Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Boyun kütletme sırasında yapılan hızlı, sert ve kontrolsüz hareketler nadir de olsa ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Özellikle boyun damarlarını ilgilendiren diseksiyon ve buna bağlı inme ihtimali, bu alışkanlık konusunda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Ancak mevcut bilimsel araştırmalar, her boyun kütletme hareketinin felce veya ölüme yol açtığını göstermiyor. Riskin nadir olduğu ve konuya ilişkin bilimsel verilerde nedensellik konusunda hâlâ tartışmalar bulunduğu belirtiliyor.
Boyun hareket ettirildiğinde duyulan çıtlama sesi her zaman kemiklerin birbirine sürtünmesinden kaynaklanmıyor. Eklemlerin hareketi sırasında oluşan basınç değişiklikleri ve eklem sıvısındaki gaz kabarcıkları da bu sesin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle sesin duyulması tek başına boyunda bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Ancak kişi boynunu özellikle sert şekilde çeviriyor, bastırıyor veya başka bir kişinin uyguladığı kuvvetli hareketlerle kütletiyorsa durum farklı değerlendiriliyor.
Özellikle hızlı ve yüksek kuvvet içeren boyun manipülasyonlarının damarlar üzerinde oluşturabileceği mekanik etkiler nedeniyle dikkatli olunması gerekiyor.

Boynun her iki yanında beyne kan taşıyan önemli damarlar bulunuyor. Bunlardan vertebral arterler ve karotis arterler, beyin dolaşımı açısından kritik öneme sahip.
Boynun ani şekilde döndürülmesi veya aşırı geriye doğru zorlanmasıyla ilgili olarak tıp literatüründe servikal arter diseksiyonu adı verilen durum tartışılıyor. Diseksiyon, damar duvarının katmanları arasında ayrılma meydana gelmesi anlamına geliyor. Böyle bir durumda damarın içinde pıhtı oluşabilir ve bu pıhtı beyne giden kan akımını engelleyerek inmeye yol açabilir.
Amerikan Kalp Derneği ve Amerikan İnme Derneği tarafından yayımlanan değerlendirmelerde, boyun manipülasyonu ile servikal arter diseksiyonu arasındaki ilişkinin kesin olarak ortaya konulmadığı, ancak özellikle hızlı boyun hareketleri konusunda dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.

Boyun ağrısı veya tutulması yaşayan kişiler bazen boyunlarını sağa sola sert biçimde çevirerek rahatlamaya çalışıyor. Bunun yanı sıra sosyal medyada görülen bazı hareketler de kişileri boyunlarını normal hareket sınırlarının dışına çıkarmaya yöneltebiliyor.
Buradaki en önemli hata, ağrı veya gerginlik hissedildiğinde boynu daha fazla zorlayarak “çıtlatmaya” çalışmak oluyor. Özellikle ağrı varken uygulanan sert hareketler yerine, şikâyetin nedeninin değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Boyun kütletme işleminin mutlaka ciddi bir sonuca yol açacağı söylenemese de kontrolsüz ve yüksek kuvvetli uygulamalar gereksiz risk oluşturabiliyor. Bilimsel derlemelerde de boyun manipülasyonu ile inme arasındaki ilişkinin nadir olduğu ve mevcut çalışmaların kesin bir nedensellik ortaya koymadığı belirtiliyor.

Boyun bölgesine uygulanan hareket sonrasında şiddetli veya alışılmadık bir baş ağrısı, boyun ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı, konuşma bozukluğu, görme değişikliği, yüzde veya vücudun bir tarafında uyuşma ve güç kaybı ortaya çıkarsa durum hafife alınmamalı.
Özellikle ani başlayan nörolojik belirtiler inme açısından acil değerlendirme gerektiriyor. Servikal arter diseksiyonlarında boyun ağrısı ve şiddetli baş ağrısı, inme belirtilerinden önce ortaya çıkabilen bulgular arasında yer alabiliyor.
Bu belirtilerden biri boyun hareketinden sonra ortaya çıkarsa kişinin kendi kendine müdahale etmeye devam etmek yerine acil sağlık hizmetlerinden yardım alması gerekiyor.

Boyun ağrısının nedeni her zaman kas gerginliği olmayabilir. Uzun süre yanlış pozisyonda oturmak, kas spazmları, eklem problemleri, sinir sıkışmaları veya başka sağlık sorunları boyun bölgesinde ağrıya neden olabilir.
Bu nedenle sürekli boyun kütletme ihtiyacı hisseden kişilerin alışkanlığın kendisine odaklanmak yerine ağrının nedenini araştırması önem taşıyor. Özellikle ağrı sık tekrarlıyorsa, hareket kısıtlılığı varsa veya kola yayılan uyuşma ve güç kaybı eşlik ediyorsa sağlık uzmanına başvurulması gerekiyor.