Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsviçre'de Suriye meselesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan Suriye'deki savaşın artık masaya taşındığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Barış Kurulu birçok ülkenin bir araya gelerek farklı görüşlerini uyumlaştırmaya çalıştığı bir yer. Bu uyumlaştırma kolay bir iş değil. Çok ciddi bir diplomatik müzakereyi ve mücadeleyi beraberinde getiriyor. Alanda olan kavganın artık müzakere masasına taşındığına şahit oluyoruz" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Suriye’nin bütünlüğü bizim için önemli. Başta Suriyeliler için, bölge için önemli. Çünkü son 14 yılını bir iç savaşla geçirmiş, bir parçalanmayla geçirmiş, etrafındaki ülkelere terör ve mülteci ihraç eden bir ülkeden şu anda bütünlüğe evrilen, mültecileri de geri alan ve terörü durduran bir Suriye’ye evrilmek bölgemiz için mucize niteliğinde husus" ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan konuşmasına şöyle devam etti:
"Türkiye Cumhurbaşkanımızın yıllardır takip ettiği tecrübeli dış politika sayesinde hem kendi bölgesindeki yapıcı rolünü oynuyor hem de küresel güçlerle belli bir denge politikası götürüyor. Bunu yaparken biz Türkiye'nin menfaatini esas merkeze alıyoruz ama her zaman için ahlakımız olan kazan-kazan politikasını, kendimiz için ne istiyorsak karşımız için istiyoruz usulünü de devam ettiriyoruz. Zaten bu usul ve ahlaktır ki karşımızdakileri bize güven duymaya, bizimle beraber çalışmaya iten bir husus.

Çok dinamik bir ortam var ve şartlar sürekli değişiyor. İki gün önce Grönland ile ilgili askeri opsiyonu durumu vardı. Dün itibarıyla Trump'ın konuşmasından sonra ‘askeri opsiyon olmayacak' dedi. Müzakereye döndü. Altı ay sonra neye dönecek onu bilmiyoruz. Müzakere nasıl evrilecek onu bilmiyoruz.
Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın durması ve dolayısıyla Rusya-Avrupa arasındaki barışın sağlanması konusunda sona gelmiş hususlar var. Bu olursa bölge ve dünya başka bir şekil alacak, olmazsa başka bir şekil alacak. Bunların hepsi dikkate alınması gereken hususlar. Bunlar iyi dikkate alınmazsa sizi istikrarsızlığa iter. Ama iyi hesaplarsanız buradan zarar görmeden yolunuza devam edersiniz. Biz barış, istikrar, kalkınma için hem yapıcı katkımızı oynamaya hem de ülkemizin menfaatini korumaya devam edeceğiz. Giderek daha çok bu fikirde olan ülkelerin bizimle iş birliği arayışı içinde olduğunu görüyoruz. Kanada ile gelişen iş birliğimiz var, dün Kore bizdeydi.
Daha önce Cumhurbaşkanları gelmişti. Dünya skalasında orta güce sahip ülkelerin giderek daha fazla bir araya gelip aslında küresel süper güçlerin bıraktığı boşluklarda ve oluşturduğu belirsizliklerde ne türden adımlar atılmalı aynı ekonomik, siyasi ve diğer kapasitelere sahip ülkelerin bir araya gelip başta ticaret, finans olmak üzere bölgesel, küresel istikrarı nasıl sağlarız, bunun üzerine çok ciddi konuşmalar ve arayışlar var. Türkiye bu noktada görüşleri aranan, iş birliği aranan, dostluğu aranan bir ülke, ortak, dost ve bu öyle olmaya da devam edecek."