Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, üniversite öğrencisi D.Ç.'nin suç duyurusuyla başladı. Sosyal medya üzerinden iş başvurusu amacıyla başlayan diyalog, iddiaya göre kısa sürede Levent Arkan’ın ısrarlı tacizlerine dönüştü. Mağdur genç kızın savcılık ifadesindeki şu sözleri olayın vahametini özetledi:
"Konuşmalar işten tamamen koptu. Sürekli beni yanına çağıran mesajlar gönderdi. Ben konuyu işe çekmeye çalıştıkça o ısrarla özel alana taşıdı."
Soruşturma dosyasına giren ve delil olarak kabul edilen yazışmalarda, Arkan’ın konumunu ve yalnız yaşamasını birer baskı unsuru olarak kullandığı görüldü. Dosyadaki "delil" niteliğindeki bazı ifadeler şunlar:
"Ben yalnız yaşıyorum, istediğin zaman arayabilirsin."

"İşi bırak, biletini göndereyim yanıma gel."

"Gel artık, yanıma gelirsen destek olurum."

Mağdur D.Ç., Arkan’ın sürekli olarak belediye başkanının danışmanı olduğunu vurguladığını belirterek, bu durumun üzerinde bir "güç baskısı" oluşturduğunu ifade etti.
Muğla polisi, mahkeme kararıyla Levent Arkan’ın Menteşe’deki ikametinde ve çalışma ofisinde arama yaptı. Gözaltına alınan Arkan’ın tüm dijital materyallerine el konulurken, bilişim uzmanları tarafından silinen mesajların geri getirilmesi için çalışma başlatıldı. Savcılık, "nitelikli cinsel taciz" suçu üzerinden soruşturma başlattı.
Muğla’da yaşanan bu son gelişme, CHP’li belediyelerde daha önce gündeme gelen Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede ve Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da adının geçtiği şantaj dosyasında da benzer sebepler soruşturmaya dahil edilmişti. Kamuoyunda "belediye kadrolarındaki denetim mekanizması" sorgulanırken, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada adli sürecin beklendiği ifade edildi.