Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Eskişehir'de 17 Temmuz 2005 tarihinde 41 yaşındaki Hamdi Karakuş, Günyüzü ilçesine bağlı Çardaközü Mahallesi’nde husumetlisi olduğu iddia edilen kişiler tarafından kovalanıp darp edildi. Olayın ardından aynı kişiler kendilerini jandarma olarak tanıtarak 23 Ağustos 2005 günü saat 01.00 sıralarında Karakuş’un ellerini, ayaklarını ve gözlerini bağlayıp Ankara’nın Mamak ilçesine götürdü. Burada darp edilen Karakuş, kendi imkanlarıyla köyüne geri döndü.
Eskişehir'de JASAT ekipleri, bir faili meçhul dosyasını yeniden açtı. 20 yıl önce ortadan kaybolan Hamdi Karakuş'la ilgili yürütülen soruşturmada 12 şahıs gözaltına alındı. JASAT ekipleri, Karakuş'un izini bir tüfek dipçiğindeki DNA'da buldu
Daha sonra 1 Nisan 2006 gecesi 42 yaşındayken ortadan kaybolan Hamdi Karakuş’un, görgü tanıklarının beyanına göre mahalle camisinin yanında kaçırıldığı belirtildi. O tarihten sonra yakınları Karakuş’tan bir daha haber alamadı.

Karakuş’un akıbetinin araştırılması için Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Dedektif Timi (JASAT) tarafından dosya yeniden açıldı. Başlatılan geniş çaplı çalışma sonucunda, son kaçırma olayında kullanıldığı belirlenen tüfeğin dipçiğindeki kırık plastik parçadan elde edilen DNA incelendi ve Hamdi Karakuş ile eşleşti.
20 yıllık kayıp dosyada çalışmalarını derinleştiren JASAT ekipleri 12 şüpheliyi gözaltına aldı. Kayıp olan Karakuş’un cesedine henüz ulaşılamazken, Sivrihisar Cumhuriyet Savcısı Köksal Yurduseven’in dosyanın yeniden açılmasına izin verdiği öğrenildi.

Hamdi Karakuş'un kız kardeşi Semra Dönmez (59) ağabeyinin başından geçenlerle ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Abim 2005'te bir kaçırıldı, dövüldü. Sonra Ankara Mamak tarafında bir köprü altına atıldı. Kendi imkanlarıyla oradan kurtulup köye gelmiş. Bu insanlar abimi 1 Nisan 2006'da tekrar kaçırılıyor ve ondan sonra biz kendisinden haber alamadık. Köyde tekrar bunlarla bir tartışma yaşamış, o nedenle kaçırıldığını duyduk. Artık bir mezarı olsun istiyoruz. Evdeki yaşlı annem 90 yaşında, her gün dua eder, ağlar, 'Bir mezarı yok oğlumun' der. Gözaltına alınan kişiler inşallah cezasını çeker. Artık olayın ortaya çıkmasını çok istiyoruz, bir mezarı olsun istiyoruz. Evet, kendilerini jandarma diye tanıtmışlar. 'Biz jandarmayız' diyerekten 5-6 kişi gelip elini ayağını bağlayıp başına torba geçirip götürmüşler. Cumhuriyet Savcısı ve JASAT'a çok teşekkürler ederiz, 3 yıldır mücadele ettiler, bu duruma gelindi."
