İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Ukrayna semalarında otonom dronlar hedef vuruyor, Gazze'de İsrail'in algoritmaları 37 bin ismi potansiyel hedef olarak işaretliyor, Pentagon yapay zeka destekli savaş gücüne yatırımlar yapıyor, Çin ise otonom savaş uçaklarını dünyaya tanıtıyor. Savaş alanında kararları artık saniyeler içinde algoritmalar veriyor. BM'nin "anlamlı insan kontrolü" çağrısı yeterli desteği bulmuş gibi gözükmüyor...

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti
KAYNAK:
Ömer Faruk Dogan
|
GİRİŞ:
17.04.2026
saat ikonu 11:23
|
GÜNCELLEME:
17.04.2026
saat ikonu 11:52

14 Nisan 2026. Baykar’ın geliştirdiği 5 adet K2 Kamikaze İHA, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden eş zamanlı olarak havalandı. Hava devriye görevlerini icra ettiler ve hedef paylaşımı gerçekleştirdiler. Tüm bu süreç, otonom sürü uçuş algoritmaları tarafından yönetildi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

0:00 655
HABERİN ÖZETİ

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Yapay zeka, savaş alanında karar verme süreçlerini hızlandırarak, istihbarat analizini geliştirerek ve otonom sistemlerin kullanımını yaygınlaştırarak savaşın doğasını kökten değiştirmektedir.
Yapay zeka, sensörlerden, uydulardan ve dronlardan gelen verileri işleyerek eyleme geçirilebilir istihbarata dönüştürmektedir.
Modern savaşta veri füzyonu kritik önem taşımakta ve Palantir'ın Maven Smart System gibi platformlar bu ihtiyacı karşılamaktadır.
İnsansız hava araçları (İHA/SİHA) ve kamikaze dronlar, yapay zeka desteğiyle gelişmiş otonomi ve görev icra kabiliyetleri kazanmaktadır.
İsrail'in Gazze'de kullandığı Lavender gibi yapay zeka destekli hedefleme sistemleri tartışmalara yol açmaktadır.
Drone sürüsü (swarm) teknolojisi, yapay zeka koordinasyonuyla binlerce dronun eş zamanlı hareketini mümkün kılmaktadır.
2026 yılı, yapay zekanın savaş alanındaki rolü açısından kritik bir kırılma noktası olarak öngörülmektedir.

Ukrayna’da insansız kara araçları ve dronlar, tam otonom operasyonlar gerçekleştiriyor. İsrail’de “Lavender” adı verilen yapay zeka destekli "katliam aygıtı", 10 binlerce potansiyel hedefi saniyeler içinde işaretliyor. Çin, Eylül 2025 Zafer Günü geçit töreninde insansız araçlarını gelecekteki ordusunun temel bileşenleri olarak dünyaya tanıttı. Pentagon ise 2026 mali yılında yapay zeka ve otonomi alanı için 13,4 milyar dolar kaynak istedi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Savaşların temel bir direği haline geldiğini rahatlıkla söyleyebileceğimiz yapay zeka sistemleri, basit bir destekçi olmaktan öte bir karar motoru, istihbarat analisti ve savaş alanı koordinatörü olarak görev yapabiliyor.

Peki yapay zeka savaşta ne anlama geliyor? Kullanılmasıyla kullanılmaması arasındaki fark nedir? Hangi silah sistemlerinde nasıl kullanılıyor? Neden böyle bir ihtiyaç doğdu? Ve bu teknolojinin önündeki engeller neler?

EN ÖNEMLİ KONU: YAPAY ZEKA SAVAŞTA NE ANLAMA GELİYOR?

Yapay zekanın savaşta kullanılması, basitçe robotların savaşması anlamına gelmiyor. Kavram çok daha geniş: sensörlerden, uydulardan, dronlardan ve sinyal istihbaratından gelen devasa veri yığınlarının makine öğrenimi algoritmaları tarafından işlenmesi, analiz edilmesi ve eyleme dönüştürülmesi sürecini kapsıyor.

ABD ordusunun Nisan 2026 tarihli resmi yayınında belirtildiği üzere yapay zeka, “insan için imkansız bir hız ve ölçekte bilişsel hız, veri işleme ve bilgi analizi” sağlayarak savaş alanındaki geniş veri kümelerini eyleme geçirilebilir istihbarata dönüştürüyor.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Pratikte bu birden fazla katmanda gerçekleşiyor. Birinci katman istihbarat analizi: Yapay zeka uydu görüntülerini, drone videolarını ve açık kaynak istihbaratını birleştirerek hedefleri tespit ediyor. İkinci katman karar desteği: komutanlara gerçek zamanlı durum değerlendirmesi sunuyor. Üçüncü katman otonom eylem: bazı sistemlerde, özellikle elektronik harp ortamında iletişimin kesildiği durumlarda, platformlar kendi başlarına hedef seçimi ve angajman gerçekleştirebiliyor.

Modern savaş alanında en kritik yeteneklerden biri "veri füzyonu" olarak adlandırılıyor. Palantir’ın geliştirdiği Maven Smart System buna en somut örnek. Sistem, kara, hava, deniz, siber, uzay ve elektronik harp operasyonlarından gelen verileri tek bir platformda birleştirerek komutanlara bütünleşik bir operasyonel tablo sunuyor.

Project Maven olarak bilinen program 2017 yılında ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) tarafından drone görüntülerini analiz etme amacıyla başlatıldı. Ancak zaman içinde çok daha kapsamlı bir askeri istihbarat ve hedefleme platformuna dönüştü. Mart 2026 itibarıyla Pentagon, Maven’ı resmi bir “program of record” (kalıcı program) olarak tescil etti ve uzun vadeli bütçe garantisi sağladı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Palantir’ın Maven için sözleşmesi 2024'te 480 milyon dolarken, Mayıs 2025’te 1,3 milyar dolara yükseltildi. Temmuz 2025’te ise ABD Kara Kuvvetleri, Palantir ile 10 milyar dolar değerinde bir kurumsal çerçeve anlaşması imzaladı.

Ulusal Jeouzamsal İstihbarat Ajansı (NGA) Müdürü, Eylül 2025’te yaptığı açıklamada, Haziran 2026’ya kadar Maven’ın muharip komutanlara “yüzde 100 makine tarafından üretilmiş” istihbarat iletmeye başlayacağını duyurdu. Burada büyük dil modeli (LLM) teknolojisi işin içinde bulunuyor.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

İNSAN-YAPAY ZEKA TAKIM ÇALIŞMASI MODELİ UYGULANIYOR

Bugünkü askeri YZ uygulamalarının çoğu, tam otonomiden ziyade "insan-YZ takım çalışması" (human-AI teaming) modeline dayanıyor. İsrail’in 2025 İran operasyonunda da bu yaklaşım benimsendi. Yapay zeka sürekli olarak hedef önceliklendirmesi, hasar değerlendirmesi ve hava varlıklarının dinamik olarak yeniden görevlendirilmesini gerçekleştirirken, nihai onay insanda kaldı.

Ancak bu modelin sınırları var. Savaşın temposu o kadar hızlandı ki, insan zihninin döngüdeki en yavaş bileşen haline geldiği argümanı güçleniyor. Ukrayna’da bir drone pilotu fırlatıştan hedefe 5 dakikadan kısa sürede ulaşabiliyor; yerleşik yapay zeka, videoyu işleyip araçları tespit edebiliyor ve kalkıştan sonra sıfır insan gözetimiyle kendini yönlendirebiliyor.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

YAPAY ZEKA KULLANILSA NE KULLANILMAZSA NE OLUR?

Yapay zekanın savaş alanına getirdiği en temel değişiklik, karar verme hızı ve işlenebilecek veri ölçeğindeki artış. İsrail-İran çatışması (2025) bu farkı çarpıcı biçimde gösterdi. Tahminlere göre YZ altyapısı olmadan İsrail hedef listesinin yalnızca yüzde 5-10’una ulaşabilir ya da uzun süreli bir yıpratma savaşına girmeye zorlanırdı. Daha da kötüsü, İran’ın kuvvetleri ve misilleme birimleri toparlanma ve karşılık verme fırsatı bulurdu.

Hedef üretim kapasitesindeki fark da çarpıcı. İsrail’in Gazze’deki önceki saldırılarında bombardıman, İsrail Hava Kuvvetleri’nin hedeflerinin tükenmesiyle sınırlı kalıyordu. Yapay zeka destekli sistemlerle bu sınır ortadan kalktı. Gözetim verilerini otomatik olarak tarayan YZ, sürekli yeni hedef önerileri üretmeye başladı.

Geleneksel insansız hava araçları, GPS sinyalinin kesilmesi veya iletişim bağlantısının bozulması durumunda zorlanıyor. Yapay zeka ise bu sorunu çözüyor. Türkiye’nin Bayraktar TB2T-AI SİHA’sı, bu kabiliyetin somut örneği. Üç adet yapay zeka bilgisayar ile donatılan sistem, en zorlu elektronik harp koşullarında bile arazi referanslı görsel seyrüsefer düzenleyebiliyor. Görsel navigasyon ile araziyi tanıyıp hedefleri analiz ederek tespit ve teşhis yapabiliyor. Görsel olarak pistleri tanıyarak otonom iniş ve kalkış gerçekleştirebiliyor.

ÖzellikDeğer
İrtifa Rekoru30.318 feet
Tırmanma Süresi (30.000 feet)< 30 dakika
Maksimum Hız160 knot (300 km/s)
Yapay Zeka Bilgisayarı Sayısı3

Rusya da benzer bir strateji izliyor. Shahed dronlarına entegre edilen yapay zeka, GPS bağımlılığını ortadan kaldırıyor. Yeni nesil Shahed’ler, Ukrayna baz istasyonları üzerinden navigasyon yapan 4G veri modemleri ve Çin uydu navigasyon antenleri kullanıyor. Böylece dronların doğruluk oranını artırıyor ve Ukrayna’nın elektronik harp savunmalarından kaçınmalarına yardımcı oluyor.

Yapay zekayı savunanlar genelde algoritmik hassasiyetin savaşta sivil kayıpları azaltacağını ileri sürüyor. Ancak Gazze’de yaşananlar hiç de öyle demiyor. +972 Magazine ve Local Call’ın soruşturmasına göre, İsrail'in hedefleme görevlileri, Lavender'in vakaların yaklaşık yüzde 10’unda yanlış hedefleme önerisi ürettiğini bilmelerine rağmen, programa koşulsuz şartsız güvenmeye başladılar.

Gazze’deki hedefleme sistemi Lavender, bir noktada 37 bin kadar Filistinli erkeği sözde şüpheli militan olarak işaretledi. İsrail istihbarat subaylarının ifadelerine göre, Lavender tarafından işaretlenen bireyler askeri faaliyet sırasında değil, gece evlerinde aileleriyle birlikteyken bombalandı. Bazı hedefler için 15-20 sivil kayba kadar göz yumulduğu bildirildi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

YAPAY ZEKA HANGİ SİLAH SİSTEMLERİNDE KULLANILIYOR?

1) İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI (İHA/SİHA) VE KAMİKAZE DRONLAR

Ukrayna-Rusya cephesi, yapay zeka destekli drone savaşının en yoğun yaşandığı alan haline geldi. Ukrayna ve Rusya orduları, hedefleri tespit ve tanımlama, dronları yönlendirme ve taktik karar alma süreçlerini desteklemek için yapay zeka kullanıyor. Ukrayna, 2024 yılında yaklaşık 2 milyon drone üretti; bunların büyük bir kısmı YZ destekli otonom kabiliyetlere sahip.

Ocak 2024 ile Ağustos 2025 arasında Rusya’nın Ukrayna’ya fırlattığı Shahed tipi saldırı dronlarının aylık sayısı 334’ten 4 binin üzerine çıktı. 2025’te Ukrayna, düşürülen Shahed enkazlarında yapay zeka işleme çipleri (Nvidia), gece hedef kilitlenmesi için termal görüntüleme modülleri ve dronların birbirleriyle bilgi paylaşmasına olanak tanıyan bağlantı sistemleri tespit etti. Dronlar ayrıca nesnelere otonom olarak yönelmelerini sağlayan kameralarla donatılmıştı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Ukraynalı geliştiriciler, veri bağlantısı kesintiye uğradığında belirlenmiş bir hedefe otonom olarak kilitlenebilen ve saldırının son aşamasını bağımsız olarak icra edebilen yerleşik yapay zekalı dronları test ediyor. Bu “kamikaze” sistemler, görev başladıktan sonra sürekli insan kontrolü olmadan hedefi takip edip vurabiliyor.

Aralık 2024’te Ukrayna kuvvetleri, Harkiv kuzeyindeki Liptsi köyü yakınında ilk tamamen insansız bir askeri operasyon gerçekleştirdiler. Operasyonda onlarca insansız kara aracı (UGV) ve birinci şahıs görüş (FPV) dronları kullanıldı, hiçbir piyade katılımı olmadı. Makineli tüfek ve mühimmatla donatılmış UGV’ler mayın temizleme ve doğrudan atış görevlerini yerine getirirken, FPV dronlar havadan destek sağladı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Türkiye ise insansız hava araçları alanında küresel bir öncü konumunda. Dünyanın en büyük İHA şirketlerinden Baykar, 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bayraktar TB2 SİHA için 36, Bayraktar AKINCI TİHA için 16 ülkeyle ihracat anlaşması imzalandı. İnsansız savaş uçağı olarak geliştirilen Bayraktar KIZILELMA'nın bu yıl Türk ordusuna teslim edilmesi planlanıyor.

Bayraktar K2 Kamikaze İHA, Türk savunma sanayisinin ulaştığı yapay zeka seviyesinin en güncel sembolü. 2 bin km’yi aşan menzile sahip platform, gelişmiş yapay zeka ve otonomi algoritmaları sayesinde insan müdahalesine gerek kalmadan görev icra edebiliyor. Gerçekleştirilen testlerde 5 adet K2, “sağ kademe”, “çizgi” ve “V” dizilimlerinde formasyon uçuşları gerçekleştirdi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

Bayraktar TB2’nin yeni nesil versiyonu olan TB2T-AI SİHA ise turbo motor gücü ile yüksek hız, üstün irtifa ve akıllı uçuş kabiliyetlerini bir arada sunuyor. Bünyesine entegre edilen üç adet YZ bilgisayarı sayesinde hedef analizi, otonom iniş-kalkış ve dinamik rota planlaması yapabiliyor.

2) YAPAY ZEKA DESTEKLİ HEDEFLEME SİSTEMLERİ

İSRAİL: LAVENDER, GOSPEL VE “WHERE’S DADDY?”

İsrail’in Gazze saldırılarında kullandığı yapay zeka hedefleme sistemleri, algoritmik savaşın en tartışmalı uygulamaları arasında yer alıyor. Üç temel sistem tespit edildi: Gospel, altyapısal hedefler üreten bir YZ sistemi; Lavender, bireysel insan hedefleri üreten bir YZ veritabanı; “Where’s Daddy?” ise sözde şüpheli militanları aileleriyle birlikte evdeyken takip edip hedef alan bir izleme sistemi.

Gospel, İsrail İstihbarat Birimi 8200 tarafından geliştirildi. Sistem, gözetim verilerini otomatik olarak tarayarak sözde düşmana ait olduğu düşünülen binaları, ekipmanları ve kişileri tespit ediyor ve bir insan analistin onayına sunuyor. Lavender ise farklı bir yöntem izliyor: makine öğrenimi algoritmaları kullanarak 10 binlerce bireyi militan olarak işaretliyor. Sistemin bir noktada 37 bin kişilik bir liste ürettiği bildirildi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

3) OTONOM FÜZELER VE AKILLI MÜHİMMAT

Yapay zeka yalnızca dronlarla da sınırlı değil. Füze ve güdümlü mühimmat sistemlerine de entegre ediliyor. Derin öğrenme yöntemleri kullanılarak üretilen akıllı füzeler, hedefleri ve zayıf noktalarını tanıyabiliyor, önleme sistemlerinden kaçınabiliyor ve son aşama manevrası yapabiliyor.

Türkiye’de ROKETSAN’ın ürettiği İHA-122 süpersonik füzesi, Mart 2025’te Bayraktar TB3 ile koordineli olarak deniz hedeflerini hassas biçimde vurdu. Bu testte, Bayraktar TB2 tarafından havadan lazer hedef belirleme gerçekleştirildi ve iki farklı SİHA’nın ortaklaşa bir hedefe müdahale etmede başarılı koordinasyonu gösterildi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

BM RAPORUNA GİREN OTONOM SİHA: KARGU-2

BM Libya Uzmanlar Paneli raporuna göre, Türk savunma şirketi STM tarafından üretilen Kargu-2 dronu, 2020'de Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen güçler tarafından General Halife Haftar’a bağlı birliklere karşı kullanıldı. Rapor, bu sistemlerin “operatör ile veri bağlantısı gerektirmeden hedeflere saldırmak üzere programlandığını” belirtti.

Kargu-2, makine öğrenimi ve gerçek zamanlı görüntü işleme kabiliyetlerine sahip çok rotorlu bir saldırı dronu. STM’nin açıklamasına göre, sistem hem uzaktan kumandalı hem de otonom modda çalışabiliyor. BM raporu, bu olayın gerçek anlamda bir “ateşle, unut ve bul” (fire, forget and find) kabiliyetini temsil ettiğini belirtti. Ancak raporun, Kargu-2’nin otonom moddayken gerçekten insan öldürüp öldürmediğini açıkça teyit etmediğini not etmekte fayda var.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

EN KRİTİK TEKNOLOJİLERDEN BİRİ DE "DRONE SÜRÜLERİ"

Geleceğin savaş alanını şekillendirecek en kritik teknolojilerden biri “drone sürüsü” (swarm) kavramı. Tek bir dronu yönetmek yerine yüzlerce hatta binlerce dronun yapay zeka koordinasyonuyla eş zamanlı hareket etmesi öngörülüyor. Türkiye’nin K2 Kamikaze İHA’sı, “akıllı sürü” mimarisiyle donatılmış durumda. Testlerde her bir platform, yapay zeka, sensör ve yazılımları ile sürüdeki hava araçlarına göre konumunu güncelleyerek yerini korudu.

ABD de bu alanda büyük yatırımlar yapıyor. Pentagon’un Replicator programı, binlerce ucuz, harcanabilir, yapay zeka destekli otonom aracı sahaya sürmeyi hedefliyor. 2026 mali yılı savunma bütçesi, YZ ve otonomi için ayrı bir bütçe kalemi içerdi: 13,4 milyar dolar. Bu tutarın 9,4 milyar doları insansız hava araçlarına, 1,7 milyar doları deniz otonom sistemlerine ve 1,2 milyar doları diğer yazılımlara ayrıldı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

PEKİ NEDEN YAPAY ZEKAYA İHTİYAÇ VAR?

Savaş alanları artık büyük ölçüde sensörlerden, dronlardan ve uydu beslemelerinden gelen bilgi akışları tarafından domine ediliyor. Bir muharip komutanın önüne gelen veri miktarı, insan beyninin işleyebileceği kapasitenin çok ötesinde. Project Maven’ın doğuş nedeni tam olarak buydu: 2017’de Pentagon, drone görüntülerinin analizi için insanların üzerindeki iş yükünü hafifletmek amacıyla bu işi makinelere devretmeye karar verdi.

Ukrayna’nın Delta ve Griselda gibi askeri istihbarat sistemleri, bu ihtiyacın somut örnekleri. Delta, çeşitli kaynaklardan gelen verileri birleştirerek gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlarken, Griselda metin analiz aracı olarak grup sohbetlerini ve ele geçirilen Rus iletişimlerini yapay zeka ile analiz ediyor.

Eski Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valerii Zalujni, son derece çarpıcı bir uyarıda bulundu: 2027’ye kadar “insan müdahalesinin yalnızca kontrol sürecinden değil, hedef angajmanına ilişkin karar alma sürecinden de tamamen veya kısmen kaldırılacağını” öngördü. Hangi tarafın otonom savaşta önce ustalaşacağı, savaşın sonucunu belirleyen bir avantaj sağlayabilir.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

ABD’nin Replicator programının temel motivasyonu, Çin’in sayısal askeri üstünlüğüne karşı koyma ihtiyacı. Çin’in Tayvan’ı 2027 gibi erken bir tarihte ele geçirmeye teşebbüs edebileceği uyarıları bu aciliyeti artırıyor. Replicator’ın “az sayıda pahalı sistem” yerine “çok sayıda ucuz ve akıllı sistem” felsefesi, tam da bu sorunun çözümü olarak tasarlandı.

Çin de aynı stratejiyi izliyor. Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), tıpkı ABD’nin Replicator girişiminde olduğu gibi gelecekteki çatışmalarda kullanılmak üzere büyük miktarlarda küçük, ucuz drone talep ediyor.

BİR TARAFTAN ELEKTRONİK HARP TEHDİDİ BÜYÜYOR

Rusya’nın Ukrayna savaşı, GPS bozma ve iletişim kesilmesi dahil elektromanyetik savaşın önemini gözler önüne serdi. Elektronik harp, geleneksel uzaktan kumandalı dronları etkisiz hale getiriyor. Bu ortamda çalışabilecek tek çözüm, kendi başına karar verebilen yapay zeka destekli platformlar. Ukrayna'nın Brave1 savunma teknolojisi kümesi başkanı Nataliia Kushnerska'ya göre, YZ destekli dronlar elektronik savaş müdahalesi altında bile hedeflerini vurabiliyor.

ULUSLARARASI DÜZENLEME ÇABALARI SONUÇ VERDİ Mİ?

BM Genel Sekreteri António Guterres, ölümcül otonom silah sistemlerini (LAWS) “siyasi olarak kabul edilemez, ahlaki olarak iğrenç” olarak nitelendirerek devletleri 2026’ya kadar bağlayıcı bir uluslararası antlaşma müzakerelerini sonuçlandırmaya çağırdı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric-Egger de aynı çağrıya katıldı.

Bu çabalar somut adımlara dönüşmeye başladı. Aralık 2024’te BM Genel Kurulu, otonom silahlar konusunda 166 lehte, 3 aleyhte (Belarus, Kuzey Kore ve Rusya) ve 15 çekimser oyla bir karar aldı. Üye devletler arasında gayri resmi görüşmeler zorunlu kılındı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

6 Kasım 2025'te, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) Birinci Komitesi, otonom silah sistemlerine ilişkin bir kararı üçüncü kez üst üste kabul etti. Kararda, "otonom silah sistemlerinin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik sonuçları ve etkileri, özellikle de ortaya çıkacak bir silahlanma yarışı riski, çatışmaların ve insani krizlerin şiddetlenmesi, yanlış hesaplamalar, çatışmaların eşiğinin düşmesi ve tırmanması ile yetkisiz alıcılara ve devlet dışı aktörlere yayılma riski" konularına değinildi.

Müzakerelerde benimsenen “iki katmanlı yaklaşım” (two-tier approach), bazı otonom silah türlerinin tamamen yasaklanmasını, diğerlerinin ise sıkı kurallara bağlanmasını öngörüyor. Uluslararası insancıl hukuka uygun şekilde kullanılamayacak sistemlerin yasaklanması, diğer sistemler içinse anlamlı insan kontrolü gereksiniminin zorunlu kılınması tartışılıyor.

BÜYÜK GÜÇLER DİRENİYOR

Uluslararası düzenleme çabalarının önündeki en büyük engel, öncü askeri güçlerin direnci. 2025 Kasım’ındaki BM oylamasında yalnızca beş ülke karara kesin olarak karşı çıktı; bunlar arasında ABD ve Rusya öne çıkıyor. Bu direnç açık bir mesaj veriyor: önde gelen askeri güçler, uluslararası hukukun yapay zekanın silahlı kuvvetlere hızlı entegrasyonunu kısıtlamasına izin vermeye hazır değil.

Rusya da süreç boyunca düzenleme çabalarını engelleyen başlıca devletlerden biri oldu. Bazı sivil toplum gözlemcileri, Rusya’nın Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW) sürecinde “oyalama taktikleri” uyguladığını iddia ediyor. Ocak 2025’te Rusya hükümeti, askeri YZ için temel hedeflerini bir kez daha açıkladı: istihbarat verilerinin otomatik işlenmesi, muharebe operasyonları için bilgi desteğinin iyileştirilmesi ve tehditlerin öngörü kabiliyetinin artırılması.

Bu arada Putin de Rusya’nın Çin ile yapay zeka iş birliğini güçlendirme talimatı verdi.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

TEKNİK ENGELLER DE YOK DEĞİL

ABD’nin Replicator programı, teknik engellerin boyutunu gösteren en somut örnek. 2023’te başlatılan ve Ağustos 2025’e kadar binlerce otonom sistemi sahaya sürmeyi hedefleyen program ciddi aksaklıklarla karşılaştı: yazılım hataları, güvenilmez donanım, üretim gecikmeleri ve farklı şirketlerin dronlarını koordineli görevlere entegre etme güçlüğü. Kongre Araştırma Servisi’ne göre, hedeflenen “binlerce” sistem yerine yalnızca “yüzlerce” sistem sahaya sürülebildi.

Bir diğer teknik engel algoritmik önyargı (bias) sorunu. Yapay zeka hedefleme sistemleri, eğitim verilerindeki önyargılar nedeniyle sivilleri yanlış şekilde militan olarak nitelendirebilir. BM Genel Sekreteri’nin Haziran 2025 tarihli raporu, YZ’nin “bu sürecin doğrusallığını bulanıklaştırabileceğini” yani hesap verebilirlik zincirini belirsizleştireceğini vurguluyor.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

NEDİR BU "ANLAMLI İNSAN KONTROLÜ"?

Askeri yapay zeka tartışmalarının merkezinde “anlamlı insan kontrolü” (meaningful human control) kavramı yer alıyor. Gözetim teknolojileri ve karar destek araçları geniş kabul görürken, tamamen bağımsız biçimde ölümcül güç kullanan mekanizmalar ciddi anlaşmazlık doğuruyor. Uluslararası insancıl hukuk, ayrım ve orantılılık gibi ilkelerin uygulanmasında insan muhakemesinin gerekliliğini vurgularken, YZ platformlarının vardıkları sonuçların ötesinde açık bir gerekçe sunması konusunda yetersiz kalması, sorumluluk belirsizliği oluşturuyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, BM Genel Kurulu’nda (Eylül 2025) bu tehlikeyi şöyle ifade etti: “Dronların dronlarla savaşması, kritik altyapıya saldırması ve insanları tamamen otonom olarak, hiçbir insan müdahalesi olmadan hedef alması sadece bir zaman meselesi.” Avrupa Konseyi Başkanı António Costa da “ölümcül otonom silah sistemlerinin, yaşam ve ölüm kararlarından insan hesap verebilirliğini kaldırma tehdidi taşıdığını” vurguladı.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

ICRC, Eylül 2025’te BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, devletlerin “mümkün olan en kısa sürede otonom silah sistemlerine yönelik açık yasaklar ve kısıtlamalar getiren hukuki bağlayıcı bir belge sonuca bağlaması gerektiğini” dile getirdi.

Çin, otonom silah geliştirmede ABD’yi bazı alanlarda geçtiği değerlendiriliyor. Eylül 2025’teki Zafer Günü geçit töreninde insansız kara araçları, sualtı ve hava dronları ve pilotlu uçakların yanında uçarak görevlere destek veren otonom savaş uçakları sergilendi. Çin ayrıca uydu hedefleme algoritmaları ve rakibin uzay platformlarına yapışıp devre dışı bırakabilen küçük robotlar dahil yeni anti-uydu silahları geliştiriyor.

İnsansız operasyonlar başladı! Yapay zeka cephede dengeleri alt üst etti

2026 KIRILMA NOKTASI OLABİLİR

2026, yapay zekanın savaş alanındaki rolü açısından kritik bir kırılma noktası. Bir yanda BM Genel Sekreteri’nin otonom silahlar için bağlayıcı antlaşma çağrısı, diğer yanda ABD’nin ilk kez “YZ-öncelikli savaş gücü” ilan eden stratejik genelgesi, öte yanda Çin’in otonom silah geçit töreni ve Ukrayna’nın canlı savaş alanında test edilen yapay zeka dronları.

İncelenen tüm veriler tek bir gerçeği gözümüze sokuyor: Yapay zeka savaşın kendisini değiştiriyor. Karar verme süresi saniyelerle ölçülüyor, hedef üretimi algoritmik hale geliyor, drone sürüleri otonom formasyonlar oluşturuyor.

Asıl soru şu: İnsanlar bu döngüde nereye konumlanacak? BM Genel Kurulu’nda 156 devletin desteğiyle kabul edilen karar, “güç kullanımında insanların rolünün sorumluluk ve hesap verebilirliği sağlamak ve devletlerin uluslararası hukuka uyumunu garanti etmek için önemini” vurguladı. Ancak bu ilkeyi savunan devletlerin önemli bir kısmı, aynı anda milyarlarca dolarlık otonom silah programları da yürütüyorlar.

Her halükarda savaşın dilinin değiştiği bir gerçek. Artık “komuta kontrol” yerine “algoritmik savaş”, “savaş planı” yerine “veri füzyonu”, “asker” yerine “otonom platform” konuşuluyor. Yeni dilin gramerini kimin yazacağı ise (insanlar mı algoritmalar mı) henüz belli değil.

ETİKETLER
#yapay zeka
#savaş
#Askeri Teknoloji
#Otonom Sistemler
#Drone Teknolojisi
#Teknoloji
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.