Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

"İran'ın Minab kentindeki Kız Okuluna Yapılan Saldırı: Uluslararası İnsancıl Hukuk ve Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Ağır Bir İhlali" başlığıyla düzenlenen panelde, İran'ın BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ali Bahreini, BM'nin Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Konularındaki Özel Raportörü Reem Alsalem ve BM Eğitim Hakkı Özel Raportörü Farida Shaheed, konuşma yaptı.
Bahreini, ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat'ta Minab'daki okula düzenlenen saldırı nedeniyle İran halkına ve saldırıların kurbanlarının kederli ailelerine başsağlığı dileklerini iletti. "Bu saldırı, BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasının açık bir ihlalidir." dedi.
Saldırı sonucu "168 öğrencinin trajik bir şekilde hayatını kaybettiğini" hatırlatan Bahreini, "Ölenlerin çoğu kız öğrenciydi. Minab okulu trajedisi, insani bir felaket olmasının yanı sıra hukukun üstünlüğünün kesin bir çöküşü olarak da görülmeli. Bu, Uluslararası insani hukuk kapsamında çatışma zamanlarında en savunmasızlara sağlanan temel korumaların göz ardı edilmesinin sonuçlarına dair acı bir kanıt niteliğinde." diye konuştu.
Bahreini, Minab trajedisinin İran için sadece ulusal bir yas olmadığını söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:
"Eğer okul çocuklarının sınıflarında öldürülmesi yasal hesap verebilirliği ve sorumluluğu tetiklemiyorsa bu uluslararası toplum için bir sınavdır. Bu suçun tüm boyutları açıklığa kavuşturulmazsa ve bu suçtan sorumlu olanlar tam sorumluluğu üstlenmezse, çok taraflılığın ve uluslararası ilişkilerin bütünlüğünün derinden sarsılması riski var."

BM Raportörü Alsalem, Gazze'de İsrail tarafından 2 buçuk yıldan fazla süredir işlenen vahşetlere karşı mutlak cezasızlığın hoş görülmesinin sonuçları konusunda defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla uluslararası hukuka saygının aşınmasının vahim sonuçlarının görüldüğünü belirten Alsalem, şunları dile getirdi:
"Bu saldırılar BM Şartı uyarınca yasa dışıdır ve uluslararası saldırganlık eylemleri teşkil ediyor. Bu vahim yasa dışılığın ve kadınlar ve çocuklar dahil ağır sonuçlarının en temsili örneği, 28 Şubat'ta Minab'daki okula düzenlenen 7-12 yaşları arasındaki yaklaşık 170 kız çocuğunun ölümüne yol açan iğrenç saldırı olmuştur."
Alsalem, ABD hükümetinin Minab okuluna yapılan saldırıyı soruşturduğunu, ancak okula iki ayrı saldırı düzenlenmiş olmasının tehlike arz ettiğini söyleyerek, ABD'nin soruşturmasının henüz tamamlanmamış olmasının endişe verici olduğunu kaydetti ve şunları aktardı:
"ABD'yi bu soruşturmayı acilen tamamlamaya çağırıyorum. Aynı zamanda bu ve benzeri diğer saldırıların bağımsız bir şekilde soruşturulması çağrısında bulunanlara da katılıyorum."

BM Raportörü Shaheed ise çocukların öldürülmesinin hiçbir koşulda asla haklı gösterilemeyeceğinin altını çizdi.
Okulların sivil yapılar olduğunun ve içindeki öğrencilerle birlikte asla hedef alınamayacağının altını çizen Shaheed, "Okullar, uluslararası insancıl hukuk kapsamında açıkça korunmaktadır. Askeri hedef olmayan eğitim binalarına yönelik kasıtlı saldırılar, Roma Statüsü'nün 8. maddesinde listelenen savaş suçlarıdır." diye konuştu.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarda, ülkenin güneyinde Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu bombalanmıştı. Saldırıda çoğu çocuk 185 kişi yaşamını yitirmişti.
İran, saldırıyı "affedilmez bir savaş suçu" olarak nitelerken, ABD Başkanı Donald Trump, saldırının sorumluluğunu İran'a yüklemeye yönelik açıklamalarda bulunmuştu.
Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, devam eden askeri soruşturmanın ön bulguları, saldırının ABD ordusu tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.