Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında; Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları, çocuklar için sosyal medya tehlikesi ve muhalefetin ara seçim çağrılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarıyla ilgili sürecin tüm sebepleri ile birlikte çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınmasının zaruri olduğunu belirten Bahçeli, "Karşımızdaki tablo aile bağlarında meydana gelen gevşeme ile dijital dünyanın denetimsiz alanlarıyla ve toplumsal değer aktarımındaki kırılmalarla birlikte değerlendirilmelidir" dedi. Çocukların dijital bir kuşatma altında olduğunun altını çizen Bahçeli, "Çocuklarımız sanal dünyada yitip gitmektedir." ifadelerini kullandı.
Muhalefetin ara seçim çağrılarına da cevap veren Bahçeli, "Yersiz ve vakitsiz özgüven patlamaları yaşayıp ölçüyü kaçıranların gündemini tayin etmeye kalkması boş bir gayrettir" dedi.

Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:
"Değerli dava arkadaşlarım. Sözlerimin başında yüz altıncı seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 12 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın aziz hatırasını hürmetle selamlıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunda iradesi, duası, cesareti ve fedakarlığı bulunan bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve tazimle iade ediyorum.
Türk Milleti egemenlik hakkını Malazgirt tahtasının açtığı Anadolu kapısından, Söğüt'te filizlenip cihanı saran o koca çınardan, İstanbul 'un fethiyle katlanılan şanından, Çanakkale'de yazılan destandan ve her karışı şehit kanıyla sulanan toprağından almaktadır.
Eğitim günübirlik siyasi çekişmelerin, dar ideolojik hesapların, kısır polemiklerin konusu değildir. Eğitim doğrudan doğruya milli beka meselesidir. Eğitim milletin istikbal meselesidir. Okullarımız özgürlüğüm kıymetinin öğretildiği alanlardır.

Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa'da ve kabinde Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadiselerin sığı, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilmeleri mümkün değildir. 14 Nisan'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki okul saldırısında on altı kişi yaralanmıştır. 15 Nisan'da ise Kahramanmaraş'ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda dokuzu öğrenci, biri fedakar öğretmen kardeşimiz olmak üzere on vatan evladımız hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştır. Bu vahim gelişmeler vicdanlarda derin yarıklar açmıştır.
Burada mesele yalnız bir asayiş dosyası olarak ele alınamaz. Karşımızdaki tablo çağımızın çocuk ruhu üzerinde kurduğu baskılarla, aile bağlarında meydana gelen gevşemeyle okul ikliminin ihtiyaç duyduğu destekle dijital dünyanın denetimsiz alanlarıyla ve toplumsal değer aktarımındaki kırılmalarla birlikte değerlendirilmelidir.

Bir çocuğun zihninde şiddet, öfke, yalnızlık ve taklit arzusu aynı anda birikiyorsa orada yalnız ceza hukukunun konusu bulunan bir fiil meydana gelmez. Aynı zamanda toplumun dikkatle okuması gereken bir işaret delir. Modern çağın tehlikeleri çoğu zaman eski çağların tehlikeleri gibi açık, görünür ve sınırları belli biçimde gelmez.
Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında evlatlarımızın ekran başında geçirdikleri sürelerin de aynı oranda artması, Sosyal medya platformlarında kullanılan saldırgan dile daha fazla maruz kalmaları Akran zorbalığının arkadaş grupları, mesajlaşma ve sohbet uygulamaları ve oyunlar içinde sinsice yaygınlaşması çocuklarımızın ruh sağlıklarını örselemekte, kimlik gelişmelerine zarar vermekte ve sosyal hayatlarını içten işe aşındırıp onları sanal dünyaya mahkum etmektedir.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Bizim siyasetimiz günü kurtaranların değil, tarih yazanların siyasetidir. Bizim siyasetimiz taşkın heyecanların değil, üç bin yıllık ülkülerin merkezidir. Bizim siyasetimiz şahsi ikbal hesaplarının değil, milletin istikbalinin sesidir. Bizim siyasetimiz koltuk kapma yarışının değil, görevleri bir bayrak yarışı bilmenin temsilidir.
Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu tehditler içeride ve dışarıda bu kadar yoğun, bölgemizdeki çatışmalar bu kadar derin, küresel rekabet bu kadar acımazlık şey. Aklı selim adımlar atmak, sabır ve sağduyu ekseninde kararlar almak, gelişmeleri devlet ciddiyetiyle okumak yol haritamız olmalıdır. Cumhur İttifakı da işte böyle gündem içinde bir tarihi ihtiyaçtan doğmuş, böylece bir milli zorunlulukla kökleşmiş, sekiz yılda atılan tüm adımlarla milli bekamızı kutup yıldızı bellemiştir. Cumhur İttifakı milletimizi seçimden seçim hatırlayanların değil, köylerinden mahallelerine, sokaklarından caddelerine, esnaflarından hanelerine kapı kapı gezen derdin derdimizdir diyen, komşum nasılsın diye soran Türkiye'nin istikbalini her gün yeniden omuzlayan gönül erlerinin birliğidir.
Seçim, seçim diye tutturanlar, milletin derdiyle değil, kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Yersiz ve vakitsiz özgüven patlamaları yaşayıp ölçüyü kaçıranların gündemini tayin etmeye kalkması boş bir gayrettir"