Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İngiltere ile ABD arasındaki diplomatik ilişkileri kopma noktasına getiren İran saldırısının perde arkasından "diplomatik bir trajedi" çıktı. Guardian’ın kaynaklarına göre, İngiltere’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell’ın, Cenevre’de yürütülen ABD-İran görüşmelerinde bizzat yer aldığını doğruladı.
Powell’ın görüşmelerdeki varlığı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın neden ABD’nin saldırısına destek vermekte isteksiz davrandığını da açıklıyor. Habere göre Powell, İran’ın masaya koyduğu teklifleri "şaşırtıcı ve ileri düzeyde" buldu. İngiliz ekibi, Viyana’da planlanan bir sonraki teknik görüşme turunda diplomatik çözümün tamamlanacağını beklerken, ABD ve İsrail’in aniden başlattığı hava saldırısı Londra’da "hukuksuz ve erken" olarak nitelendirildi.
Görüşmelere dair sızan diğer çarpıcı detaylar ise Donald Trump’ın müzakere ekibiyle ilgili oldu. Görüşmeleri yürüten Jared Kushner ve Steve Witkoff’un yanlarında ABD’li teknik bir heyet getirmediği, nükleer konulardaki açıklamalarının temel hatalarla dolu olduğu iddia edildi. ABD ekibinin teknik yetersizliği üzerine Powell, İngiltere Kabine Ofisi’nden uzman bir ekibi Cenevre’ye getirerek müzakerelerin çökmesini önlemeye çalıştı.

Müzakerelerde İran’ın sunduğu ve İngiltere’yi etkileyen tekliflerin ayrıntıları ilk kez ortaya çıktı. İngiliz yetkililer daha sonra, İran'ın anlaşmanın kalıcı olmasını ve 2015 nükleer anlaşmasının aksine, programına getirilen kısıtlamaları sona erdiren son tarihler veya geçici hükümler içermemesini kabul etmesinden etkilendiklerini açıkladılar. İran ayrıca mevcut 400 kg zenginleştirilmiş uranyumun IAEA gözetiminde seyreltilmesini ve gelecekte uranyum stoku yapılmamasını taahhüt ettiği ileri sürüldü. İran'ın, gelecekteki sivil nükleer programına ABD’li şirketlerin katılımına dahi kapı açtığı belirtildi.
Habere yansıyan en sert yorum ise bir diplomattan geldi. Müzakereci Kushner ve Witkoff için, "Başkanı (Trump), aslında kurtulmak istediği bir savaşa sürükleyen İsrail varlıkları" ifadesi kullanıldı. İngiltere’nin, İran’ın Avrupa için yakın bir füze veya nükleer tehdit oluşturduğuna dair hiçbir kanıt görmediği, bu nedenle de Washington’un operasyonel üs taleplerini reddettiği belirtildi.