Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD ve İsrail saldırıları 18. günde de devam ediyor. İran, saldırılara karşı misillemelerini sürdürüyor. ABD istihbarat raporlarına göre ise İran, bu saldırılarda yara almıyor hatta daha da güçleniyor.
Washington Post gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD istihbarat değerlendirmeleri, 28 Şubat'tan bu yana süren ABD-İsrail saldırılarının İran'ın güç yapısı içinde bariz bir çatlak veya saf değiştirme oluşturmadığını ortaya koydu.

Kaynaklar, İran'a yönelik saldırıların Tahran'ı askeri açıdan zayıflattığını ancak bu durumun, yönetim içerisinde bir çözülme yerine İran Devrim Muhafızları Ordusu kontrolünde gücünü sağlamlaştırarak "daha sert ve kemikleşmiş bir yönetim modelinin oluşmasına" zemin hazırladığını öne sürdü.

İran'ın stratejik su yolları üzerindeki baskısının küresel petrol piyasalarını etkilediğini ifade eden kaynaklar, Tahran'ın, elindeki insansız hava araçları ve sınırlı füze stokunu Hürmüz Boğazı trafiği üzerinde kontrol sağlamak için kullandığını iddia etti.

Kaynaklar ayrıca, bölgedeki ABD müttefiki ülkelerin çatışmanın uzaması ve doğrudan İran misillemelerine maruz kalmaları nedeniyle Washington'a tepkili olduklarını belirterek bölge ülkelerinin sivil altyapılarının ciddi risk altında olduğunu öne sürdü.

Öte yandan ABD'nin savaşa hazırlıksız girdiği düşünülüyor. İran'ın, ABD ve İsrail'in saldırılarına çok önceden hazırlandığı, kendi silahını geliştirdiği, askeri üstünlüğü dengelemek için dünyanın ana petrol kaynağını rehin almaya hazırlıklı olduğu öne sürüldü. ABD'nin ise savaşa hazırlıksız girdiği, stratejilerden yoksun olduğu iddia edildi. Bu durumda ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk geri atan isim olabileceği düşünülüyor.

Uluslararası Kriz Grubu'nun İran Projesi Direktörü Ali Vaez, "İran'ın silah gücü yetersiz; doğrudan bir çatışmada onları yenmesinin imkanı yok. Fakat İran küresel ekonomiyi rehin alırsa, ilk geri adım atan Trump olur" yorumunda bulunmuştu.
Vaez, ABD'nin savaşa hazırlıksız girdiğini ve bunun "çok fazla hayalperestlikten ve iyi düşünülmüş stratejilerden yoksun" bir yaklaşımla gerçekleştiğini söylemişti.
