Sağlık

Bel ve boyun fıtığında standart tedavi dönemi kapanıyor

Türkiye’de her 3 kişiden biri bel ağrısı yaşıyor. Ağırlıklı olarak üretken yaş grubunu etkileyen omurga hastalıklarında, kişiye özel planlanan tam kapalı(endoskopik) cerrahi yaklaşımlar öne çıkıyor.

Bel ve boyun fıtığında standart tedavi dönemi kapanıyor
KAYNAK:
Bülten
|
GİRİŞ:
10.04.2026
saat ikonu 09:51
|
GÜNCELLEME:
10.04.2026
saat ikonu 09:51

Türkiye’de , boyun fıtığı, sırt fıtığı ve kanal darlığı gibi omurga hastalıkları, milyonlarca kişiyi etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, ülkemizdeki yetişkinlerin yaklaşık üçte birinin son bir yıl içinde bel ağrısı yaşadığını ortaya koyuyor. Toplumun ise %70-80’i hayatının bir döneminde bu sorunla karşılaştığını belirtiyor. Özellikle 30-50 yaş aralığında yoğunlaşan bu tablo; hareketsiz yaşam, masa başı çalışma, yanlış duruş ve yaşa bağlı disk yıpranması gibi faktörlerle daha da yaygınlaşıyor.

HABERİN ÖZETİ

Bel ve boyun fıtığında standart tedavi dönemi kapanıyor

Türkiye'de bel, boyun, sırt fıtığı ve kanal darlığı gibi omurga hastalıkları yaygınlaşırken, standart tedaviler yerine hasta özelinde planlanan endoskopik cerrahi öne çıkıyor.
Türkiye'de yetişkinlerin yaklaşık üçte biri son bir yıl içinde bel ağrısı yaşarken, toplumun %70-80'i hayatının bir döneminde bu sorunla karşılaşıyor.
Omurga hastalıkları, özellikle 30-50 yaş aralığında yoğunlaşıyor ve hareketsiz yaşam, masa başı çalışma, yanlış duruş gibi faktörlerle yaygınlaşıyor.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatındaki bireylerin de önemli bir sorunu haline geldiğini belirtiyor.
Endoskopik (tam kapalı) omurga cerrahisinde standart kalıplar yerine hasta özelinde planlama öne çıkıyor, zira fıtığın seviyesi, sinir baskısı derecesi, kanal darlığının yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi değişkenler tedavi kararını etkiliyor.
Tam kapalı omurga cerrahisi, uygun hastalarda hedefe yönelik müdahale imkanı tanıyarak gereksiz doku hasarından kaçınıyor ve sorunun bulunduğu bölgeye doğrudan ulaşmayı amaçlıyor.
Monoportal ve biportal yöntemler gibi farklı tam kapalı tekniklerin aynı merkezde uygulanabilmesi, her vakada hastanın ihtiyacına en uygun tekniğin seçilmesine olanak sağlıyor.
Endoskopik cerrahi, uygun vakalarda aynı gün mobilizasyon, erken taburculuk ve günlük yaşama daha hızlı dönüş gibi avantajlar sunabilir.

Kariyerinin erken döneminden itibaren endoskopik omurga cerrahisine odaklanan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, omurga hastalıklarının artık yalnızca ileri yaş grubunun değil, aktif çalışma hayatının merkezindeki bireylerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirterek, “Günümüzde hastalar yalnızca tedavi olmak değil, kendileri için en doğru yöntemin neden seçildiğini de bilmek istiyor. Bu da bizi daha kişiselleştirilmiş bir cerrahi planlamaya yönlendiriyor” dedi.

Bel ve boyun fıtığında standart tedavi dönemi kapanıyor

Standart değil, hasta özelinde planlama

Omurga cerrahisinde aynı tanının her hastada aynı tedavi anlamına gelmediğine dikkat çeken Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, fıtığın seviyesi, sinir baskısının derecesi, kanal darlığının yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu gibi birçok değişkenin tedavi kararını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Bu nedenle endoskopik (tam kapalı) bel, boyun ve sırt fıtığı ile kanal darlığı cerrahisinde standart kalıplar yerine hasta özelinde planlamanın öne çıktığını belirtiyor.

Son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte daha fazla gündeme gelen tam kapalı omurga cerrahisi, uygun hastalarda hedefe yönelik müdahale olanağı tanıyor. Bu yöntemde amaç, gereksiz doku hasarından kaçınarak sorunun bulunduğu bölgeye doğrudan ve kontrollü şekilde ulaşmak olarak öne çıkıyor.

İleri teknikler aynı merkezde değerlendiriliyor

Endoskopik cerrahide monoportal ve biportal yöntemlerin yanı sıra, farklı tam kapalı tekniklerin tek yerde uygulanabilmesi, Türkiye’de her merkezde mümkün olmayabiliyor. Bu yaklaşım, her vakada tek bir yönteme bağlı kalmadan, hastanın ihtiyacına en uygun tekniğin seçilmesine imkan sağlıyor.

Farklı teknikleri bir arada uygulayabilen sayılı merkezler arasında yer aldıklarını ve Türkiye’nin birçok ilinden hasta başvurusu aldıklarını belirten Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, cerrahi planlamasını güncel görüntüleme sistemleri ve endoskopik teknolojiler doğrultusunda şekillendirdiklerini ifade ederek şunları söylüyor:

“Omurga cerrahisinde önemli olan, tek bir yöntemi öne çıkarmak değil; hastanın ihtiyacına en uygun tekniği seçebilmektir. Endoskopik cerrahi, uygun vakalarda daha hedefe yönelik müdahale ve ameliyat sonrası sürecin daha konforlu yönetilmesi açısından önemli bir seçenektir.”

Üretken yaş grubunda risk yüksek

Uygun hastalarda endoskopik cerrahi sayesinde aynı gün mobilizasyon, erken taburculuk ve günlük yaşama daha hızlı dönüş mümkün olabiliyor. Ancak bu avantajların sağlanabilmesi için hastaların doğru teknikle eşleşmesi kritik önem taşıyor. Cerrahi kararın yalnızca görüntüleme bulgularına göre verilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıtın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Türkiye’de omurga hastalıklarının özellikle 30–50 yaş aralığında yoğunlaşması, bu sorunun yalnızca bireysel sağlık değil, aynı zamanda işgücü ve yaşam kalitesi açısından da önemli bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Rifat Saygın Altınağ, masa başı çalışma düzeni ve düşük fiziksel aktivitenin bu tabloyu hızlandırdığına dikkat çekerek “Bu çerçevede kişiye özel cerrahi yaklaşımlar, yalnızca tedavi başarısını değil, hastaların yaşam kalitesini ve günlük hayata dönüş sürecini de doğrudan etkiliyor” açıklamasını yapıyor.

ETİKETLER
#bel fıtığı
#Boyun Fıtığı
#Omurga Hastalıkları
#Endoskopik Omurga Cerrahisi
#Kişiselleştirilmiş Cerrahi
#Sağlık
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.