Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle Venezuela'ya düzenlenen saldırı, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in alıkonmasıyla son buldu. Maduro ve eşi New York'a getirildi ve vakit kaybetmeden yargılanmaya başladı. ABD medyasından New York Post (NYP), Maduro'nun düşen ilk domino taşı olduğunu yazdı. Venezuela'dan başlayan olayların durmayacağı belirtilen yazıda, bir başka liderin de tek yönlü bir yolculuk için bavullarını toplamaya başladığı belirtildi.

İran'da çok büyük bir jeopolitik bombanın patlamak üzere olduğu ifade edilirken dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'da hayatta kalma ihtimalini yitirdiği öne sürüldü. Times gazetesinde yer alan ve istihbarat kaynaklarına dayandırılan habere göre, Hamaney'in kaçış planının hazır olduğu, yaklaşık 20 yakın yardımcısı ve ailesiyle beraber Rusya'ya kaçmayı planladığı iddialar da NYP'nin yazarı Michael Goodwin'in yazısında yer aldı.

Bu iddiaların hiçbirinin Trump yönetimini şaşırtmadığı belirtilirken yönetimin Maduro'nun ele geçirilmesini kullanarak Hamaney'e Amerikan ordusu onun adına karar vermeden önce görevinden ayrılması için baskı yaptığı ifade edildi. Trump'ın İranlı protestocuları öldürmeleri halinde ''Geçmişte yaptıkları gibi, ABD tarafından sert bir şekilde cezalandırılacaklarını'' söylemesi de tekrar hatırlatıldı. Hamaney'in Rusya'ya kaçıp, Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad ile yakınlaşabileceği belirtildi.

Venezuela'da yaşananlar İran'da da büyük bir tedirginliğe neden oldu ve bu durum İran medyasına yansıdı. İran'da ABD'nin bir sonraki hedefinin Tahran olup olmayacağı tartışılmaya başlandı.
Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in kıdemli danışmanlarından Ali Şamhani’ye yakınlığıyla bilinen Nour News, İran’ın “azami baskı” politikası kapsamında hedef ülkeler arasında yer aldığını ancak “Venezuela tarzı doğrudan bir askeri operasyonun bir sonraki hedefi olmadığını” yazdı. Haberde, İran’ın sahip olduğu bölgesel müttefik ağı ve “stratejik derinliğin”, olası bir saldırıyı “çok taraflı ve kontrol edilemez bir krize” dönüştürebileceği savunuldu.

İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı Javan gazetesi İran’ın “sadık askerleri, ulusal birliği, stratejik derinliği, bölgesel nüfuzu ve çeşitlendirilmiş ekonomisi”yi nedeniyle, “Venezuela ile kıyaslanamayacağı” değerlendirmesinde bulundu.

Vatan-e Emrooz gazetesi ise ABD ordusunun İran’da Venezuela’dakine benzer bir baskın düzenleyebilecek kapasiteye sahip olup olmadığı üzerine bir analiz yayımladı.
Jahan haber sitesi de Washington’un İran’a saldırmak için 'yeterli gerekçe ya da bahane'ye sahip olmadığı yorumuna yer verdi.
Fakat Maduro'nun başına gelenlerin Hamaney için de uyarı niteliği taşıdığını söyleyenler de var. Reformist yorumcu Ahmad Zeidabadi, İran'da yaşananların ülkeyi iç ve dış baskılar karşısında benzer bir kırılganlığa sürükleyebileceğini ifade etti.
İranlı akademisyen Ali Şerifi Zarchi, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda Maduro’yu hedef alarak, ''Büyük petrol zenginliğine rağmen halkını yoksul bırakan bir diktatör daha tarihin çöplüğüne katıldı'' ifadelerini kullandı.

Gazeteci Amir Hüseyin Mosalla ise Maduro’nun durumunu, “Birbirlerinin kaderinden ders almayan diktatörlerin kaçınılmaz sonu” olarak niteledi ve Venezuela liderinin halk protestolarını görmezden geldiğini savundu.
İran'da 28 Aralık 2025'te ülkedeki yerel para biriminin döviz kurlarına karşı yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı'da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentine yayılmıştı.

Hükümet, halkın ekonomik sorunlarını ortadan kaldırmak için çaba sarf ettiklerini belirtmişti. Can kayıplarının yaşandığı olaylarda İran tarafından şu ana kadar toplam ölü sayısına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Gösterilerdeki olaylar sırasında 570 polis ile gönüllü güvenlik güçleri olarak bilinen Besic mensubu 66 kişi yaralandı.
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 35'e yükseldiğini bildirmişti.