Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''OECD Beceriler Zirvesi''nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Yapay zeka çeşitli endişeleri beraberinde getiriyor. Dünya keskin bir dönüşümden geçiyor'' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Konuşmamın hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Değişimin insanlığa neler kazandırdığının neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde araştırmaktadır. Ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil.
İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik dönemde olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor.

Nüfusumuz giderek yaşlanırken, iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm, beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalıyor.
Bakınız şurası son derece dikkat çekicidir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050'ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına karanlık fabrika denilen tamamen otomasyonun dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyoruz. Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı, dolayısıyla üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.
Şüphesiz eğitim her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak, dönüştürmek ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği araçları uygulayıcısı ve alıcısıyla eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor. Burada şu çarpıcı gerçeğe dikkatlerinizi çekmek istiyorum. OECD'nin yaptığı değerlendirmelere göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur. 2030'da dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı 2050'de ise bu oranın artacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, her koyun kendi bacağından asılır sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor.
Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır. Daha açık bir ifadeyle hayat boyu öğrenme sadece sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecektir. Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyac olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor.
Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20 -25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde %27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını %34,7'ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı %25,3'den %31,7 'ye yükseldi.
Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Güç programı ile saç imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır.
2000'li yılların başında %52'nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiğimizde %24'e kadar düşürmeyi başardık.