Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Afyonkarahisar'da Büyük Tarruz'un 104. yıldönümünde önemli açıklamalarda bulundu.
Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları:
Sevgili kardeşlerim, Osmanlı Cihan Devleti en son dönemlerinde 4,5 milyon kilometrekarelik bir büyük alana hükmeden devletti. Sadece 20 yıl içerisinde bu dört buçuk milyon kilometrekareden bugünkü yedi yüz seksen bin kilometrekarelik vatan topraklarına sıkıştırıldık. Balkanlar, Yemen, Arap coğrafyası, Trabluskarp, Trablusçarp, birçok yerde birtakım iç karışıklıklarla, isyanlarla o koskoca dünya devleti paramparça edilerek bugünkü haline getirildi. Balkanlarda altı asır bir arada yaşamış olan Boşnaklar, Arnavutlar, Yunanlılar, Bulgarlılar, Türkler maalesef 20 yıl içerisinde birbirine düşman edildi. Balkanlar paramparça oldu.
Aynı şekilde güneyimizdeki coğrafyada paramparça hale getirildi. Bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyada sınırlar cetmenlerle masanın üstüne konularak sınırlar çizildi. Örnek olarak söylüyorum. Bizim Şanlıurfa'nın Akçakalesi'nin karşısında Tel Abyad diye bir yer vardır. Tel Abyad'da Akçakale demektir. Suruç'un karşısında Ayn-ül Arap ya da Kobani diye bir yer vardır. Bu iki sınırın iki tarafında da aynı halkın, aynı aşiretin fertleri yer almaktadır.
İnsanları sınırlarla böldüler ama gönüllerini bölemediler. Emperyalizmin ikinci oyun planı devreye girdi. Vekil örgütler vasıtasıyla bölgedeki coğrafyayı daha fazla parçalamak, bölüp parçalamak için terör örgütlerine ciddi şekilde destek verdiler. Şimdi Türkiye Allah'ın izniyle Cumhuriyet'in ikinci aslında daha büyük bir aklı ortaya koyarak emperyalistlerin oyun planını bozuyor.
Cumhurbaşkanımızın Ahlat'ta yaptığı konuşmada iç kalenin tahkim edilmesi uyarısıyla yola çıkılmış Sayın Devlet Bahçeli 'nin son derece stratejik destekleriyle süreç belli bir şekilde ilerlemiştir. Geçen sene 5 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde de bendenizin başkanlığını yaptığım parlamentodaki hemen hemen bütün partilerin katıldığı bir komisyon oluşmuş ve fevkalade büyük bir demokratik başarıyı ortaya koymuştur. 21 toplantı yapılmış.
Başta şehit ailelerimiz ve gazilerimiz olmak üzere Türkiye'deki toplumun farklı kesimlerinin temsilcileri dinlenmiş. Üniversite, iş dünyası, sendikalar, doğudan, batıdan bütün sivil toplum ve kanaat sahibi olanlar dinlenmiş. Fevkalade güçlü bir demokratik müzakere ortamı sonunda. Katılan milletvekili arkadaşlarımızın ellisinden 47'sinin oyuyla rapor kabul edilmiştir. Rapor Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 'nun raporuydu. Türkiye demokrasisinde bu kadar büyük bir çoğunlukla ittifakla kabul edilen bir siyasi belge yoktur. Bu siyasi belge aynı zamanda bir yol haritası aynı zamanda bir el kitabı olarak kapıyı aralamış yeni başlangıcı önümüze koymuştur.
Ardından bir yıl süren bu çalışma, bu beş ayı aşkın çalışma sonrasında arkasından bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde 10 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair kanun 467 milletvekilimizin oyuyla yani meclis tarihinin en büyük ittifakıyla kabul edilmiş ve yasalaşmıştır. Böylece aralanan bu kapı bu yasayla birlikte sonuna kadar açılmıştır.