Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye'nin PISA 2025 başarısı ve yeni eğitim öğretim yılının başlaması sonrası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin AA Editör Masası'nda soruları cevapladı. Bakan Tekin, ''PISA başarımız dünyanın gündeminde. Yönetim başarımızı diğer ülkelere anlatmamızı istedi'' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin şunları söylüyor:
Elimizde 150-200 bin civarında elimizde kalan derslik var. Bugün 760 bine çıkartmışız. Yani yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu önemli parametre. İki, eğitime erişim konusunda sorun yaşanıyor. Çocuklarımızın işte ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yok. Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyor. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı. Ne yaptık? Taşımalı sistem getirdik. Yani eğitimine devam etmek isteyen ama ulaşım problemleri yaşayan öğrencilerimiz için taşımalı sistemi koyduk. Okullarımızın pansiyon kapasitesini artırdık. Dolayısıyla eğitime erişimi bu anlamda Türkiye'yi uluslararası göstergeler açısından bakın şu anda yani 2002 yılında orta öğretime devam oranı yaklaşık %50'lerdeyken şu an %90'ların üzerinde.
Bir başka önemli konu eğitimin niteliği açısından öğretmen sayısı önemli. Yaklaşık şu an sistemde kayıtta olan öğretmen arkadaşlarımızın yüzde 80'i AK Parti iktidarları döneminde atandı. 2002 yılında 540 bin öğretmen varken milyonlara arttı. 2001'den itibaren atılan bu adımlar, bakın başka ne yaptık, öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak, 2014 -2015 yılında öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık, uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde, bu da çok önemli.
1980'li 90'lı yıllarda ders kitabından başka bilgiye erişimimiz yok. Çocuklara bilgiyi sadece okula veriyorlardı. 2013 yılında müşteşarlığa başladıktan sonra uluslararası toplantılara katıldık. Katıldığımız bütün uluslararası toplantılarda bize yönelik en önemli eleştiri sizin eğitim sisteminde fiziki, kapasite ve insan kaynağı açısından çok pozitif gelişmeler, mesafeler katettiniz. Ancak hala sizin eğitim felsefenizde bir problem var.
80'li, 90'lı yıllarda eğitime erişim de sınırlı olduğu için hem orta öğretim hem yüksek öğretime sınırlı sayıda öğrenci devam edebildiği için çocuklarımız her şeyi burada öğrensin, ortaokulda öğrensin, ilkokulda öğrensin. Bizim müfredatlarımız şişmiş. Eğitime erişim arttığına göre 2013'ten itibaren yaptığımız müfredatı seyreltme sürecine girdik.
Dolayısıyla 2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Marif modeli bu iki parametre açısından çok önemliydi. Bilgiyi ezberletmek yerine kendilerine verilen bilgiyi analitik bir biçimde değerlendirebileceği ve gündelik yaşam becerisine dönüştürebileceği hale getirirsek eğer biz eğitim sistemimizde başarılı olacak. Bununla beraber eğitim sistemimizin içerisindeki bilgi yükünü azaltabilirsek eğer müfredatta öğretmenimizde başarılı olacak, sistemde başarılı olacak. Bunu da çok detaylı bir biçimde bunları hep konuştuk. Dolayısıyla bu PISA skorlarıyla ilgili önemli adımlardan bir tanesi bu.

Ölçme, değerlendirme ve sınav hizmetleriyle ilgili analiz için birim kurduk. Bu ne getirdi beraberinde? OECD ve PISA gibi yapılarla bakanlığımızın öğretim programları arasındaki uyumu, oralarda ölçülen şeylerle bizim sistemimizdeki uyumu karşılıklı olarak analiz edebileceğimiz çok önemli bir alan oluşturdu bize. Yurtdışında çok gündem oldu PISA.
PISA Yönetim Kurulu Başkanı 8 Eylül'de yapacağınız konuşmada bizim dikkatimizi çeken bir şey var. Türkiye olağanüstü başarı gösteriyor 2015 sonrası. Peki 2015'te ne oldu? 2015 bizim açımızdan şu noktada çok önemli. Biz 2014 yılında dershane kanunu çıkarırken dershanelerle ilgili en önemli iddiamız şuydu: dediğimiz yapılar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders kitapları, öğretim programları, okullar ve öğretmenleri üzerinde bir vesayet mekanizması. Yani siz okulda ne öğretirseniz öğretin, piyasada bir algı oluşmuş, bir sektör var, işte FETÖ vesayeti. Bu vesayet diyor ki, Milli Eğitim'in öğretmenleri işe yaramaz, Milli Eğitim'in ders kitapları işe yaramaz, Milli Eğitim'in okulları işe yaramaz. Siz orada 12 yıl boşuna okuyorsunuz, 3 ay bizim dershaneye gelin, 6 ay bizim dershaneye gelin!

FETÖ vesayetinin kaldırılması. Müfedat'ın yenilenmesi, Öğretmen kaynağının arttırılması ve altyapı derslik sayısının arttırılması. Bu dört tane nedenden dolayı Türkiye PISA skorlarında başarılı oldu. 2014'te dedik ki vatandaşımızın çocuğu eğer herhangi bir dersten, herhangi bir konudan eksiği varsa okullarımızda bu çocuklarımız için ücretsiz kurslar açalım. Kendi eksiğini oradan gidersin. Bunu ben o zaman Cumhurbaşkanımıza da arz ettim. Bir anlamda ücretsiz dershaneden alacağı hizmeti ücretsiz okullarda almaya başladı. Aynı şekilde teknolojik yeniliklerin eğitim öğretim sisteminde kullanıldığı Fatih projesiyle başlayan süreç.
8 Eylül'de Bratislava'daki toplantıda da hemen hemen bütün eğitim bakanlarının ortak problemi buydu. Çocukların cep telefonu üzerinden, sosyal medya üzerinden hem eğitim öğretim süreçlerine aksatacak bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermesi hem de eğitim politikalarını manipüle edecek içerikler sebebiyle çok rahatsızlardı. Bu dünya genelinde yaygınlaşıyor. Bu anlamda sosyal medya üreten ya da sosyal medyaya sahip olan şirketlerin de sosyal bir sorumluluk bilinciyle basit yazılımlarla bunu engelleyebileceklerini düşünüyorum. Büyük sorumluluk onlara düşüyor. Ebeveyn filtresi gibi bir filtreyle, siber güvenlik başkanlığıyla birlikte bir çözüm, bir yazılım geliştirebilir miyiz diye çalışıyoruz.
Şikayetleri dikkate alıyoruz. Öğretmenlerimize önlük giyilmesi tavsiye edildi. Şimdi burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen, kim değil, kıyafetinden göremiyoruz. Farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var. Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor.