Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Uyuz hastalığı, son yıllarda özelliklede sıcak havaların bastırdığı bu zamanlarda etkisini git gide artırıyor. Hemen hemen birçok kişi en ufak bir kaşıntıda "Acaba uyuz mu oldum?" sorusunun cevabını arıyor. Şimdilerde toplumda en sık konuşulan deri hastalıklarından biri olan uyuz hakkında detaylar merak ediliyor. En ufak bir kaşıntıda bile kendinizi uyuz hastalığına yakalanmış hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Bulaşma hızı oldukça fazla olan uyuz, gece artan şiddetli kaşıntılara neden oluyor. Aynı zamanda tedavi edilmediğinde aylarca bile süren bu hastalık özellikle sıcak havaların etkili olduğu bu dönemlerde merakla araştırılıyor. Peki, uyuz nedir? Her kaşıntı uyuz mudur? Uyuzdan korunmak mümkün mü? Uyuzun tanısı nasıl konur? Uzman görüşlerin bilgileriyle uyuz hastalığı hakkında merak edilenleri sizin için araştırdık. İşte uyuz hastalığına dair bilinmeyenler...
Uyuz, sarcoptes scabiei(uyuz böceği) adlı mikroskobik akarın deriyi istila etmesi ve yuva yaptığı bölgede şiddetli kaşıntıya neden olmasıyla birlikte ortaya çıkan bulaşıcı bir deri hastalığı olarak tanımlanır. Özellikle sıcak havaların bastırdığı bu süreçte uyuz vakalarında artışlar görülmeye başlandı. Son zamanlarda birçok birey "Acaba uyuz mu oldum?" sorusunun cevabını araştırır oldu.

Geceleri şiddetlenen kaşıntı, cilt üzerinde kırmızı döküntüler ve cilt yüzeyinde gözle görülebilen iz ve kabarık çizgilere neden olan uyuz hastalığı, son yıllarda toplumda en sık konuşulan deri hastalıklarından biridir. Bulaşma hızı oldukça yüksek olan uyuz, aile içinde bir kişide ortaya çıktığında diğer bireylere de kolaylıkla bulaşabiliyor. Tedavi edilmediğinde haftalar ve hatta aylar boyunca devam eden bu hastalık, yaz aylarında herkesin korkulu rüyası oluyor.

Her kaşıntının uyuz olmadığını dile getiren Atlas Üniversitesi Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hande Yoldaş, kaşıntının onlarca farklı nedeninin olabileceğini vurguluyor. Bu noktada cilt kuruluğu, egzama, alerjik reaksiyonlar, mantar enfeksiyonları, böcek ısırıkları, bazı sistemik hastalıklar ve hatta stres bile kaşıntıya neden olabiliyor. Bundan dolayı vücudunuzda sadece kaşıntının olması her zaman uyuz olduğunuz anlamına gelmeyebilir.

Atlas Üniversitesi Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hande Yoldaş, uyuz hastalığını şu şekilde tanımlıyor:
"Uyuz, Sarcoptes scabiei adı verilen mikroskobik bir akarın neden olduğu bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Bu parazit insan derisinin üst tabakasına yerleşerek küçük tüneller açar ve yaşam döngüsünü burada sürdürür.Kaşıntının temel nedeni parazitin kendisinden çok, vücudun parazite ve yumurtalarına karşı geliştirdiği bağışıklık yanıtıdır. Bu nedenle ilk bulaşmadan sonra belirtilerin ortaya çıkması genellikle 2-6 haftayı bulabilir. Bağışıklık sisteminin verdiği yanıt kişiden kişiye değiştiği için bazı kişilerde parazit bulunmasına rağmen başlangıç döneminde belirgin kaşıntı görülmeyebilir."

Elbette her kaşıntı uyuz değildir. Bu noktada geçmek bilmeyen kaşıntı problemiyle karşı karşıya kalıyorsanız, sebebi sadece uyuz olmayabilir. Özellikle; egzama, alerjik dermatitler, kuruluk egzaması, böcek ısırıkları, mantar enfeksiyonları, ürtiker, ilaç reaksiyonları, psikojenik kaşıntılar uyuzu taklit edebilir. Bundan dolayı var olan birkaç belirtiyle tanı koymak yanıltıcı olabilir.

"Uyuz tanısı nasıl konur" sorusunu Atlas Üniversitesi Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hande Yoldaş cevapladı. Yoldaş uyuz tanısı konusunda şu ifadelere yer verdi:
"Basit alerjik reaksiyonlar çoğu zaman daha kısa sürede düzelirken uyuz tedavi edilmediğinde haftalar hatta aylar boyunca devam edebilir. Uyuzun tanısı öncelikle dermatolojik muayene ile konur. Şüpheli alanlarda dermoskop adı verilen özel büyütücü cihazlarla akarın oluşturduğu yapılar görülebilir. Bazı nadir durumlarda deri kazıntısı alınarak mikroskobik inceleme yapılabilir. Ancak bir dermatoloji uzmanının klinik muayenesi ile sıklıkla inceleme gerekmeden klinik bulgularla tanıya ulaşabilir."

Sıcak havaların etkisiyle daha fazla artış gösteren uyuz hastalığından korunmanın mümkün olup olmadığı en çok merak edilen sorulardan biri oluyor. Klasik uyuz, kabuklu (Norveç) ve Nodüler uyuz olmak üzere 3 farklı türden oluşan bu hastalıkta belli başlı korunmalar mümkün olsa da tam olarak önlemek her zaman mümkün olamayabiliyor. Bu noktada Atlas Üniversitesi Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hande Yoldaş, bazı önlemlerin uyuz riskini azaltabileceğine vurgu yaparak şu ifadelere yer veriyor:

"Özellikle yakın temaslı kişilerde uyuz varsa erken değerlendirme yapılması, ortak kullanılan tekstil ürünlerinin temizlenmesi, aile bireylerinin birlikte değerlendirilmesi, tedavinin eksiksiz uygulanması ve ikinci uygulamanın ihmal edilmemesi en önemli korunma yöntemidir."
Son yıllarda hemen hemen birçok kişide etkisini gösteren uyuz hastalığı sıcak havalarda korkulu bir kabusa dönüşüyor. Uyuz hastalığıyla mücadele eden bireylerin en çok merak ettiği sorular arasında "Uyuz tedavisinden sonra kaşıntı devam eder mi?" yer alıyor. Atlas Üniversitesi Hastanesi Dermataloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Hande Yoldaş, uyuz tedavisinden sonra kaşıntının devam edip etmemesi hakkında şu açıklamalarda bulunuyor:

"Uyuz dedavisinden sonra kaşıntı hala devam edebilir. Bu durum hastaları en çok endişelendiren konulardan biridir. Başarılı tedavi sonrasında bile kaşıntı birkaç hafta, bazen birkaç ay devam edebilir. Çünkü deri, ölü akarlar ve onların kalıntılarına karşı bir süre daha bağışıklık yanıtı vermeyi sürdürür. Bu nedenle tedavi sonrası devam eden kaşıntı her zaman tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Gerektiğinde dermatoloji uzmanı tarafından kaşıntıyı azaltmaya yönelik ek tedaviler planlanabilir."