Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Küresel belirsizlik arttıkça yatırımcıların rotası yine değişmedi: Altın. 2026’ya girerken hem bireysel yatırımcılar hem de büyük fonlar, merkez bankalarının izlediği yolu takip ederek güvenli limana yöneldi. Fiziksel külçe ve sikke alımları hız kazandı ama asıl dikkat çeken hareketlilik altın borsa yatırım fonlarında, yani ETF’lerde yaşandı.
Özellikle ocak ayında fonlara giren para miktarı öyle bir seviyeye ulaştı ki, piyasadaki dalgalanma da aynı hızla büyüdü. İşte fiyatlardaki sert hareketlerin arkasındaki temel nedenlerden biri bu.

BCA Research Baş Emtia Stratejisti Roukaya Ibrahim’e göre son aylarda altın fiyatlarını yukarı iten en önemli unsur Çin başta olmak üzere Asya kaynaklı talep. Ibrahim’in salı günü yayımladığı rapora göre Asyalı yatırımcılar fiyat hareketlerine karşı oldukça hassas.
Yani piyasa yükselirken alımlar hızlanıyor, rüzgâr tersine döndüğünde ise satışlar gecikmiyor. Bu da fiyatlarda ani düşüş riskini artırıyor. Uzmanlara göre olası bir düzeltme halinde yatırımcıların pozisyon kapatma eğilimi kısa vadede sert geri çekilmelere yol açabilir.
Roukaya Ibrahim, geçen yıl yatırım talebindeki artışın büyük bölümünün altın ETF’lerinden geldiğini, fiziksel külçe ve sikke alımlarının bu artışın gerisinde kaldığını özellikle vurguluyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın ETF’lerine ocak ayında tam 19 milyar dolarlık giriş oldu. Bu, şimdiye kadarki en yüksek aylık performans olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde altın fiyatlarının yüzde 14 yükselmesiyle birlikte fonların yönetimindeki toplam varlıklar da aylık yüzde 20 artarak 669 milyar dolara ulaştı.
Dünyanın en büyük fiziksel destekli altın fonu olan SPDR Gold Shares, salı günü yüzde 1,4 düşüşle 460,67 dolardan işlem gördü. Ancak yılbaşından bu yana değer kazancı yüzde 16’nın üzerinde. Yani kısa vadeli geri çekilmeler olsa da tablo genel olarak güçlü.

Burada kritik nokta şu: ETF yatırımcısı ile fiziksel altın alan yatırımcı aynı refleksi göstermiyor.
Fiziksel altın alanlar genellikle uzun vadeli düşünür. Onlar için altın bir değer saklama aracı. Ama ETF tarafında işler biraz daha farklı. Roukaya Ibrahim’e göre ETF yatırımcıları çoğu zaman “taktiksel ve hızlı kazanç” peşinde.
Fiyat birkaç hafta düzeltme yaptığında, ETF yatırımcısının satışa geçme ihtimali yüksek. İşte bu durum da piyasayı daha kırılgan hale getiriyor. Talebin büyük kısmı bu fonlardan gelince, fiyatlardaki oynaklık da doğal olarak artıyor.
Son haftalardaki fiyat hareketleri aslında bu tabloyu net biçimde gösteriyor. Comex’te nisan vadeli altın 29 Ocak’ta ons başına 5.354,80 dolar ile rekor kırdı. Ancak hemen ardından gelen satış dalgasıyla 30 Ocak ve 2 Şubat’ta yaklaşık yüzde 13 değer kaybetti ve 5.000 doların altına indi.
Kısa sürede yaşanan bu sert geri çekilme yatırımcıları tedirgin etti. Sonrasında fiyatlar kayıpların büyük bölümünü telafi etti ve salı günü yüzde 1 düşüşle 5.031 dolar seviyesinden işlem gördü. Yani dalga büyük, ama yön hâlâ yukarı.

Kısa vadeli satış baskısına rağmen uzmanlar uzun vadeli görünümün hâlâ güçlü olduğu görüşünde. Roukaya Ibrahim, küresel yatırım talebinin yüksek fiyatları desteklemeye devam edeceğini düşünüyor.
Özellikle gelişmekte olan ülke merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğiliminin süreceği tahmin ediliyor. Fiyat düşüşlerinde merkez bankalarının alım yapması ise piyasada adeta bir “taban” oluşturuyor. Bu da düzeltmelerin kalıcı bir ayı piyasasına dönüşmesini zorlaştırıyor.
Ibrahim’e göre mevcut boğa piyasası tarihsel olarak istisnai değil. 1971-1974 ve 1976-1980 dönemlerindeki yükselişlerle kıyaslandığında getiriler açısından geride kalıyor. Ayrıca son elli yıldaki her büyük ralli, birden fazla sert satış dalgasıyla kesintiye uğradı.