesi ve uluslararası siber diplomaside zayıf konumda.
SETA'nın 2025 güvenlik değerlendirmesine göre 2026, Türkiye'nin deniz, hava ve siber alanları kapsayan önleyici ve dayanıklılık temelli güvenlik politikalarını kurumsallaştırması gereken kritik eşik yılı. Taahhüt kâğıt üzerinde güçlü; asıl sınav, bu taahhüdün sahada karşılık bulup bulmayacağında.

Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi Stratcom Summit 2026’da, günümüzde veri güvenliğinin milli egemenlik adına oldukça önemli olduğunu şu ifadelerle vurguladı:
"Eğer veri sizin değilse, karar da sizin değildir. Karar sizin değilse, gelecek de sizin değildir. Yapay zeka bu egemenlik mücadelesinde bir güç çarpanıdır, ama denetlenmeyen algoritmalar bir risktir. Çünkü artık tehditler görünmüyor ama etkileri çok yıkıcı. Yapay zekayla gerçek taklit edilebiliyor, algı yönlendirilebiliyor, güven saniyeler içinde yok edilebiliyor."