Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD istihbarat raporları, İran'ın öldürülen dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın lider olmasını istemediğini ortaya çıkardı. ABD ve İsrail'in saldırılarının ilk günü olan 28 Şubat'ta öldürülen Ayetullah Ali Hamaney'in ardından saldırıların 10. gününde yeni lider 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney olarak açıklandı.

Mücteba'nın göreve gelmesinin ardından ise iddiaların ardı arkası kesilmedi. Yeni liderin hiç kamuoyu önüne çıkmaması, ilk resmi açıklamasını yazılı olarak yapması nedeniyle devlet televizyonunda başkası tarafından okunması dikkat çekti. Hiç görüntü vermeyen Hamaney'in ilk olarak yaralı olduğu iddiaları yalanlandı ardından ise İran tarafından yapılan açıklamada, yaralı olduğu doğrulandı.

İngiliz basınından The Times gazetesi ise ABD istihbarat raporlarına dayandırdığı haberinde, Ali Hamaney’in oğlunun liderlik kapasitesi konusunda ciddi çekinceleri olduğunu yazdı. Rapora göre Mücteba Hamaney, bazı çevreler tarafından 'yeterince zeki görülmeyen ve liderlik için uygun bulunmayan biri' olarak değerlendiriliyordu.

Üstelik Mücteba Hamaney, dini liderlik için belirlenen şartı da sağlamıyordu. Lider olacak kişinin seçilmiş bir görevde bulunmuş olması gerekiyordu. Raporlara göre Mücteba Hamaney’in liderliğe getirilmesinde en büyük rolü, İran Devrim Muhafızları oynadı. Bazıları farklı isim önerilerinde de bulundu. Fakat Uzmanlar Meclisi süreci hızlandırdı ve Mücteba konusunda karar kıldı.

ABD'nin istihbarat değerlendirmelerine göre, dini çevrelerde liderlik için daha güçlü adaylar da bulunuyordu. Bunlardan biri Kum kentinin önde gelen din adamlarından Ali Rıza Arafi idi.
Ayrıca İran siyasetinin önemli isimlerinden Ali Laricani’nin, kardeşi Sadık Larijani’yi aday olarak önerdiği iddia edildi.

Bazı istihbarat değerlendirmelerinde, Mücteba Hamaney’in kamuoyuna çıkmaması nedeniyle ülkede karar alma mekanizmasının büyük ölçüde Devrim Muhafızları’nın eline geçtiği ifade edildi. Raporda, yönetimde “kaos” yaşandığı ve İran’ın fiilen “etkin bir liderlikten yoksun olduğu” değerlendirmesi yapıldı.