Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Teknoloji devlerinin yapay zekâya olan ilgisi, artık yalnızca yazılım dünyasını ilgilendiren bir yarış olmaktan çıktı. Dev veri merkezi yatırımları; yarı iletkenlerden elektriğe, tüketici elektroniğinden inşaat sektörüne kadar geniş bir alanda maliyetleri yukarı çekiyor.
Columbia Üniversitesi ekonomisti Stijn Van Nieuwerburgh, yapay zekâ altyapısının kurulmasını “son derece fiziksel bir süreç” olarak tanımlıyor. Çünkü gelişmiş yapay zekâ modellerini çalıştırmak için sadece güçlü yazılımlar yetmiyor. Binlerce gelişmiş çip, yüksek kapasiteli bellekler, soğutma sistemleri, fiber ağlar ve yedek enerji altyapıları gerekiyor.
Van Nieuwerburgh’a göre 2032 yılına kadar yapay zekâ altyapısına yaklaşık 8 trilyon dolar yatırım yapılabilir. Yani ortada yalnızca birkaç büyük teknoloji şirketinin rekabetinden değil, küresel ölçekte dev bir altyapı dönüşümünden söz ediyoruz.
Bu yatırım dalgası, şirketlerin bütçelerinde de açıkça görülüyor. Alphabet, Amazon, Meta, Microsoft ve Oracle’ın bu yıl yapacağı toplam sermaye harcamasının 741 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Geçen yıl bu rakam 410 milyar dolardı.
Harcamaların büyük kısmı, yapay zekâ sistemlerinin bel kemiği sayılan ileri üretim yarı iletkenlere ve yüksek bant genişlikli belleklere gidiyor. Ancak işin kritik tarafı şu: Aynı parçalar oyun konsollarında, otomobillerde ve birçok tüketici elektroniği ürününde de kullanılıyor.
Haliyle tedarik zincirleri üzerindeki baskı giderek artıyor. Talep yükseldikçe üreticiler zorlanıyor, maliyetler kabarıyor ve en sonunda bu yükün bir kısmı tüketicinin önüne fiyat etiketi olarak geliyor.
Artan maliyetlerin etkisi şimdiden raflara yansımaya başladı. Nintendo, Microsoft ve Sony bazı ürünlerinde fiyat artışına giderken, Apple da benzer bir adım attı ve bazı ürünlerinde sert zamlar yaptı.
Özellikle bellek maliyetlerindeki yükseliş dikkat çekiyor. iPhone 18 Pro için yapılan hesaplamalara göre, bellek maliyetinin telefonun toplam maliyetinin 4’te 1’inden fazlasını oluşturması bekleniyor. Bu da aslında yapay zekâ yarışının akıllı telefon fiyatlarına kadar uzanan etkisini açıkça gösteriyor.
Resmi verilere göre ABD’de bilgisayar yazılımları ve aksesuarlarının tüketici fiyatları mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15 arttı. Toptan satış tarafında ise elektronik bileşenler ve aksesuarlar yüzde 27 zamlandı.
Üstelik uzmanlara göre bu tablo daha yolun başı. Çünkü yapay zekâ ekosistemine yönelik yatırımlar henüz erken aşamada. Sadece OpenAI’ın 2030’a kadar bilgi işlem gücü ve altyapı için 600 milyar dolar harcama planı bulunuyor. Bu da yapay zekâ yatırımlarının kısa süreli bir heves değil, uzun yıllara yayılacak büyük bir altyapı hamlesi olduğunu gösteriyor.
Yapay zekâ yatırımlarının etkisi yalnızca çip ve elektronik ürünlerle sınırlı değil. Veri merkezlerinin inşasında görev alan uzman iş gücüne olan talep de ücretleri yukarı çekiyor.
ABD’de elektrik tesisatı ve kablolama alanında çalışan yüklenicilerin ücretleri nisan ayında yıllık bazda yüzde 6,5 arttı. Aynı dönemde özel sektör genelindeki ücret artışı ise yüzde 3,6 seviyesinde kaldı. Açıkçası bu fark, veri merkezi yarışının sahadaki etkisini de ortaya koyuyor. Yapay zekâ için kurulan dev tesisler, sadece teknoloji şirketlerinin değil, inşaat ve enerji sektörünün de dengelerini değiştiriyor.
Maliyet artışının en hissedilir taraflarından biri de enerji olabilir. Veri merkezleri yüksek miktarda elektrik tüketiyor ve bu durum enerji talebini ciddi biçimde artırıyor. Goldman Sachs, veri merkezlerinin 2030’a kadar ABD’deki elektrik talebi artışının yaklaşık yarısını oluşturabileceğini tahmin ediyor. Artan talebin ise yakın vadede tüketicilerin elektrik faturalarını yılda yaklaşık yüzde 6 yükseltebileceği öngörülüyor.