Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

4 Temmuz 2025'te Almanya’da 26 yaşındaki Cezayirli hemşire adayı Rahma Ayat’ın bıçaklı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili dava, Aşağı Saksonya eyaletinin başkenti Hannover’de görülüyor.
Arnum (Hannover) kentinde evinin bulunduğu binada öldürülen Rahma Ayat’ın cinayetine ilişkin soruşturmada, olayın ırkçı ve İslamofobik nedenle işlenip işlenmediği tartışmaları sürerken cinayet şüphesiyle tutuklanan 31 yaşındaki Alman komşunun daha önce mağdura yönelik İslam karşıtı ve ırkçı ifadeler kullandığı iddialarıyla ilgili savcılık ve polis makamlarından bunları doğrular mahiyette bir açıklama gelmedi.

Karar'dan Feyza Nur Çalıkoğlu'nun haberine göre genç hemşire adayının ailesi saldırganın Rahma Ayat’ı daha önce etnik kimliği ve başörtüsünden ötürü sözlü taciz ettiğini öne sürüyor.
Ayat’ın annesi, kızının olaydan yaklaşık iki ay önce kendisini arayarak komşusundan korktuğunu söylediğini aktarırken, baba cinayetin “açıkça ırkçı ve İslamofobik bir niyetle” işlendiğini savunuyor. Mahkeme heyeti, ailenin yurt dışında yaşaması nedeniyle ifadelerin adli yardımla Cezayir’deki diplomatik temsilcilikler aracılığıyla alınacağını ve sürecin zaman alabileceğini bildirdi.

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) de davayı yakından takip ediyor. Duruşmanın ardından basın açıklaması yapan IGMG Genel Sekreter Yardımcısı Selçuk Çiçek, cinayetin münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Almanya’da artan ırkçı saldırılara işaret eden Çiçek “IGMG olarak bu davayı yakından takip ediyor, Rahma Ayat’ın ailesinin ve tüm nefret suçu mağdurlarının yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz.” dedi.
Çiçek, “Merve Şerbini’nin ölümü hala hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Hala aydınlatılamayan NSU Cinayetleri de hakeza unutmuş değiliz. Bugün ise Rahma Ayat kardeşimizin acısını paylaşmak ve ailesine desteğimizi belirtmek üzere Hannover’deyiz.
Almanya’ya yalnız gelerek yeni bir hayata tutunmuş, hemşire olarak çalışan ve güler yüzüyle, ahlakıyla ve insanlığıyla herkesin gönlünde yer edinmiş Rahma (Rahmet) kardeşimiz, üst komşusunun evini basarak gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı sonucu aramızdan koparıldı.

Suçsuz, savunmasız bir can daha nefretin kurbanı oldu. Maalesef nefret suçlarının arttığı ve aşırı sağın tüm Avrupa’da güç kazandığı bir dönem yaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Avusturya’da 14 yaş altı olanların okullarda başörtüsü takması yasaklandı ve bu yasak maalesef yasalaştı.
Siyasetin attığı bu adımlar başörtüsünü kriminalize ettiği gibi, düşmanlık besleyenlere de psikolojik cesaret zemini oluşturuyor. bu ideolojilere sahip kişilere psikolojik bir özgüven kazandırmakta ve şiddeti cesaretlendirmektedir. Irkçı partilerin ve nefret söylemlerinin siyasette ve kamusal alanda normalleşmesi, bu ideolojilere sahip kişilere psikolojik bir özgüven kazandırmakta ve şiddeti cesaretlendirmektedir. O nedenle siyasiler sorumluluklarının bilincinde olsun.” ifadelerini kullandı.
Bu tür davalarda siyasi temsilin önemine de değinen Çiçek, “Bu kadar ağır bir nefret suçu şüphesinin bulunduğu bir davada, demokratik sorumluluk taşıyan siyasetçilerin de mahkeme salonunda bulunmasını beklerdik.” dedi.
Almanya'yı sarsarak dünya gündemine oturan Rahma Ayat davasının 23 Ocak’ta karara bağlanması bekleniyor.