Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Microsoft’un kurucusu, milyarder ve hayırsever Bill Gates, yapay zekanın insan hayatı ve çalışma düzeni üzerinde yapabileceği etkiler konusunda şimdiye kadarki en sert çıkışlarından birini yaptı. Teknoloji sektörünün yapay zekanın yol açabileceği tehlikeleri kamuoyuna olduğundan daha küçük gösterdiğini savunan Gates, kitlesel iş kayıplarından biyoterörizme kadar uzanan risklere karşı artık daha ciddi adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Gates, kişisel internet sitesinde yayımladığı yaklaşık 6 bin kelimelik makalesinde yapay zekanın beraberinde getirdiği riskleri ve bunlara karşı alınabilecek önlemleri ayrıntılı biçimde ele aldı. Yeni vergiler, yapay zekanın bazı alanlarda kullanımının sınırlandırılması ve uluslararası düzenlemeler, Gates’in gündeme getirdiği öneriler arasında. Gates’e göre son dönemde yaşanan gelişmeler kendi beklentilerini bile aşmış durumda. Bu nedenle yapay zekanın geleceği konusunda daha açık konuşma ihtiyacı duyduğunu belirtiyor.
Gates, bu dönüşümün en iyi şartlarda bile insanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini beraberinde getirebileceğini düşünüyor. Ona göre siyasetçiler, uzmanlar ve toplumlar, ortaya çıkabilecek sorunları henüz yeterince ciddiye almıyor.
Bu tablo, Gates’in 2023’te yaptığı değerlendirmelere göre daha karamsar. O dönem yapay zeka devrimini internetin ve kişisel bilgisayarların yaygınlaşması kadar heyecan verici bulan Gates, bugün teknolojinin enerji, sağlık ve tarım gibi alanlarda büyük faydalar sağlayabileceğini kabul ediyor. Ancak bir şartla: Dönüşümün doğru yönetilmesi gerekiyor. Aksi halde sonuçların ağır olabileceği görüşünde.
Gates, makalesinde ve New York Times ile yaptığı röportajda, teknoloji dünyasında hayatı boyunca yalnızca üç kez gerçekten şaşırdığını anlattı. İlki 1980’de GUI arayüzünü görmesi, ikincisi ise 2022’de OpenAI yöneticilerinin evinde gelecekte ChatGPT’ye dönüşecek teknolojinin kendisine gösterilmesi oldu. Üçüncü büyük şaşkınlığını ise Anthropic’in yapay zeka destekli kodlama aracı Claude Code yaşattı. Gates, aracı denedikten sonra şaşkınlığını, “Ne oluyor lan?” sözleriyle dile getirdi.
Gates’in en fazla üzerinde durduğu konulardan biri istihdam. Yapay zekanın ilk aşamada özellikle giriş ve orta seviyedeki pozisyonları hızlı biçimde etkileyebileceğini düşünüyor. Hukuk, müşteri hizmetleri, yazılım ve üretim gibi sektörlerde önümüzdeki on yıl içinde ciddi değişimler yaşanabileceğini belirten Gates’e göre süreç bununla da sınırlı kalmayacak.
Zamanla mavi yakalı çalışanlar da dönüşümden payını alabilir. Gates’e göre yapay zeka, insan denetimine ihtiyaç duymadan hatasız biçimde iş yapabilecek seviyeye ulaştığında şirketlerin tercihi de değişebilir. Çünkü maliyet avantajı, insan çalışanların yerine yapay zekanın kullanılmasını şirketler açısından oldukça cazip hale getirecek.
Peki bu dönüşümün ekonomik etkileri nasıl hafifletilecek? Gates’in dikkat çeken önerilerinden biri, yapay zeka kullanımına yönelik yeni bir vergi sistemi. “Token vergisi” olarak tanımladığı modelde, yapay zekanın hesaplama süreçlerinde kullandığı temel birimler olan tokenların vergilendirilmesini öneriyor. Amaç, şirketlerin çalışanlarını yapay zeka sistemleriyle değiştirmesini biraz daha maliyetli hale getirmek.
Buradan sağlanan gelir ise işini kaybeden kişilerin yeniden eğitilmesinde ve daha güçlü bir sosyal güvenlik ağı kurulmasında kullanılabilir. Gates ayrıca çalışan sayısının azalmasının gelir vergisi gelirlerini de aşağı çekeceğine dikkat çekiyor. Ona göre yapay zekadan alınacak vergiler, ortaya çıkabilecek bu açığın bir bölümünü karşılayabilir.
Gates, her işin yapay zekaya bırakılmaması gerektiğini de savunuyor. “İnsanlara ayrılmış” olarak tanımladığı yaklaşım kapsamında, yeniden istihdam edilmesi zor olan ya da doğrudan insan empatisi ve bakım gerektiren bazı mesleklerin yapay zekaya devredilmemesini öneriyor.
Bakım hizmetleri de bunların başında geliyor. Yani mesele Gates’e göre yalnızca hangi işi yapay zekanın daha iyi yaptığı değil. Toplumun hangi işleri insanlarda tutmak istediği de tartışılmalı.
Gates’in kaygıları işsizlikle sınırlı değil. Asıl ürkütücü başlıklardan biri biyoterörizm. Gelişmiş yapay zeka sistemlerine erişimi olan yalnızca birkaç kişinin yeni patojenler geliştirebilme ihtimalinin ciddi bir tehdit oluşturabileceğini belirten Gates, ülkelerin bu alanda ortak hareket etmesi gerektiğini düşünüyor. Özellikle yeni moleküller tasarlayarak pandemi oluşturabilecek biyolojik tehditlerin geliştirilmesinde kullanılabilecek yapay zeka sistemlerinin zorunlu incelemelerden geçirilmesini istiyor. Gönüllü güvenlik önlemleri ise Gates’e göre yeterli değil. Ülkelerin biyoterörizm gibi aşırı riskleri takip edebilmesi ve sınırlandırabilmesi için uluslararası anlaşmalar yapılması gerektiğini savunuyor. Gates, yapay zekanın oluşturabileceği riskler karşısında neden daha hızlı hareket edilmediğini anlamakta zorlandığını da söylüyor.
Endişelerinin bir bölümünün Anthropic’in kurucu ortağı Dario Amodei’nin uyarılarıyla örtüştüğünü belirten Gates, yapay zekanın olumsuz yönleri hakkında açık konuşan isimlerin hedef alınmasını da eleştiriyor.
Yapay zekanın riskleri yalnızca iş dünyası veya biyolojik tehditlerle bitmiyor. Gates, teknolojinin kritik altyapılara yönelik siber saldırıları kolaylaştırabileceği görüşünde. Elektrik şebekeleri, hastaneler ve bankalar hedef haline gelebilir. Dolandırıcılık ve gözetim faaliyetleri de daha yaygın hale gelebilir. Bir başka endişesi ise yapay zekanın hükümetlere insan müdahalesi olmadan ölümcül güç kullanma imkanı sunması.
Sohbet botlarının çocuklar üzerindeki etkisi de Gates’in radarında. Yapay zeka sistemlerinin kullanıcıların mevcut düşüncelerini sürekli destekleyen bir yankı odasına dönüşebileceğini belirten Gates, sohbet botlarının bağımlılık yapabilecek kadar kolay bir arkadaşlık deneyimi sunmasının eleştirel düşünme becerilerini zayıflatabileceğini düşünüyor.