Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD’nin 5. Nesil savaş uçağı F-35 teknik hataları ve kazalarıyla Pentagon’u harekete geçirirken F-22 Raptor savaş uçaklarıyla ilgili kritik detay ortaya çıktı.
Teknik ekipler, ABD’nin hiçbir ülkeye satmak istemediği ve gizli özellikleri olduğu söylenen F-22 savaş uçağının bir sorunu üzerinde duruyor.

F-22 Raptor, düşük görünürlüklü gizlilik teknolojisi, güçlü çift motorları, gelişmiş aviyonik sistemleri ve üstün manevra kabiliyetiyle dünyanın en yetenekli hava üstünlüğü savaş uçaklarından olarak görülüyordu. Ancak uçağın muharebe performansından bağımsız daha ciddi sorunu muharebe menzili olarak öne çıktı.
F-22 Raptor, düşman savaş uçaklarını alt etmek ve çekişmeli hava sahasında hava üstünlüğü sağlamak için tasarlanmıştı. Uzmanlar menzil sorununun üzerinde duruyor. Araştırmalar sonucu F-22’nin bazı stratejik sorunları sıralandı:

İşte 19fortyfive.com'da yer alan detaylarda F-22'nin menzil sorunu ve stratejik zorlukları:
• Tasarım Amacı ve Sınırlaması: Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı ve dar Avrupa hava sahası düşünülerek tasarlanan F-22’nin yakıt ikmalsiz muharebe yarıçapı yalnızca 529 mildir. Uçağın intikal (feri) menzili harici yakıt depolarıyla 1.840 mile çıksa da bu depolar jentin gizlilik (hayalet) özelliğini tehlikeye atmaktadır.
• Pasifik Coğrafyasının Zorluğu: Günümüzde ABD'nin öncelikli odak noktası, muazzam mesafelere sahip Hint-Pasifik bölgesidir. Örneğin, kritik bir ABD üssü olan Guam, Tayvan'dan yaklaşık 1.500 deniz mili uzaklıktadır ve bu mesafe F-22'nin menzilinin çok ötesindedir.
• Stratejik Dilemma: Çin ile olası bir çatışmada, Tayvan'a daha yakın olan Japonya ve Birinci Ada Zinciri'ndeki ileri Amerikan üsleri düşman füze saldırılarına açık durumdadır. Bu durum, ABD'yi uçaklarını ya savunmasız ileri üslerde konuşlandırmaya ya da çok uzak mesafelerden operasyon yapmaya zorlamaktadır.
• Tanker Uçaklarının Savunmasızlığı: F-22'nin menzili havadan yakıt ikmal uçaklarıyla (KC-135 ve KC-46) artırılabilse de bu tankerler büyük, yavaş ve hedef alınması kolay uçaklardır. Çin'in bölgeye erişimi engellemeyi amaçlayan gelişmiş savunma sistemleri (A2/AD), doğrudan bu tankerleri hedef alarak F-22'nin operasyon kabiliyetini dolaylı yoldan kısıtlamaktadır.

F-22, Sovyet tehdidi göz önünde bulundurularak ve nispeten dar Avrupa savaş alanlarında faaliyet göstermesi amaçlanarak tasarlanmıştı.
Özetle F-22, Avrupa merkezli eski bir stratejinin ürünü olduğu için günümüz Pasifik şartlarında menzil yetersizliği sorunuyla karşı karşıyadır.
F-35’ten bile daha değerli görülen F-22’nin gizlilik özelliği öne çıksa da Çin ve Türkiye gibi ülkeler bu uçağa yetişecek türde uçaklar tasarlıyor. Özellikle Türk savunma sanayisinin 5. Nesil projesi KAAN dünyada yankı uyandırıyor. Birçok ülke KAAN'ı alternatiften öte listede ilk sırada tutuyor. Hatta KAAN’ın manevra kabiliyeti ve gizlilik özellikleri F-22 Raptor ile kıyaslanıyor.

• Geliştirme ve Operasyonel Durum:
KAAN: Türkiye'nin ilk milli 5. nesil savaş uçağı projesidir. İlk uçuşunu 21 Şubat 2024’te gerçekleştirmiş olup test ve geliştirme süreçleri devam etmektedir; yerli motor entegrasyonu hedeflenmektedir.
F-22 Raptor: ABD yapımı, uzun yıllardır hizmette olan ve ihracatı ABD yasalarıyla tamamen yasaklanmış olgunlaşmış bir 5. nesil hava üstünlüğü uçağıdır.
• İtme Gücü ve Performans:
F-22 Raptor: İtme-ağırlık oranı, tırmanma hızı, azami sürat (Mach 2.25) ve hem anlık hem de sürekli manevra kabiliyetinde (vektörlü itki sistemi sayesinde) kıdemli bir avantaja sahiptir.
KAAN: Daha düşük gövde direnci sağlayan yeni nesil bir aerodinamik tasarıma sahiptir; süpersonik hızlarda itki kabiliyetini iyi yakalamış olup TRMotor tarafından 35 bin lb itki gücünde motor geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir.
• Gövde, Yakıt ve Silah Kapasitesi:
KAAN: F-22'ye kıyasla daha uzun bir gövde yapısına, daha büyük yakıt ve dâhilî silah yuvası kapasitesine sahiptir.
• Görünmezlik (VLO - Çok Düşük Radar İzleri):
F-22 Raptor: Olgunlaşmış radar ize sahip gizlilik (stealth) kaplamaları ve tasarımıyla çok düşük radar kesit alanında kıyaslamalı olarak öndedir.
KAAN: Düşük radar görünürlüğü, gelişmiş yerli aviyonikler ve sensörlerle 5. nesil standartlarını yakalamayı hedefler
