Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sosyal medyada hızla yayılan matcha çayının demir emilimini düşürdüğü iddialarını uzmanlar değerlendirdi. Günde bir bardak tüketim çoğu kişi için risk oluşturmazken, veganlar ve anemi hastalarının dikkatli olması tavsiye ediliyor.
MÖ 2700'lerde Çin'de tüketilmeye başlandığı düşünülen ve gölgede yetiştirilen yeşil çay yapraklarının ince öğütülmesiyle elde edilen matcha, yaz aylarının en popüler içeceklerinden biri haline geldi. Ancak sosyal medyada, bu çayın vücudun demir işleme yeteneğini düşürebileceğine dair endişeler gündeme taşındı.
Matcha tozu doğrudan suya veya süte çırpılarak hazırlandığı için yaprağın tamamı tüketiliyor; dolayısıyla standart bir çay poşetine kıyasla çok daha yoğun bir besin ve antioksidan dozu alınıyor. Ludlam-Raine, matchanın demir emilimini gerçekten azalttığını belirtiyor.
Tanenler, ıspanak, fasulye ve mercimek gibi bitkisel gıdalarda bulunan "hem olmayan demire" (non-haem) tutunarak sindirim sisteminin ememeyeceği katı bir kompleks oluşturuyor. Bütün çay yapraklarından yapıldığı için matchadaki yüksek tanen konsantrasyonu, demir emilimini standart çay veya kahveden çok daha fazla etkiliyor.
Kahve, kırmızı şarap ve bitter çikolatada da bulunan tanen adlı acı bitki bileşikleri açısından zengin olan matcha, bağırsakta bir mıknatıs gibi hareket ediyor.
Ludlam-Raine, günde bir bardak matcha içmenin çoğu insan üzerinde büyük bir etki yaratmayacağını ifade ediyor. Sonal Jenkins ise dengeli beslenen kişilerin günlük toplam demir alımının, matchanın bağlayıcı etkisinin üstesinden kolayca geldiğini aktarıyor.
Uzmanlar, tam da noktada iki spesifik grubun dikkatli olması gerektiği konusunda uyarıyor. Tamamen bitkisel kaynaklı demire bağımlı olan veganlar ve vejetaryenlerde yoğun matcha tüketimi zamanla demir depolarını tüketebiliyor. Ayrıca kan testiyle anemi teşhisi konmuş veya düşük demir seviyeleriyle mücadele eden kişilerin demir emilimini etkileyen unsurlara karşı hassas davranması gerekiyor.