Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Orta Doğu’daki çatışma yalnızca petrol piyasasını değil, teknoloji dünyasını da sarsabilecek bir zincirleme krizi tetikleyebilir. ABD ve İsrail’in başlattığı saldırıların ardından İran’ın hem İsrail’i hem de Körfez’deki ABD üslerini hedef alması, savaşın ekonomik boyutunu giderek daha görünür hale getirdi.

Tahran yönetimi bu süreçte yalnızca askeri hamlelerle değil, ekonomik baskıyla da karşılık vermeye çalışıyor. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapatılması bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Çin ve Rusya tankerleri gibi birkaç istisna dışında boğazdaki trafik neredeyse durmuş durumda. Bu gelişme sadece petrol akışını değil, gübre gibi tarım için hayati ürünlerin tedarikini de sekteye uğratıyor. Ama işin bir de teknoloji tarafı var. Katar’dan gelen son haberler, krizin çip üreticilerini de etkileyebileceğini gösteriyor.
Çip üretimi çoğu kişinin düşündüğü gibi yalnızca gelişmiş makineler ve silikon levhalardan ibaret değil. Üretim süreçlerinde kullanılan özel gazlar ve kimyasallar da en az makineler kadar kritik. Bunların başında ise helyum geliyor. Bu inert gaz, silikon levhaların üretimi sırasında soğutma amacıyla kullanılıyor. Yani modern çip fabrikalarının kesintisiz çalışabilmesi için güvenilir bir helyum tedariki şart. Küresel tedarik zincirinin önemli bir bölümü de Katar’daki üretim tesislerine dayanıyor. Ancak Orta Doğu’daki gerilim bu kritik halkayı da kırmış gibi görünüyor.

Sektör kaynaklarına göre Katar’daki Ras Laffan kompleksinde bulunan büyük ölçekli helyum üretim altyapısı, İran’ın dron saldırılarının ardından 2 Mart’ta faaliyetlerini durdurdu. Bu tesisin önemi oldukça büyük. Çünkü tek başına küresel helyum üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu temsil ediyor. Tesisin işletmecisi QatarEnergy, 4 Mart’ta müşterilerine gönderdiği bildirimde “force majeure” yani mücbir sebep ilan etti. Başka bir ifadeyle şirket, mevcut sözleşmeler kapsamında gaz sağlama yükümlülüğünü askıya aldı. Üretimin ne zaman yeniden başlayacağına dair ise henüz net bir takvim yok.
Bu gelişme özellikle yarı iletken sektöründe ciddi bir tedirginlik yaratmış durumda. Çünkü helyum arzında yaşanacak uzun süreli bir kesinti, üretim hatlarını doğrudan etkileyebilir. Helyum ve çip piyasasını yakından takip eden analist Phil Kornbluth’a göre kesinti iki haftayı aşarsa endüstriyel gaz dağıtım şirketlerinin tedarik zincirlerini yeniden kurması gerekebilir. Bu ise öyle kolay bir süreç değil. Yeni tedarikçiler bulmak, kriyojenik ekipmanları başka kaynaklara taşımak ve yeni tedarik hatlarını teknik olarak doğrulamak gerekiyor. Uzmanlara göre bu operasyonların tamamlanması aylar sürebilir. Üretim yeniden başlasa bile piyasanın eski dengesine dönmesi zaman alabilir.

Krizin en fazla etkileyebileceği ülkelerden biri ise Güney Kore olabilir. Yarı iletken üretiminde dünya liderleri arasında yer alan ülke, geçen yıl ithal ettiği helyumun yüzde 64,7’sini Katar’dan temin etti. Bu da tedarik zincirinin ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Buna rağmen sektörün büyük oyuncuları şimdilik temkinli ama sakin bir duruş sergiliyor. Bellek üreticisi SK hynix, helyum tedarikini çeşitlendirdiğini ve elinde yeterli stok bulunduğunu açıkladı. Tayvan merkezli çip devi TSMC de Ras Laffan tesisinin kapanmasının şu aşamada üretimlerini ciddi biçimde etkilemesini beklemediklerini belirtiyor.