Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Katar'ı kapsayan 3 günlük Körfez turunu tamamladı. Ziyaretinin son durağı Katar'ın başkenti Doha'da basın toplantısı düzenleyen Macron, Fransa'da 17 Ekim'deki protestolara ilişkin konuştu. Protestoların şiddet ve yağma olaylarına dönüşmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkesini hedef almasına ise tepki gösterdi.

''Hiçbir şiddet meşru değildir'' diyen Macron, ''Ne sözlü ne fiziksel şiddet, ne mala ne de insanlara yönelik şiddet. Demokraside hiçbir şey şiddeti haklı çıkaramaz" şeklinde konuştu. Olayların ciddiyetine rağmen can kaybı yaşanmadığını vurgulayan Macron, güvenlik güçleri arasında yaralananlar olduğunu belirterek, yaşananlara sakinlik ve kararlılıkla yaklaşılması gerektiğini söyledi.

Cumartesi günü yapılması beklenen yeni gösterilere ilişkin ise Macron, şehir merkezlerinde yeniden şiddet olaylarının yaşanmasına izin verilmeyeceğini vurguladı. Fransız lider, "Cumartesi şehir merkezlerinde kargaşa çıkarmak isteyenlerin bunu yapması engellenecek. Sokağa çıkma yasakları uygulandı, toplanma ve bir araya gelme yasakları getirildi" diye konuştu. Güvenlik güçlerinin çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirten Emmanuel Macron, yeni şiddet olaylarının önlenmesi için yürürlükteki yasal yetkilerin kullanılacağını söyledi.

Macron, "Yarın sabah bütün istihbarat servisleri, Başbakan ve ilgili bakanlarla bir toplantı yapacağım. Yaşananların tam olarak nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme alacağım" ifadelerini kullandı. Toplantıda, 17 Ekim'deki olayların ayrıntılı biçimde değerlendirileceğini belirten Macron, 24 Ekim'deki gösteriler öncesinde ve önümüzdeki haftalarda alınacak güvenlik tedbirlerinin de ele alınacağını ifade etti.

Fransa'daki protestolar hakkında yabancı liderlerin yaptığı açıklamalarına değinen Macron, protestolarda yabancı müdahalesi olup olmadığı sorusunu da "Benim açımdan yaşanan olaylarda görünür bir yabancı müdahale yok. Ancak sonrasında yabancı kaynaklı bir bilgi manipülasyonu var" dedi.
Macron, göçmen ve İslamcı grupların ülkeyi istila ettiği yönündeki iddiaların tamamen yanlış olduğunu söyleyerek, bu tür yanlış bilgilerin ardından yabancı liderler de dahil olmak üzere yapılan bazı yorumları "Kabul edilemez ve aptalca" ifadeleriyle eleştirdi.

Fransa'daki olayları göç politikaları üzerinden yorumlayan ve kendi siyasi kampanyalarında gündeme taşıyan ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gönderme yapan Macron, "Bölgede ya da Atlantik'in diğer tarafında seçim kampanyası yürüten bazı liderlerin, bazen safça davranarak yapay zekayla üretilmiş içerikleri benimsediğini veya bazı çevrelerin Fransa'da yaşananlar hakkında insanları inandırmak istediği iddiaları yaydığını görüyorum. Bizim sırtımızdan seçim kampanyası yürütüyorlar. Buna ihtiyacımız yok. Zaten sorunlarımız var. Bu sorunları yöntemli, saygılı ama aynı zamanda kararlı ve tavizsiz bir şekilde ele alıyoruz. Sonuna kadar gideceğiz. Ülkemizde düzenin, saygının hâkim olmasını ve ülkemizin ilerlemesini istiyoruz" diye konuştu.

Fransa'daki olaylar nedeniyle olağanüstü hal ilan edilip edilmeyeceği konusunda Macron, mevcut güvenlik önlemlerinin yeterli olduğunu savundu. Macron, "Pazartesi gününden bu yana sükunetin yeniden sağlanmasını mümkün kılan önlemler olağanüstü hali gerektirmiyor. Elbette durum haklı kılarsa olağanüstü hal ilan edilebilir" ifadelerini kullandı. Macron, hükümetin öğrenci örgütleri, sendikalar ve diğer toplumsal kesimlerle diyaloğu sürdürmesi gerektiğini belirterek, gençlerin eğitim ve gelecek kaygılarının dikkate alınacağını söyledi.

Fransa'daki protestoların toplumsal nedenlerine ilişkin de konuşan Emmanuel Macron, gençlerin terör saldırıları, pandemi, savaşlar, yapay zeka ve iklim değişikliği nedeniyle gelecek kaygısı yaşadığını belirterek, "Bu gençliğin geleceği konusunda endişe duyması ve bütün bu olaylardan topluca sarsılmış hissetmesi normaldir" şeklinde konuştu.
Gençlerin taleplerinin dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Macron, "Bunu dinlemeli, anlamalı ve onlara destek olmalıyız" ifadelerini kullandı.

Fransa'da şiddet olayları yaşanırken Körfez turunu sürdürmesi nedeniyle kendisine yöneltilen eleştirilere de cevap veren Macron, ziyaretin ülkesinin enerji güvenliği açısından gerekli olduğunu savundu. Fransa'nın önümüzdeki haftalarda ve aylarda ihtiyaç duyacağı enerji kaynaklarını güvence altına almak amacıyla Körfez'de bulunduğunu belirten Macron, "Planlanan bu ziyareti sürdürme kararımın tamamen arkasındayım" şeklinde konuştu.