Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD ve İsrail'in, İran'a yönelik saldırıları devam ederken ABD Başkanı Donald Trump'tan yeni bir tehdit daha geldi. Trump, henüz İran'a 'büyük dalganın' gelmediğini öne sürdü. Trump, ''Henüz onlara sert darbeler indirmeye başlamadık bile. Büyük dalga henüz gelmedi. Büyük dalga yakında geliyor'' dedi.

The Telegraph’ta yer alan habere göre Bahreyn merkezli Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (IISS) bünyesinde savunma araştırmacısı olarak görev yapan Sascha Bruchmann, 'büyük saldırı' ifadesinin muhtemel karşılığının stratejik bombardıman uçaklarıyla yürütülecek yoğun ve sürdürülebilir bir hava projesi olduğunu söyledi. Bruchmann, konuya ilişkin açıklamasında, ''En önemlisi, stratejik bombardıman uçağı filosu, yani B-1’ler, B-2’ler ve B-52’ler aracılığıyla sürdürülecek bir bombardıman harekatı.'' dedi.
Uzmanlara göre bu, yalnızca sorti sayısının artması değil; aynı zamanda daha ağır ve sığınak delici mühimmatların yoğun şekilde kullanılması anlamına gelebilir. Bu durumda iki bombardıman uçağı ön plana çıkıyor; B-1 Lancer ve B-2 Spirit.
B-1 Lancer bombardıman uçaklarının azami hızı Mach 1.25 yani ses hızının yaklaşık 1,5 katı. 4 kişilik mürettebat yeri var. ABD bu uçakları İran'a yönelik saldırılarda geçtiğimiz yıl aktif bir şekilde kullandı. B-1 mürettebatları İran hedeflerini vurmak için yaklaşık 37 saat süren uzun menzilli görevler icra etti.

ABD'nin bu uçakları, Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia üssüne konuşlandırmak istediği fakat İngiltere'nin bu konuda tereddütleri olduğu ve diplomatik görüş ayrılıkları yaşandığı öne sürüldü.

ABD'nin B-2 Spirit bombardıman uçakları gizlilik kabiliyetleriyle ortaya çıkıyor. Bu uçaklar genellikle ABD’nin Missouri eyaletinden operasyon yürütüyor. Geçen yıl İsrail ile İran arasında yaşanan ve ‘On İki Gün Savaşı’ olarak anılan kriz sırasında ABD’nin doğrudan müdahalesi, İran’ın nükleer tesislerine yönelik bir B-2 saldırısı olmuştu.

Bu operasyonda, 14 adet 30 bin librelik GBU-57 Massive Ordnance Penetrator (MOP) bombası kullanıldı. Hedefler, yeraltındaki güçlendirilmiş tesislerdi.
