Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
CHP'de 38. Olağan Kurultay'ı kazanan Özgür Özel'in genel başkanlığının şaibeli olduğunu tescilleyen mahkeme kararına giden süreçte davayı açan isim olarak tarihe geçen eski Hatay Büyükşehir Belediyesi Lütfü Savaş, TGRT Haber'in Taksim Meydanı programında konuştu.
Program sunucusu Gürkan Hacır ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'in sorularını cevaplayan Savaş, davayı açmaya götüren süreçle ilgili bilgi verdi.
Kurultaydaki iki seçim arasında 3 saat geçme kuralının olduğuna dikkat çeken eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı, "şaibeli" olduğuna dair mahkemenin mutlak butlan kararını verdiği kurultayla ilgili şu ifadeleri kullandı:
Ekrem Bey'in o ili terk edememesine rağmen ili terk edip İstanbul'a gelmesi, yarışlara gelmesi. Bazı arkadaşların işte otelde iPhone gibi bazı şeyler onlara hediyeler verilmesi. Şimdi şunu biliriz biz yani bu diğer siyasi partilerde de olur. Sizi misafir ederler. Belki otelinizi tutarlar, belki bir yemek ederler falan. Bunlar siyasette doğal şeylerdir ama sonradan duyduk ki işte ev konusu var.

Evler verilmiş dendi, işe adam verilmiş. Pavyonlarda benim partim meze olarak kullanılmış. Yani tabir caizse insanlar para alışverişlerini söylüyor. İşte sizin dediğiniz gibi Uşak'ın, Antalya'nın bu konudaki konuşmaları var belediye başkanlarının.
Bütün bunları topladığınız zaman tabii ki şaibe varsa bu şaibe sonunda hem Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda gönül verenleri hem üyeleri hem işte o zamanki delegeler bu delegeler Sadece kurultay delegesi değil, il delegeleri de var. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin lekelenmesini kimse kaldıramaz. Biz bu nedenle CHP aklansın ve CHP'yi kirleten varsa da ayıklansın amacıyla bunu açtık."
CHP'nin ele geçirilmesinin milli güvenlik sorunu olduğunu belirten Savaş "Bir partinin temize çıkması, adının kirliliğinin temize çıkması, temizlenmesi, temiz olduğunun ispat edilmesi, bundan daha özel ne isteyebilir insan? Yani kişiler yapmışsa yani şimdi burada bu kadar kadar para nereden geldi? Kimler aracılığıyla geldi? Bu para temiz mi, kirli mi? Acaba yurt içinden mi, yurt dışından mı?" diye sordu.

Savaş sözlerinin devamında "Devletimizin araştırması lazım. Yani adli makamların araştırması lazım, emniyetin araştırması lazım. İstihbarat birimlerimiz birimlerimizin araştırması lazım." ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'yla ilgili çarpıcı bilgiler de veren Savaş "Sayın İmamoğlu da Eee, herhâlde 11,5 yıl falan STV'de program yaptı. Babası da bu ilk birkaç kurulan okuldan birinin sahibi olmuş Trabzon'da. Bunları ben uydurmuyorum. Bunu herkes söylüyor. Basın da söylüyor. Şimdi hiçbir şey tesadüf değil. Her kuş akranıyla uçar, kendine benzeyenle uçar." dedi.
Mahkemenin mutlak butlan kararından sonra CHP Genel Merkezi'nde Özgür Özel ve ekibinin bir süre direnmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş "Aldığım duyum pazar günü ayrılacaklardı. Yani genel merkezi boşaltacaklardı. Benim de tahminim ve duyumum demek ki Trakya tarafından esen rüzgardan etkilendi. Agresif bir pozisyona düştü." ifadelerini kullandı.

Savaş, Özgür Özel'e Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'ndan "Ayrılmayın" şeklinde bir talimat geldiğini belirterek mahkeme kararını kabul etmeyen Özel ve ekibine de tepki gösterdi.
Kurultay Davası'nda mutlak butlana giden süreç hakkında bilgi veren Savaş "Üst mahkemeye taşınınca zaman da geçince birçok delil ortaya çıktı. Üst mahkeme daha rahat karar verebildi. Buradaki mesele şu: Biz hukuku kabul ediyor muyuz? Hukuk devletinde kabul etmiyor muyuz? Şimdi işine gelince kabul edeceksin, işine gelmeyince kabul etmeyeceksin. 1, bu siyasetçiye yakışmaz. 2, baba ocağı dediğin yeri kirletemezsin." dedi.

Baba ocağının pazar günü zannedersem bütün camları kırıldı. O yangın tüpleri savruldu. Sandalyeler havada uçuştu. Bütün her tarafa köpük deterjan sıkılmış. Bütün şeyler merdivenler falan kayıyor falan. Bunlar baba ocağına yapılmaz. Madem hukuk böyle bir karar verdi. Karşılığında siz hukuki gerekçelerle tekrar Yargıtay'a gidersiniz. Yargıtay'ın kararı neyse o karara saygı duyarsınız."