Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, endişe verici açıklamalarda bulundu. Çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk onkolojisi ve nefroloji gibi hayati branşlarda hekim sayısının hızla azaldığının altını çizen Kasapçopur, eğer bu alanlarda çalışan hekimlere pozitif ayrımcılık yapılmazsa, 5 yıl sonra bu alanlarda doktor bulmakta sıkıntı çekileceğini ifade etti.
Çocuk sağlığı ve hastalığı ile ilgili en kritik ihtisas alanları tehlike sinyalleri veriyor. Yüksek riskli ve yoğun çalışma yükü bulunan çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk kanseri, nefroloji ve nöroloji bölümlerine ilgi hızla azalıyor. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur bu endişe verici duruma işaret ederek “Bugün gerekli adımlar atılmazsa 5 yıl sonra bu alanlarda çok ciddi hekim açığı yaşayacağız” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, geçtiğimiz hafta açıklanan 2026-Tıpta Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’nın (2026-YDUS) sonuçlarını değerlendirdi. Yüksek riskli ve yoğun çalışma yükü olan çocuk yan dal uzmanlık kadrolarının çoğunun boş kaldığına dikkat çeken Kasapçopur, “Bu yıl TUS’ta 118 doktor için kadro açılan çocuk yoğun bakım branşını yalnızca 5 doktor tercih etti. Yenidoğan branşında 250 doktorluk kadro ise yalnızca yüzde 9’u doldu. Çocuk hematolojinin yalnızca yüzde 15’i, çocuk acilin ise yüzde 16’sında doluluk görüldü. Benim de torunlarım var. Allah göstermesin, başlarına bu hastalıklardan biri gelse 5 yıl sonra kritik hastalıkları tedavi ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız” uyarısını yaptı.
Prof. Dr. Kasapçopur genç doktorların bu branşlardan uzaklaşmasının en önemli sebeplerini şöyle sıraladı:
Ağır çalışma şartları ve malpraktis davaları: Özellikle yenidoğan branşı, alanın doğası gereği riskli bir bölüm. Mesela 500 gram ağırlığında dünyaya gelen prematüre bebeklerin tedavisinde tüm çabalara rağmen komplikasyon gelişebilir. Doktorların çabasına rağmen gelişebilen komplikasyonlar dava konusu olabiliyor. Çok yüklü tazminatlara mahkûm olabiliyorlar. Bu durum hekimleri bu alanlardan uzaklaştırıyor.
Bir diğer önemli sorun ise eğitim sürecinin uzunluğu. Bir doktorun çocuk yoğun bakım veya yenidoğan uzmanı olabilmesi için tıp eğitimi, uzmanlık, yan dal eğitimi ve üç ayrı zorunlu hizmetle birlikte Yaklaşık 17 yılını bu mesleğe vermesi gerekiyor.
Üstelik bu zorlu eğitimin sonunda kritik branşlarda çalışan hekimler, ana branşlarında hasta bakamıyor. Bu durumlar genç hekimleri başka alanlara yöneltiyor. Bu sistem sürdürülebilir değil.
Prof. Dr. Kasapçopur, çözümün kritik branşlarda çalışan hekimlere pozitif ayrımcılık yapılmasından geçtiğini söyledi. Ücretlendirme, çalışma şartları ve özlük haklarında iyileştirme yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Kasapçopur, “Çocukların hayatını kurtaran bu branşları cazip hâle getiremezsek, gelecekte çocuklarımız için en büyük sorun doktor bulmak olacak” uyarısında bulundu.
YDUS yerleştirme sonuçlarında en çarpıcı tablo çocuk yoğun bakım ve yenidoğan branşlarında görülüyor. Haziran 2024 YDUS’ta çocuk yoğun bakımda açılan 26 kadronun 25’i dolarken, Mayıs 2026’da açılan 118 çocuk yoğun bakım kadrosunun sadece 5’i doldu, 113 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 4’e geriledi.
Benzer tablo yenidoğan (neonatoloji) yan dalında da yaşandı. Haziran 2024’te 31 kadronun 29’u dolarken, Mayıs 2026’da ise 250 yenidoğan uzmanlık kadrosunun sadece 22’sine yerleşme oldu. 228 kadro boş kaldı ve doluluk oranı yüzde 9’a düştü.
Mayıs 2026 YDUS’ta çocuk hematoloji-onkoloji kadrolarının yalnızca yüzde 15’i, çocuk acil kadrolarının yüzde 16’sı, çocuk nefrolojisi kadrolarının ise yüzde 41’i dolabildi. Bir dönem tüm kadrolarını dolduran çocuk kardiyolojisi, gastroenterolojisi ve enfeksiyon hastalıklarında da doluluk oranları yüzde 55-67 seviyelerine kadar geriledi.