Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya üzerinden işlenen hakaret, tehdit ve yanlış bilgi paylaşım ve yorumlarının önüne geçmek için bir yasa çalışmasının olduğunu belirterek "Sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak." ifadelerini kullanmıştı.
Konunun değerlendirildiği TGRT Haber'in Taksim Meydanı programında konuşan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sosyal medyayla ilgili yapılacak düzenlemede kimlik numarasının uygulanması durumu ve güvenlik hakkında bilgi verdi.

Kırık konuşmasında "Dijital ortamda nasıl yüzde 100 güven söz konusu olamıyorsa burada da yüzde 100 bir engelleme söz konusu olamaz ama sayısal olarak azalma olur.
Dünyada yer alan bu kimlik doğrulama sisteminin nasıl uygulanabileceği, kişisel verilerinizi sosyal medya şirketlerine de vermemeniz önemli. Yıllardır şu konuşuluyor: Efendim TC kimlik numaralarıyla girilsin. Sayın Bakan da dolaylı olarak ima etti zaten ama TC kimlik numarası üzerinden bu gerçekleştirilecek demedi." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Kırık, açıklamalarında şu cümleleri sarf etti: "TC kimlik numaralarınızın bu şirketlere verilmesi demek sizin gizli bilgi, kimlik bilgisi ve ifşası anlamına gelir. Burada kimlik doğrulama sisteminin veri ihlali riskini oluşturmadan yani TC kimlik numaralarınızı vermeden atılabilecek en temel, en basit, en somut adım.
Bu sistem tüm kimlik verilerini tek bir merkezde toplamıyor. Dağıtık bir sistem ve verilerin de tek bir merkez yerine birden fazla bilgisayar üzerinden paylaştırıldığı bir sistem. Dolayısıyla güvenlik artacak. Şimdi Sayın Adalet Bakanı Gürlek ne dedi? Kimlik doğrulanacak ama kimlik açığa çıkmayacak mantığıyla bunun işleyeceğini söyledi. Çünkü dedi ki doğrulama gerçekleşecek.

Bunun bilgisayar terimi olarak adı kimlik doğrulanacak ama kimliğiniz açığa çıkmayacak. Bu modelde devlet ya da yetkili kurum. Bu BTK da olabilir, başka bir kurum da olabilir. Kişinin gerçek bir birey olduğunu bir dijital sertifikayla kanıtlamış olacak. Onu onaylayacak. Kullanıcının adını, soyadını, kimlik numarasını görmeyecek.
Bu oluşturulan sertifikanın geçerli olup olmadığını kontrol edecek. Bu kişi gerçek ve doğrulanmışsa yani e-devletten ya da herhangi bir platformdan SMS onayıyla, e-posta onayıyla, e-devlet onayıyla sertifikasını alacak. Daha sonra sosyal medya mecrası diyecek ki sertifikanı yükseltiyor. Twitter sadece o sertifikayı görecek. Şifrelenmiş bir sertifika görecek.
Blok zinciri Blok zinciri üzerinden gerçekleştirdiğinizde dijital ortamda Asla yüzde 100 güven söz konusu değildir ama yüzde 99 oranında blok zinciri web 2.0'daki teknolojiye göre çok daha güvenilir bir yapıya sahiptir."
Sosyal medyada işlenen suçların engellenebilirliği hakkında da konuşan Kırık "Gerçekten yasalar uygulanırsa elbette ki dizginlenebilir. Çünkü bugün baktığınızda sosyal medya suçun merkezi haline geldi." dedi.
Kırık, açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Dezenformasyon, manipülasyon, bilgi kirliliği, müstehcenlik, pedofili, çocukların suça sürüklenmesi, yasa dışı bahis, kumar ve özellikle dolandırıcılık sosyal medya üzerinden ilerliyor. Fiziki ortamlarda suçun giderek azaldığını görüyorsunuz ve bu durum özellikle çocuklar, gençler açısından da ciddi bir tehdit. Toplumumuz açısından da kanayan bir yara. Çünkü burada algı yönetimi psikolojik bir harp da gerçekleştiriliyor.
Dikkat edin son dönemlerde Türk toplumunda Türkiye'de çok ciddi kutuplaşmaların meydana geldiğini görüyorsunuz. Bu kutuplaşmaların en temel müsebbiplerinden bir tanesi maalesef sosyal medya oldu.
İnsanların birbirine saygı göstermemesi, baskı kurarak aslında kendi düşüncelerini dayatması ve dijital zorbalık bu Amerikan menşeili sosyal medya mecraları aracılığıyla oldu. Bu bir dijital faşizm aslına bakarsanız.
Bu bize o kadar güzel bir şekilde sunuldu ki o kadar eğlenceli bir şekilde sunuldu ki her şey aslında bir garajda Mark Zuckerberg ve arkadaşının tasarlamış olduğu Facebook'la başladı ve şu an geldiğimiz nokta açıkçası net bir şekilde ortada.
Mossad ve CIA'ye buradan ciddi veri aktığının altını çizmemiz gerekir. Aynı şekilde yapay zekada da mevcut durumlar söz konusu. Open AI firmasıyla İsrail'in bir reklam anlaşması yaptığı ve 6 milyon dolarlık bir reklam sözleşmesi imzaladığını görüyoruz. Dünyada en kıymetli şey giderek veri haline gelmeye başlıyor."