Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Aort yırtılması konusu genç oyuncu Ramazan Tetik’in ani vefatı ile gündeme geldi. Günlük hayatta çok fazla karşılaşmadığımız bu rahatsızlık ile ilgili Tgrthaber.com’a konuşan Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Kahraman Coşansu, hayat kurtaracak tavsiyelerde bulundu. Aynı zamanda aort yırtılmasının nedenlerine değinen uzman isim risk altında olanlar hakkında bilgi verdi. İşte ayrıntılar…
Aort damarı yırtılması (Aort diseksiyon) denilen durumun aort damarının iç tabakasının yırtılması şeklinde tarif edildiğini belirten Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kahraman Coşansu, bu ölümcül rahatsızlığın nedenlerini aktardı.

Aort diseksiyonunun yapısal veya bazı risk faktörlerine bağlı olduğunu belirten Coşansu, hipertansiyonun bu yırtılmanın en önemli sebebi olurken genç yaşta nedenlerin biraz daha farklı olduğuna dikkat çekti. Bunda en önemli faktörün genetik sebepler olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Coşansu, “Mesela bağ dokusu hastalıkları dediğimiz bazı hastalıklar var. Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu gibi bazı genetk hastalıklar var. Bu hastalıklarda damar duvarı zayıflaması olur. Yapısal olarak ve aort damarı genişler. Buna bağlı olarak da yırtılma meydana gelir damarda. Özellikle bu kişilerin eklemleri daha gevşektir. Uzun boy ince yapılı kişilerdir. Ailesinde ölüm öyküsü vardır. Çünkü genetik olduğu için böyle hikayeler, anamnezler alınabiliyor. Onun dışında bazı doğuştan kalp kapağında aortik kapağımız bicuspid dediğimiz iki yapraklı olabiliyor. Normalde üç yapraklıdır. Bu da aortic duvarında yapısal zayıflık oluşturarak genç yaşta diseksiyon yırtılma riskini arttırıyor.” şeklinde konuştu.

Gençlerde görülen aort yırtılması durumlarında genetik yatkınlığın yanı sıra şiddetli hipertansiyonun da sebepler arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Kahraman Coşansu, “Ciddi kontrolsüz hipertansiyon olduğu zaman bu hasta hastalarda da yırtılma riski yine yükseliyor.” ifadelerini kullandı.

Ağırlık kaldırarak spor yapanların da risk grubunda olduğunu belirten Coşansu, “Özellikle ani valsalva manevrası dediğimiz ıkınma tarzı yoğun bir ağırlık kaldırma sırasında yaptığımız iç nefesi tutma sonucunda hareketi aort duvarında ani stres ve yırtılma meydana gelebiliyor. Bunun dışında yine travma gibi durumlarda mesela trafik kazası, düşmeler gibi durumlarda yine yırtılma durumunu görebiliyoruz.” dedi.
Bazen de kokain gibi uyarıcı maddeler kullanılan hastalarda ani tansiyon yükselmesi ve aort yırtılması görülebildiğini belirten Coşansu, enfeksiyonlar ve kalp ameliyatı sonrasında gelişen komplikasyonları da bu duruma yol açan nedenler olduğunu ifade etti.

Ailesinde herhangi bir kalp şikayeti bulunmayan ve kendini sağlıklı hisseden kişilerin bile hayatında bir kez kontrole gitmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kahraman Coşansu, “Hiçbir şikayetim yok. Ailede de öyküm yok. Sadece var mıdır, yok mudur derseniz o durumda şöyle yani herkesin aslında hayatında bir kere de olsa 30 yaşından sonra bir kere de olsa bir kalp ultrasonu ekokardiyografi ile bakılmasında fayda var. Çünkü çok fazla ekstradan hastalıklar saptayabiliyoruz. Yani kapak hastalıklarından tutun da çocukluğunda geçirdiği bir romatizmanın kalp kapağını tutmasına bağlı kapak darlığına kadar. Bazen enfeksiyonlar sonrası kalp yetersizliği, miyokardit, perikardit gibi birçok tablo... Yani kısacası rastlantısal olarak bir sürü şey bulabiliyoruz. O yüzden bazal olarak 30 yaşından sonra hiçbir şikayeti olmayan, hiçbir risk faktörü olmayan hastalarda bir kere de olsa bir bakılsa iyi olur.” Şeklinde konuştu.

Ailesinde genç yaşta ölüm olan kişilerin yanı sıra göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi farklı rahatsızlıklarla hastaneye başvuran kişilerin ekokardiyografi kontrolünün yapıldığının altını çizen Coşansu, “Aort damarında bir genişleme saptadığımız zaman biz mutlaka o hastaları takibe alıyoruz. Aortun genişliğine göre, bazı hastaları 6 ayda bir, bazı hastaları yılda bir, bazı hastaları 2 yılda bir kontrol öneriyoruz. Çünkü bu genişleme sabit duran bir şey değil. Belli bir hızda ilerler. Bazı hastaların çok yavaş ilerler. Ömür boyu hiçbir şeye sebep olmaz. Ama bazı hastaların hızlı ilerler. Kısa sürede ameliyatlık durumuna geçme durumu olabiliyor. O yüzden takip gerektiren bir şey oluyor. dedi.

Ölümcül sonuçlara yol açan aort yırtılmasının hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini aktaran uzman isim, “Hiç belirti vermiyor. Bir anda böyle aniden olabiliyor. Zaten çoğu bulduğumuz hastalarda tansiyon şikayetiyle gelip kontrollerde ekokardiyografi rastgele yaptığımız hastalarda saptıyoruz. Genel olarak direkt bir semptomun bu hastalığı düşündürme durumu yok. Öyle söyleyeyim size. Bir şikayetim var. Demek ki bu aort damarımızda bir genişleme veya yırtılma riski var diyemiyoruz. İfadelerini kullandı.

Aort yırtılmasına yol açan en büyük sebebin hipertansiyon olduğuna dikkat çeken Coşansu, yanlış beslenme ve uyku alışkanlıkları, stres yönetiminde yetersizlik gibi durumların ölümcül tabloya yol açan endirekt sebepler olduğunu belirtti. “Ama yırtılmayı sağlayacak tetikleyici oradaki faktör bir numara hipertansiyon, iki numara sigaradır.” Diyen Prof. Dr. Coşansu, “Biz aort damarını takibe aldığımız, hafif de olsa genişleme olan hastalarda mutlaka iki şey öneririz. Bir tansiyonunuz yükselmeyecek, kontrol altında olacak. İki sigara içilmeyecek. Bu iki şeyi mutlaka söyleriz.” İfadelerini kullandı.