Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Yeni bir bebek sahibi olmak, aylarca beklediği yavrusunu kucağına almak, anne babaların mutluluk seviyesini arşa çıkarıyor. Ancak lohusa depresyonu, bu durumun yaşanmasına engel olurken, ebeveynlerin hayatını cehenneme çevirebiliyor. Peki, lohusa depresyonu nedir, neden olur? Kimler risk altında ve korunmak için neler yapmak gerekiyor? Klinik Psikolog Ayşe Burcu Durak, Tgrthaber.com editörü Şenay Yurtalan’a yaptığı açıklamada bebek bekleyen ve yeni doğan bebek sahibi olan ailelerin akıllarındaki sorulara birer birer cevap verdi. Belirtilerin genellikle doğumdan sonraki 4-6 haftadan sonra başladığına dikkat çeken Durak, bu süreçte yapılması gerekenleri aktardı. İşte ayrıntılar…

Lohusalık depresyonunun geçici duygusal dalgalanmadan farklı olduğunun altını çizen Klinik Psikolog Ayşe Burcu Durak “Lohusalık depresyonu, doğumdan sonraki ilk haftalar ile ilk yıl arasında ortaya çıkabilen, annenin duygu durumunu, düşüncelerini ve işlevselliğini etkileyen klinik bir depresyon türüdür ve tedavi gerektirebilir.” ifadelerini kullandı.
Lohusa depresyonunun doğum yapan kadınların yaklaşık yüzde 10–15’inde görüldüğünü belirten uzman isim, bu durumun

Lohusa depresyonu belirtilerinin genellikle doğumdan sonraki ilk 4–6 hafta içinde başladığını ancak daha geç dönemde de görülebildiğini belirten Durak, annelerde sık görülen belirtileri ise şu şekilde sıraladı:
Klinik Psikolog Ayşe Burcu Durak, bu belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda ise klinik değerlendirme gerektiğine dikkat çekti.

Lohusa depresyonu, başta da belirtildiği gibi 100 anneden, 10 ila 15’inde görülüyor. Genel olarak bakıldığında aşırı sık görülen bir durum değil. Ancak bu, bazı annelerin risk grubunda yer aldığını gösteriyor. Durak, yaptığı açıklamada;
daha yüksek risk altında olduğunu belirtti.

Lohusa depresyonunu tamamen önlemenin her zaman mümkün olmadığını ancak riskin azaltılabildiğini belirten uzman isim, korunma amaçlı yapılabilecekleri ise şu şekilde sıraladı:
Gebelik döneminde psikoeğitim: Annenin sürece hazırlanması
Sosyal destek: Eş, aile ve yakın çevrenin aktif katılımı
Uyku düzeni: Gece bakımının paylaşılması
Gerçekçi beklentiler: “Mükemmel anne” baskısından uzaklaşmak
Duygusal ifade: Annenin hislerini açıkça paylaşabilmesi
Profesyonel destek: Riskli gruplarda erken psikolojik danışmanlık

Lohusa döneminin biyolojik iyileşmenin yanında psikolojik olarak da hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Durak bu nedenle;
diyerek ailelere tavsiyelerde bulundu.

Yakın çevre, özellikle eş ve aile üyelerinin, lohusa depresyonunu erken fark etme ve destek açısından kritik rol oynadığına dikkat çeken Durak, dikkat edilmesi gereken noktaları ise şu şekilde sıraladı:
Duygusal değişimleri gözlemlemek: Sürekli mutsuzluk, umutsuzluk hali var mı?
Anne-bebek etkileşimi: Anne bebeğe karşı ilgisiz mi yoksa aşırı kaygılı mı?
Uyku ve iştah: Sadece bebek nedeniyle mi bozulmuş, yoksa genel bir düzensizlik mi var?
Kendilik algısı: “Yetersizim” ve “iyi anne değilim” gibi ifadeleri sık kullanıyor mu?
Sosyal geri çekilme: Konuşmak istememe, yalnız kalma isteği var mı?

Her duygusal değişimin patolojik olmadığının altını çizen uzman isim, Bilimsel olarak “baby blues” olarak adlandırılan durum oldukça yaygındır ve genellikle doğumdan sonraki ilk 10–14 gün içinde kendiliğinden düzelir.” İfadelerini kullandı.
Lohusalıkta normal kabul edilen durumları ise şu şekilde sıraladı:
Yorgunluk ve uykusuzluk

Belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi durumunda uzman desteği alınması gerektiğini belirten Klinik Psikolog Ayşe Burcu Durak, aynı zamanda