Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Tarihçileri ve kriptologları yüzyıllardır uğraştıran, üzerine sayısız teori üretilen Voynich el yazmasının sırrı çözülmeye bir adım daha yaklaştı. Yeni bulgular metnin anlamsız olmadığını gösteriyor.
15. yüzyıldan günümüze ulaşan ve içerdiği tuhaf çizimlerle bilim dünyasını ikiye bölen Voynich el yazması hakkındaki tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Yapılan son araştırmalar, metnin anlamsız karalamalar değil özel bir şifreleme yöntemiyle oluşturulmuş gizli bir mesaj olabileceğini ortaya koyuyor.
The Independent'in haberine göre, Yaklaşık 240 sayfadan oluşan ve 23,5 x 16,2 cm boyutlarındaki eser, 1400'lü yıllara ait bilinmeyen bir alfabeyle kaleme alınmış durumda. Kitabın sayfalarında yeşil, kahverengi, sarı, mavi ve kırmızı tonlarında garip bilimsel ve botanik çizimler yer alıyor.
Uzmanlar uzun süredir metnin anlamsız bir şey mi yoksa gerçek bir dili mi gizlediği konusunda fikir ayrılığı yaşıyordu. Bilim gazetecisi Michael Greshko, Cryptologia dergisinde yayımlanan çalışmasında ilginç bir deney gerçekleştirdi. Greshko, Voynich metninin şifreli olabileceği hipotezini test etmek adına "Naibbe şifresi" adını verdiği tamamen yeni bir yöntem geliştirdi.

Geliştirilen teknik, 15. yüzyıl kâtiplerinin Latince veya İtalyanca metinleri şifrelemek için kullanabileceği tarihsel gerçekliğe uygun bir yapı sunuyor. Greshko, elde edilen şifreli metinlerin tamamen çözülebilir olduğunu ve aynı zamanda Voynich el yazmasının birçok temel istatistiksel özelliğini güvenilir bir şekilde yeniden ürettiğini belirtiyor.
Naibbe şifresi, harfleri bağlama göre değişen çok sayıda farklı Voynich tarzı karaktere eşliyor. Kelimeler, belirli işaretlerin yalnızca kelimenin başında, ortasında veya sonunda yer alması gibi katı kurallar çerçevesinde oluşturuluyor. Örneğin bazı karakter dizileri sadece başlangıçta görülürken geri kalanı genellikle sonda ortaya çıkıyor.
Çalışma sonucunda, bahsedilen kuralları izleyerek oluşturulan sahte Voynich kelimelerinin, orijinal metinle aynı yapısal özellikleri taşıdığı görüldü. Dil benzeri kuralların sahte kelimeler yapabilmesi, asırlık eserin de anlamsız ifadelerden ziyade gerçek kelimeleri şifrelediği yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
Bilim insanları, benzer taklit şifreler ve orijinal el yazması üzerinde yapılacak kapsamlı bilgisayar analizlerinin altı asırlık gizemi aydınlatmasını umuyor.