Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan'da düzenlenen Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi Konsey Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu.
Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkanlar:
Değerli kardeşlerim, dünyamızın büyük alt üst uluslar yaşadığı, küresel sistemin neredeyse bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve kavramlarıyla çöküşe geçtiği bir dönemin hemen başındayız. Siyasi ve ekonomik güç dengeleri yeniden şekillenirken dünyanın da çok merkezli çok kutuplu bir yapıya doğru hızla ilerlediği aşikardır. Bununla birlikte bilim ve teknolojideki gelişmeler de hayatımızın tüm alanlarını köklü bir biçimde etkilemekte hatta değiştirmektedir.
Nasıl sanayi devrimiyle birlikte kol gücünün yerini makineler aldıysa, nasıl yüksek teknolojilerin öncülük ettiği süreçte sanayi ötesi dönemde beyin gücünün yerini bilgisayarlar aldıysa, şimdi ileri teknolojilerin geçerli olduğu günümüzde insanın beyni ve zihinsel kapasitesinin yerini de yapay zekanın alacağı yeni bir döneme giriyoruz. Yapay zeka yalnızca teknoloji dünyasının gündeminde bulunan bir konu olmaktan çoktan çıkmıştır. Ekonomiden eğitime, sağlıktan kamu yönetimine kadar pek çok alanda geleceğimizi belirleyen stratejik bir güç halini almıştır.
İnsanlığın teknoloji alanında yaşadığı şimdiye kadarki gelişmeler bu süreçlerde ön alan ve teknolojiyi yönlendiren ülkelerin yararına olmuştur. Türk dünyası olarak yeni teknolojilerin gelişmesinde geri kalmamalı, sadece taklit eden konumunda bulunmamalıyız. Dolayısıyla bugün yapay zekayı konuşmak, aynı zamanda geleceğimizin dünyasında nasıl bir yer edineceğimizi de konuşmak demektir. Küresel yapay zeka yönetişiminde de ortak bir ses oluşturmalıyız.

Ortak dil ve alfabe konusu Türk dünyasının bilimsel ve kültürel yakınlaşmasını sağlayacak en önemli unsurların başında gelmektedir. Bu konuda çalışmalarımızı artırmalı, ortak dil kullanımını özendirmeli ve gerçekleştirmeliyiz. Türk dilleri alanında ortak kültürel birikimimizi esas alan büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışmak, Türk dillerinin dijital dünyadaki varlığını ve teknoloji kapasitemizi güçlendirecek önemli unsurlardan birisi olacaktır. Yapay zekanın sunduğu imkanların yanı sıra dezenformasyon, sahte içerikler ve seçim güvenliği bakımından ortaya çıkardığı riskleri de birlikte değerlendirmek durumundayız. Türkiye'de yapay zeka alanında insan kaynağımızı geliştirmeye, araştırma kapasitemizi güçlendirmeye ve teknolojinin kamu yönetimiyle toplumsal hayatımıza katkısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmekteyiz.
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen çalışmalarımız bu yaklaşımımızın somut örnekleridir. Teknoloji festivalleri ve genç araştırmacı değişim programlarıyla ortak bir yetenek havuzu oluşturmalıyız. Ayrıca genç parlamenterler grubumuzun bu gündeme katkı sunmasını da bekliyoruz. Uluslararası kurallar şekillenirken Türk dünyası olarak ortak görüşleri geliştirmeli, insanı merkeze alan adil ve kapsayıcı bir yaklaşımın güçlenmesine ise katkıda bulunmalıyız. Değerli dostlarım, içinden geçtiğimiz dönemi yalnızca teknolojik dönüşüm üzerinden değerlendiremeyiz.
Dünyanın farklı bölgelerindeki savaşlar, çatışmalar ve insani krizler uluslararası sistemin ciddi sınamalarını ortaya koymaktadır. Özellikle Filistin'de yaşananlar insanlık cephesinin ortak vicdanı ve uluslararası sistem açısından ağır bir sınav olmaya devam etmektedir. Gazze'de üç yılı aşan soykırımın durması, kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması hiç şüphesiz uluslararası sistemin en önemli önceliklerinden birisi olmak mecburiyetindedir. Ancak Gazze'ye odaklanırken aynı şekilde Batı Şeria'da da Siyonist İsrail rejiminin soykırımcı tavırları devam etmekte, yasa dışı yerleşimciler oralardaki yerleşimlerini genişletmekte, Filistinlilere yönelik her türlü şiddet uygulanmaya devam etmektedir. Hepinizin izlediği gibi bu şiddetin içerisinde Filistinli zeytin üreticilerinin zeytin hasadını yapmalarına bile müsaade etmeyen, atadan babadan kalma ağaçlarını söküp atan anlayışı lanet dediğimizi bir kere daha buradan ifade etmek istiyorum.

Dünya bu sessizliğine devam ederse bir müddet sonra üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı da kalmayacaktır. Dolayısıyla parlamenter diplomasi yoluyla hakkı, adaleti ve insan onurunu merkeze alan adil bir uluslararası sistemin tesisine katkıda bulunmak hiç şüphesiz parlamenter faaliyetlerimizin de en önemli konularından birisidir.
9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na Türkiye olarak ev sahipliği yapıyoruz. Bu kapsamda 16 Kasım 2026 tarihinde parlamentolar arası birlik ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortaklaşa gerçekleştireceği toplantıya da hepinizi davet ediyoruz. Türk dünyası olarak yeşil dönüşüm, temiz enerji ve iklim teknolojilerinde tecrübelerimizi paylaşmalı. Yapay zekanın enerji verimliliğini, afet yönetimini ve sürdürülebilir üretim alanlarındaki imkanlarından hep birlikte yararlanmalıyız.
Değerli kardeşlerim, sizlerle paylaşmak istediğim bir diğer husus ise Türkiye'de özellikle son bir yıldır sürdürdüğümüz çalışmalarla belli bir noktaya getirdiğimiz terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge çalışmalarıdır. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oluşturduğumuz bir komisyon marifetiyle, bütün siyasi partilerin katılımıyla fevkalade güçlü bir müzakere sürecini gerçekleştirdik.
Türk dünyası parlamenter işbirliğini genel işbirliği sürecimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu çerçevede Türkman'ın Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere diğer işbirliği kuruluşlarıyla eşküdüm içinde çalışmasını, parlamenter diplomasiyle hükümetler arası işbirliğinin birbirini tamamlamasını öngörüyoruz. Bu çerçevede özellikle kardeşimiz Özbekistan ve Türkmenistan'ın en kısa zamanda Türk başarısı altında asli yerlerini almalarını bekliyoruz.