Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD'li araştırmacıların geliştirdiği yapay zeka, bir insanın yüz fotoğrafıyla ne kadar hasta olduğunu anlıyor. Lancet Digital Health dergisinde yayımlanan ön bulgulara göre, "FaceSurvival" adı verilen yapay zeka, milyonlarca sağlıklı yüzün yanı sıra 35 bin kanser hastasının fotoğraflarıyla eğitildi. Bilim insanlarına göre bu yapay zeka özellikle göz çevresine bakarak hastaların 'sağkalım' süresine ilişkin tahmin yürütüyor.

Araştırmaya göre yaşam süresi tahmininde yüzün en belirleyici bölgeleri göz altı ve burun kemeri çevresi. Bu ölçütler, kemiğe ya da beyne sıçramış olanlar dahil, farklı türde ve farklı ağırlıktaki kanserlerde geçerli oldu. Hastaların çoğu ABD ve Hollanda'dan, 50'li ve 60'lı yaşlarındaydı; aralarında çocuklar ve 90'lı yaşlarda olanlar da vardı.

BBC'nin haberine göre, Boston'daki Mass General Brigham'dan araştırmanın başındaki Dr. Raymond Mak, nüfus yaşlandıkça doktorların radyasyon, ameliyat ya da ilaç tedavisi gibi yoğun tedavileri önermeden önce hastanın fiziksel dayanıklılığını ve kırılganlığını ölçmenin daha iyi yollarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Ekip, kişinin doğum tarihine göre değil, göründüğü yaşa göre biyolojik yaşını tahmin eden "FaceAge" adlı başka bir aracı da değerlendiriyor. Bu araca göre burun altından ağız kenarına inen çizgiler, alındaki kırışıklıklar, şakaklardaki kaz ayakları ve yanaklar yaşlanma hızının iyi bir göstergesi.

Mak, aracın poz, ışık, yüz ifadesi ve makyaj farklarına rağmen gerçek hayattan fotoğraflarda "şaşırtıcı derecede tutarlı" sonuç verdiğini, test edilen estetik ameliyatların çoğunda da sonucun değişmediğini, yalnız burun estetiğinden sonra küçük bir kayma görüldüğünü anlattı.
Araştırmacılar araçların hala geliştirme aşamasında olduğunu, özellikle farklı etnik gruplardan çok daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden Prof. Miroslaw Bober da çalışmayı "umut verici bir kavram kanıtı" olarak nitelendirip klinik kullanıma hazır olmadığını ve bir sonucu tahmin etmenin onu açıklamakla aynı şey olmadığını söyledi.