Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatı ne kadar olacak? Gram altın yeniden yükselişe geçti ve 7 ayın zirvesine yerleşti. Ekonomist Dr. Sefer Humar, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a piyasaları yorumladı. Peki altın, dolar ve Euro nezdinde yatırımcıları neler bekliyor?
Altın fiyatları son dönemde küresel risklerin artmasıyla birlikte 7 ayın rekorunu kırdı. Yatırımcılar ise piyasalardaki son durum ve yıl sonu beklentilerini merak ediyor. Uzun vadeli ana trendin yukarı yönlü olduğunu vurgulayan Humar, şartların devam etmesi halinde 6800 liranın görülebileceğinin altını çizdi.
Gram altın 7 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu yükselişin arkasındaki temel nedenler neler? Birkaç haftada ne değişti?
Sefer Humar: Gram altındaki yükselişi tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Son birkaç haftada küresel piyasalarda risk algısı belirgin şekilde değişmeye başladı. Özellikle Orta Doğu'da yeniden yükselen jeopolitik tansiyon, ABD ile İran arasında zaman zaman artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeler, yatırımcıların yeniden güvenli liman arayışına yönelmesine neden oldu.
Altın tarih boyunca belirsizlik dönemlerinin en önemli yatırım araçlarından biri olmuştur. Bugün de benzer bir süreç yaşanıyor. Küresel büyüme endişeleri, merkez bankalarının faiz indirimlerine yönelik beklentilerin yeniden güç kazanması ve tahvil faizlerindeki geri çekilme ons altını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Türkiye tarafında ise gram altın yalnızca ons fiyatından etkilenmiyor. Dolar/TL kurundaki kademeli yükseliş de gram altına ilave destek sağlıyor. Dolayısıyla ons altında sınırlı hareketler yaşansa bile kur etkisi nedeniyle gram altındaki yükseliş daha belirgin hissedilebiliyor.
Ancak şunu da unutmamak gerekiyor; piyasalar hiçbir zaman tek yönlü hareket etmez. Altında zaman zaman kâr realizasyonları ve düzeltmeler görmek son derece doğaldır. Bu nedenle yaşanan yükselişi sadece fiyat artışı olarak değil, küresel risk algısının yeniden şekillendiğinin bir göstergesi olarak okumak daha sağlıklı olacaktır.
Jeopolitik riskler yeniden fiyatlamaya girdi. Piyasalar şu an hangi riskleri satın alıyor?
Sefer Humar: Finansal piyasalar gerçekleşmiş olaylardan çok, gerçekleşme ihtimali bulunan riskleri fiyatlar. Bugün satın alınan şey savaşın kendisi değil, savaşın küresel ekonomi üzerindeki olası etkileridir.
Özellikle ABD-İran hattında yaşanabilecek yeni gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji arzı açısından taşıdığı kritik önem, petrol fiyatlarında yaşanabilecek olası yükselişler ve bunun yeniden enflasyon baskısı oluşturma ihtimali yatırımcıların en yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor.
Bunun yanında Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin rekabeti, küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri ve yüksek kamu borçluluğu da fiyatlamalarda etkisini sürdürüyor.
Bugün yatırımcıların en fazla satın aldığı unsur belirsizliktir. Belirsizlik arttıkça portföylerde güvenli liman varlıklarının ağırlığı artıyor ve altın bundan olumlu etkileniyor.
Ons altında yıl sonuna kadar hangi seviyeler görülebilir? Baz senaryonuz nedir? İyimser ve kötümser senaryolarda hangi rakamlar masada?
Sefer Humar: Ben ons altında yıl sonuna kadar çok agresif ve kontrolsüz yükselişler bekleyen tarafta değilim. Çünkü mevcut fiyatlamaların önemli bir kısmı zaten jeopolitik riskleri, merkez bankalarının altın alımlarını ve faiz beklentilerini büyük ölçüde fiyatlamış durumda.
Benim baz senaryom, ons altının yılın geri kalanında dalgalı ancak kontrollü bir seyir izlemesi yönünde. Küresel risk algısının kısmen normalleşmesi ve ABD ekonomisinin güçlü görünümünü koruması hâlinde ons altında 4.000 dolar seviyelerine doğru geri çekilmeler görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
İyimser senaryoda ise jeopolitik tansiyonun yükselmesi, Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin büyümesi, Fed'in beklenenden daha hızlı faiz indirimine gitmesi ve güvenli liman talebinin güçlenmesi hâlinde ons altında 4.400-4.450 dolar bandı gündeme gelebilir.
Dolayısıyla yıl sonuna kadar beklentim, sert yükselişlerden ziyade geniş bant içerisinde hareket eden ve zaman zaman düzeltmeler yaşayan bir ons altın görünümüdür.
Gram altında yeni rekorların gelmesini bekliyor musunuz? Hangi şartlar oluşursa bu mümkün olur?
Sefer Humar: Gram altında uzun vadeli ana trendin yukarı yönlü olduğunu düşünüyorum. Ancak bu, fiyatların kesintisiz yükseleceği anlamına gelmiyor.
Son dönemde yüksek seviyelerden altın alan yatırımcıların bekledikleri getiriyi kısa sürede elde edememeleri, piyasada psikolojik bir yorgunluk oluşturdu. Bu nedenle önümüzdeki süreçte zaman zaman satış baskısı ve kâr realizasyonları görmek son derece doğal olacaktır.
Kısa vadede gram altında 6.000 TL seviyesinin altına sarkan düzeltmeler dahi görülebilir. Ben bunu trendin bozulması olarak değil, piyasanın sağlıklı şekilde nefes alması olarak değerlendiriyorum.
Buna karşılık jeopolitik risklerin devam etmesi, ons altının güçlü kalması ve kur tarafındaki yükselişin sürmesi durumunda gram altında yeniden yukarı yönlü hareketler görebiliriz. Uzun vadede 6.800 TL seviyeleri ulaşılabilir hedefler arasında değerlendirilebilir. Ancak bunun kademeli ve dalgalı bir süreç içerisinde gerçekleşmesini daha olası görüyorum.
Elinde dolar bulunan yatırımcı için nasıl bir dönem başladı? Doları tutmaya devam etmek mantıklı mı?
Sefer Humar: Döviz yatırımcısı açısından daha sabırlı olunması gereken bir döneme girdiğimizi düşünüyorum.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi çok sert kur hareketleri beklemiyorum. Mevcut ekonomik görünüm çerçevesinde dolar/TL'nin yıl sonuna kadar 49 TL seviyelerini, olağanüstü senaryolarda ise 50 TL bandını test etmesi mümkün olabilir. Ancak bunun çok hızlı gerçekleşeceği kanaatinde değilim.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca dolar pozisyonu taşımak yerine portföylerini çeşitlendirmeleri daha sağlıklı olacaktır. Artık önemli olan yalnızca döviz taşımak değil, enflasyonun üzerinde reel getiri sağlayabilecek dengeli bir portföy oluşturabilmektir.
Euro son dönemde dolara karşı güç kazanıyor. Bundan sonra dolar mı, euro mu daha avantajlı olabilir?
Sefer Humar: Son dönemde euro, dolar karşısında daha güçlü bir performans sergiliyor. Bunun temel nedenleri arasında Avrupa ekonomisine yönelik beklentiler ve dolar endeksindeki zayıflama eğilimi yer alıyor.
Ben önümüzdeki dönemde de euronun dolar karşısında görece avantajını koruyabileceğini düşünüyorum. Euro, dolar kadar baskılanmayan ve dönem dönem daha yüksek volatilite sunan bir para birimi olduğu için yatırımcıya daha yüksek getiri potansiyeli oluşturabiliyor.
Yıl sonuna kadar Euro/TL'de 57-59 TL bandı makul bir beklenti olarak değerlendirilebilir. Ancak burada yatırımcılara önerim tek bir para birimine yönelmek yerine risklerini dağıtan dengeli bir döviz sepeti oluşturmalarıdır.
Sonuç olarak önümüzdeki dönemde hem altın hem de döviz piyasalarında sert ve tek yönlü hareketlerden ziyade, kontrollü ancak fırsatlar barındıran dalgalı bir fiyatlama süreci bekliyorum. Bu nedenle yatırımcıların kısa vadeli haber akışına göre hareket etmek yerine uzun vadeli strateji ve disiplinli portföy yönetimine odaklanmalarının daha doğru olacağı kanaatindeyim.
Burada paylaşılan değerlendirmeler genel ekonomik görüşler olup yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.