Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA Expo 2026 fuarında TGRT Haber'e konuştu. Kacır, ilk üç günde imzalanan projelerin toplam hacminin 26 milyar doları aştığını söyledi. “Bunun 7 milyar dolardan fazlası ihracat projesi” dedi. Türkiye'nin uzay hedefini de TGRT Haber'e açıkladı.

Bakan Kacır, "SAHA Expo'nun dördüncü günündeyiz. Burası dünyanın dört bir yanından misafirin İstanbul'da buluştuğu ve Türk savunma sanayinin dünya sahnesine çıktığı dev bir platform. Burada pek çoğu Milli Teknoloji Hamlesi'nin ürünü olan ve dünyanın en ileri yüksek teknoloji sistemlerini dünyayla buluşturuyoruz. Tabii SAHA Expo aynı zamanda bir etkileşim platformu. Burada binlerce ikili görüşme yapıldı. 180'den fazla imza töreni gerçekleşti. 170'den fazla sözleşme imzalandı ve ürün tanıtımı yapıldı. İlk üç günde imzalanan projelerin toplam hacmi 26 milyar doları aştı ve bunun 7 milyar dolardan fazlası ihracat projesi. Bu aslında Türk savunma sanayinin geliştirdiği ürünleri ne kadar rekabetçi şekilde dünyaya sunabildiğinin de ispatıdır. Malumunuz, geçen sene savunma sanayi ihracatımız 10 milyar doları aşmıştı. Şimdi sadece üç günde burada atılan ihracat imzalarının tutarı 7 milyar doları aştı. Dolayısıyla savunma sanayimiz üretim ve ihracatla büyük güçlenmeye devam ediyor" dedi.

Bakan Kacır, "Tabii savunma sanayinin yanında uzayı da biz stratejik bir alan olarak görüyoruz. Uzay, ülkenin yüksek teknolojide tam bağımsızlığı için savunma sanayine benzer şekilde öncelikli bir başlık. Savunma sanayi sistemlerimizin pek çoğunun haberleşme güvenliği açısından da aslında uzay sistem ve teknolojileri kritik bir omurgayı oluşturuyor. Bu anlamda Türkiye'nin uzay teknolojilerinde kendi ürünlerini kendi imkanlarıyla geliştirmesini çok önemsiyoruz. Burada tabii uydular kritik bir rol oynuyor. Türkiye kendi görüntüleme uydularını yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyor. Biliyorsunuz BİLSAT, RASAT, Göktürk, İMECE projelerini tamamladık. Yüksek çözünürlüklü görüntü almayı sağlayan elektro-optik kamerasıyla birlikte İMECE yerli ve milli olarak geliştirildi, üretildi ve uzaya gönderdik. Yine TÜRKSAT 6A sayesinde Türkiye, haberleşme uydusu geliştirebilen ve üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri oldu. Şimdi bu kabiliyetlerimizi daha ileri seviyelere taşıyoruz. Daha sofistike uydular geliştiriyoruz. İMECE-2, İMECE-3 projelerini yerli ve milli olarak tamamlayacağız. TÜRKSAT 7A için yerli ve milli üretim hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yine bunun yanında bir Ay misyonunu gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Orada hibrit roket teknolojisine derin uzayda tarihçe kazandırmayı, böylelikle uydu transferi ve uydulara yörünge transferi yapabilecek uzay araçları geliştiren, üreten ve dünyaya ihraç eden bir ülke olabilmeyi amaçlıyoruz.

Yani uzay stratejik olduğu kadar ekonomik değeri açısından da önemli. Çünkü yıllık uzay ekonomisi 600 milyar doları aştı. 1 trilyon dolara erişecek. Türkiye olarak bu uzay ekonomisinden de pay almak istiyoruz. Bakın bütün bu ekosistem Türkiye'nin istiklalini, istikbalini tahkim etmekle kalmıyor, Türk ekonomisine de muazzam bir katkı veriyor. Şöyle düşünelim; 4 bin şirkette 100 bin kişilik bir savunma sanayi ekosisteminden bahsediyoruz. Ve o 100 bin kişinin 10 milyar doların üzerinde ihracat yapmasından bahsediyoruz. Bu katma değer demektir. Savunma sanayi bugün çalışanlarımızın en yüksek düzeyde imkanlardan yararlanabildiği bir sektör. İstiyoruz ki bu sektör büyüsün, diğer sektörlerimizde de katma değer artsın. Türk sanayisi kabuk değişimini sürdürsün. Günden güne yüksek teknoloji, orta-yüksek teknoloji üretimin payı savunma sanayimizde olduğu gibi sanayinin diğer sektörlerinde de artsın. Ve böylelikle bu yolculuğumuz milletimizin refahına da daha güçlü şekilde katkı sunsun" şeklinde konuştu.