ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

ABD'nin kamu borcu tarihte ilk kez 40 trilyon doları aştı. Peki dünyanın en büyük ekonomisi bu devasa borç yüküne rağmen nasıl ayakta kalıyor? Ekonomist Necmettin Batırel, ABD'nin borç sarmalını, dolara dayanan sistemi ve Türkiye'ye yansımalarını Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a anlattı.

ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
07.09.2026
saat ikonu 09:29
|
GÜNCELLEME:
07.09.2026
saat ikonu 09:32

40 trilyon dolarlık borç, kişi başına yaklaşık 114 bin dolarlık yük... 'nin borcu 40 trilyon doları aştı. Borç 25 yılda yaklaşık 7 katına çıkarken, faiz yükü de giderek büyüyor.

HABERİN ÖZETİ

ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

ABD'nin 40 trilyon doları aşan kamu borcu, kişi başına yaklaşık 114 bin dolarlık bir yük oluştururken, ekonomist Necmettin Batırel bu borcun birikim nedenlerini ve ABD'nin neden iflas etmediğini analiz ediyor.
ABD'nin kamu borcu 2001'de 5,8 trilyon dolardan 2026 itibarıyla 40 trilyon doları aşmıştır.
Borç artışına vergi indirimleri, finansal kurtarma paketleri, COVID-19 teşvikleri ve yapısal bütçe açıkları neden olmuştur.
Kişi başına düşen borç miktarı yaklaşık 114 bin dolardır, ancak bu dolaylı olarak hissedilmektedir.
ABD, doların küresel rezerv para birimi olması ve kendi parasını basabilme gücü sayesinde iflas etmemektedir.
Yabancı yatırımcıların elindeki Hazine tahvili tutarı 9,3 trilyon dolardır ve en büyük alacaklı Japonya, ikinci İngiltere, üçüncü ise Çin'dir.
ABD Hazine tahvilleri, küresel krizlerde güvenli liman olarak görülmekte ve ülkeye hareket alanı sağlamaktadır.

Vergi indirimleri, kriz dönemlerinde uygulanan kurtarma paketleri ve COVID-19 teşviklerinin yanı sıra, gelir-gider dengesindeki kronik açık kapatılamadı. Dünyanın en büyük ekonomisi tarihinin en büyük borç krizlerinden biriyle karşı karşıya. Peki iflası erteleyen ne? Ekonomist Necmettin Batırel, Özel Haber Şefi 'a ABD'nin neden iflas etmediğini analiz etti.

ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

ABD'nin kamu borcu tarihinde ilk kez 40 trilyon doları aştı. Bu devasa borç nasıl birikti?

Ekonomist Necmettin Batırel: ABD'nin kamu borcu 2001 mali yılı sonunda 5,8 trilyon dolar seviyesindeydi. 2008'de 10 trilyon dolara yaklaşan rakam, 2020'de 26,9 trilyon dolara tırmandı ve 2026 itibarıyla 40 trilyon dolar sınırını aştı.

Vergi indirimleri, bütçe dengeleri, Küresel Finans Krizi'nde finans sistemini kurtarma paketleri, COVID-19 küresel salgını ve devasa ekonomik teşvikler ve gelir ve gider arasındaki kalıcı yapısal bütçe açığı gibi uygulamalar, borçların giderek artmasına neden oldu. Küresel finans krizi ve salgın dönemleri acil durum borçlanmalarına en net örnekler olsa da krizler geçtikten sonra da bütçe açığı kapanmadı.

Kamu borcu, federal hükümetin ödünç aldığı ve henüz anaparasını geri ödemediği toplam tutarı ifade ediyor. Bir mali yılda harcamaların gelirleri aşmasıyla ortaya çıkan "bütçe açığı", Hazine tarafından tahvil ihracı yoluyla kapatılıyor. Açığın her yıl devam etmesiyle de toplam borç ve borç servis maliyetleri katlanarak büyüyor.

ABD Kongresi Bütçe Ofisi'ne göre yükselen borç yükü; faiz ödemelerini artırarak diğer kamu hizmetlerine ayrılan kaynağı daraltıyor ve gelecekte hükümeti ya vergileri artırma ya da harcamaları kısıtlama seçenekleriyle baş başa bırakıyor.

BaşlıkAçıklama
ABD Kamu Borcu RekoruABD'nin kamu borcu tarihinde ilk kez 40 trilyon doları aştı.
Borcun Birikme Süreci
  • 2001 Mali Yılı Sonu: 5,8 trilyon dolar
  • 2008: 10 trilyon dolara yaklaştı
  • 2020: 26,9 trilyon dolara tırmandı
  • 2026 İtibarıyla: 40 trilyon dolar sınırını aştı
Borç Artışına Neden Olan Faktörler
  • Vergi indirimleri
  • Bütçe dengeleri
  • Küresel Finans Krizi'nde finans sistemini kurtarma paketleri
  • COVID-19 küresel salgını ve devasa ekonomik teşvikler
  • Gelir ve gider arasındaki kalıcı yapısal bütçe açığı
Bütçe Açığı ve Borç Mekanizması
  • Kamu borcu, federal hükümetin henüz anaparasını geri ödemediği toplam tutarı ifade eder.
  • Bir mali yılda harcamaların gelirleri aşmasıyla oluşan 'bütçe açığı', Hazine tarafından tahvil ihracı yoluyla kapatılır.
  • Açığın her yıl devam etmesiyle toplam borç ve borç servis maliyetleri katlanarak büyür.
Yükselen Borç Yükünün Etkileri (ABD Kongresi Bütçe Ofisi'ne Göre)
  • Faiz ödemeleri artıyor.
  • Diğer kamu hizmetlerine ayrılan kaynak daralıyor.
  • Gelecekte hükümeti vergileri artırma veya harcamaları kısıtlama seçenekleriyle baş başa bırakıyor.
Ekonomist YorumuNecmettin Batırel, borcun birikme sürecini ve nedenlerini detaylandırdı.
ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

Borç kişi başına bölündüğünde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Ekonomist Necmettin Batırel: Borç tutarı kişi başına bölündüğünde tablo daha da çarpıcı bir hal alıyor. Kişi başına düşen borç miktarı yaklaşık 114 bin dolar.

Tabii ki bu durum, her ABD vatandaşının kapısına bu tutarda bir fatura dayanacağı anlamına gelmiyor. Bu sayı yalnızca borcun büyüklüğünü görselleştirmek için kullanılan istatistiki bir hesaplama. Ancak vatandaşlar, yükselen kamu borcunun faiz oranları ve kredi maliyetleri üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle mortgage ve şirket kredileri üzerinden bu yükü dolaylı olarak hissediyor.

ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

ABD neden borçlanmaya devam ediyor? Dünyanın en büyük ekonomisi neden bu borca ihtiyaç duyuyor?

Ekonomist Necmettin Batırel: Dünyanın en büyük ekonomisi olmak, hükümetin kasasında her taahhüdü karşılayacak nakit bulunduğu anlamına gelmiyor. Devletler de harcamaları, vergi gelirlerini aştığında borçlanmak durumunda kalıyor.

Verimli altyapı yatırımlarını finanse eden veya ekonomiyi derin durgunluklardan koruyan borçlanmalar faydalı görülebiliyor. Ancak büyüme dönemlerinde bile devasa açıklar vermek, devleti bir sonraki şoka karşı savunmasız bırakıyor.

ABD borçlarının tamamı aynı anda muaccel olmuyor. Bir yıldan kısa vadeli bono ve senetlerden 30 yıla uzanan uzun vadeli tahvillere kadar farklı vadeler üstüne yayılıyor.

Vadesi gelen borçlar genellikle yeni tahvil ihraçlarıyla yenileniyor, yani "roll-over" yapılıyor. Yüksek faiz ortamında yenilenen borçlar daha yüksek maliyet getirdiği için risk yalnızca borcun miktarında değil, borç servis, yani faiz maliyetinin artmasında yatıyor.

ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

Peki ABD'yi gerçekten Çin mi finanse ediyor?

Ekonomist Necmettin Batırel: Toplam borç temel olarak iki ana kategoriye ayrılıyor. Bireyler, bankalar, emeklilik fonları, Fed ve yabancı yatırımcıların elindeki tahviller 32,3 trilyon dolarla en büyük alacaklı. Kamu kurumları arasında ise 7,8 trilyon dolar borç var.

Kamuoyundaki "ABD'yi Çin finanse ediyor" algısını ise veriler doğrulamıyor.

Haziran 2026 itibarıyla yabancı yatırımcıların elindeki toplam Hazine tahvili tutarı 9,3 trilyon dolar. Bu, piyasadaki borcun yüzde 29'u.

Japonya 1,11 trilyon dolar ile en büyük yabancı alacaklı. İngiltere 940 milyar dolar ile ikinci sırada. Çin ise 633 milyar dolar ile üçüncü sırada.

ABD ekonomisi, devasa borcuna rağmen iki temel koruma kalkanı ve küresel sistemdeki benzersiz konumu sayesinde iflas etmiyor. Doların küresel rezerv para birimi olması ve Amerikan Merkez Bankası'nın kendi parasını basabilme gücü, ABD'ye büyük destek sağlıyor.

Bir ülkenin iflas etmesi, yani temerrüde düşmesi, borçlarını kendi para birimi cinsinden ödeyememesi durumunda gerçekleşir. ABD için durum çok farklı.

Dünyadaki merkez bankalarının rezervlerinin yaklaşık yüzde 60'ı ABD doları cinsinden. Küresel ticaretin, özellikle petrol ve emtia ticaretinin büyük kısmı dolarla yapılıyor. Bu durum dünyada sürekli bir dolar talebi meydana getiriyor.

ABD, borçlanırken kendi bastığı para birimiyle borçlanıyor. Yani ABD borçlarını ödemek için başka bir ülkenin parasına ihtiyaç duymuyor.

Teorik olarak Fed, ihtiyaç duyulduğunda dolar basarak borç yükümlülüklerini rahatça karşılıyor. Bu durum enflasyona yol açsa da ülkenin iflas etmesini engelliyor.

BaşlıkDetay
ABD Borcunun Ana Kategorileri
  • Bireyler, bankalar, emeklilik fonları, Fed ve yabancı yatırımcılar: 32,3 trilyon dolar
  • Kamu kurumları: 7,8 trilyon dolar
Yabancı Yatırımcıların Hazine Tahvili Tutarı (Haziran 2026 itibarıyla)9,3 trilyon dolar (Piyasadaki borcun %29'u)
En Büyük Yabancı Alacaklılar (Haziran 2026 itibarıyla)
  1. Japonya: 1,11 trilyon dolar
  2. İngiltere: 940 milyar dolar
  3. Çin: 633 milyar dolar
ABD'nin İflas Etmemesinin Nedenleri
  • Doların küresel rezerv para birimi olması
  • Amerikan Merkez Bankası'nın kendi parasını basabilme gücü
  • Merkez bankalarının rezervlerinin yaklaşık %60'ının ABD doları cinsinden olması
  • Küresel ticaretin (özellikle petrol ve emtia) büyük kısmının dolarla yapılması
  • Borçlanırken kendi bastığı para birimini kullanması
İflas TanımıBir ülkenin borçlarını kendi para birimi cinsinden ödeyememesi durumu.
ABD İçin DurumKendi para biriminde borçlandığı ve kendi para birimini basabildiği için iflas riski düşük.
Fed'in Rolüİhtiyaç duyulduğunda dolar basarak borç yükümlülüklerini karşılayabilir, bu enflasyona yol açsa da iflası engeller.
ABD ekonomisi iflasın eşiğinde! Necmettin Batırel'den 40 trilyon dolar borç analizi

Peki ABD Hazine tahvilleri neden önemli?

Ekonomist Necmettin Batırel: Küresel krizlerde dünya yatırımcıları, devletler ve fonlar paralarını korumak için ABD Hazine tahvilleri satın alıyor. Borcun büyüklüğü tek başına bir anlam ifade etmez. Borcun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yaklaşık yüzde 124. Yani ülkenin toplam borcu, bir yılda ürettiği tüm mal ve hizmetlerin toplam değerinden yüzde 24 daha fazla olmuş.

ABD'nin borcu dünya için ani bir çöküş anlamına gelmese de küresel piyasalarda likiditenin azalmasına, faizlerin yüksek kalmasına ve kırılgan ekonomilerin üzerindeki finansal baskının artmasına neden oluyor.

Doların küresel ölçekte güçlü kalması ve TL'nin baskılanması, Türkiye'nin enerji, petrol ve doğalgaz ile hammadde gibi dolar cinsinden yaptığı ithalatın maliyetini yükseltiyor. Bu durum doğrudan yurt içi enflasyonu besliyor.

ABD'nin doların rezerv para olmasından kaynaklanan ayrıcalığı, kendi para biriminden borçlanabilmesi ve küresel yatırımcıların ABD Hazine tahvillerini güvenli liman olarak görmesi, Washington'a önemli bir hareket alanı sağlıyor.

Ancak bu durum borcun sınırsız biçimde artırılabileceği anlamına gelmiyor. Borç büyüdükçe faiz ödemeleri de artıyor ve bu maliyet ekonominin diğer alanları üzerinde baskı oluşturuyor.

Dolayısıyla ABD'nin borç problemi bugün için ani bir iflas tehdidinden ziyade, küresel faizler, sermaye akımları, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetleri ve finansal istikrar açısından giderek büyüyen bir küresel risk olarak karşımıza çıkıyor.
 

Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
ETİKETLER
#covid 19
#ABD
#Tgrthaber.com
#Bengü Sarıkuş
#Necmettin Batırel
#Ekonomi
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.