Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde 14 Ekim'den bu yana etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, büyük bir sel felaketine yol açtı. İçişleri Bakanlığı tarafından "1942'den bu yana yaşanan en büyük sel afeti" olarak tanımlanan bu krizde, metrekareye 272 kilogramı aşan tarihi yağışlar kaydedildi.
Şiddetli sağanak yağışlar, sel riskini konut piyasasının en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Ev alırken ya da kiralarken yalnızca fiyat, konum ve binanın sağlamlığına bakmak yeterli değil; dere yataklarına yakınlık, yetersiz altyapı ve geçmişte yaşanan su baskınları da hayati önem taşıyor.
Peki, bir evin sel riski taşıdığı nasıl anlaşılır? Uygun fiyatlı bir konut, ileride çok daha büyük zararlara yol açabilir mi? Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a yaptığı değerlendirmede ev sahibi ve kiracıları uyardı.

Türkiye’de son dönemde yaşanan sel felaketleri, konut satın alma ve kiralama kararlarında hangi riskleri yeniden gündeme getirdi?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Yaşanan seller, ev seçerken binanın sağlamlığı kadar bulunduğu yerin ve altyapısının da önemli olduğunu yeniden gösterdi. Dere yatağına yakınlık, arazinin çukurda kalması, yetersiz yağmur suyu giderleri ve yol seviyesinin altındaki daireler, özellikle dikkat edilmesi gereken konular.
Benim vatandaşlara önerim, evin mutfağına, manzarasına ve fiyatına bakarken sokağını ve bodrumunu da incelemeleri. Üst katta oturmak da bütün sorunları ortadan kaldırmaz. Dairenize su girmese bile binanın girişi, asansörü, elektrik tesisatı ve otoparkı etkilenebilir.

Sel felaketleri sonrasında belirli bölgelerde konut fiyatları ve kiralar üzerinde bir değişim yaşanması beklenir mi?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Sel felaketi çok yaşanan bir durum değildi. Ta ki bugüne kadar... İstanbul’da dere yatakları maalesef imar şartlarına uygun olmayan şekilde ıslah edilerek ya da üzerlerine yol yapılarak işgal edilen yerlerde sorunlar çok fazla. Yarı zemin daireler her yağmurda bu sorunları yaşıyordu. Şimdiki yeni yapılan sitelerde ise giriş katları bu duruma maruz kaldı. Ev almak isteyenlerin kriterleri de artık değişecektir.
Benim beklentim, tekrar tekrar su baskını yaşayan ve altyapı sorunu çözülmeyen yerlerde alıcıların ve kiracıların daha temkinli davranması. Bu durum satış ve kiralama süresini uzatabilir, pazarlık payını artırabilir. Özellikle bodrum ve düşük giriş katlarında bu etki daha belirgin olabilir.
Diğer taraftan, evinden çıkmak zorunda kalanların yakın çevrede güvenli konut araması, bazı mahallelerde kiralık konut talebini artırabilir. Yani aynı ilçede bile farklı sonuçlar görülebilir. Bölgesel satış ve kira verileri olmadan “fiyatlar şu kadar düşer” demek doğru olmaz.

Ev satın almak isteyen bir kişi, beğendiği konutun sel veya su baskını yaşama riskini nasıl öğrenebilir? Bir konutun sel riski taşıdığını gösteren en önemli işaretler nelerdir?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: En önemli işaretler, toprak yapısına ve binanın çukurda mı yoksa yüksekte mi olduğuna bakmaktır. Daha önce herhangi bir ıslah çalışması yapılmış mı, bunu araştırmak gerekir. Bir de sahada birebir bilgi araştırması yapmak önemlidir.

Binanın dere yatağına yakın veya çevresine göre çukurda olması.
Daire girişinin, pencerelerin ve otopark rampasının yol seviyesinin altında kalması.
Yağmur suyunun binaya doğru akabileceği bir eğimin bulunması.
Bodrumda su izleri, duvarların alt kısımlarında kabarma, dökülme ve yoğun rutubet kokusu olması.
Geçmişte tekrarlayan su tahliyesi veya kanalizasyonun geri tepmesi gibi sorunların yaşanması.

Kiralık konut arayanlar, evin geçmişte su baskını yaşayıp yaşamadığını nasıl öğrenebilir?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Çevrede yaşayan kişilerden öğrenebilirler. Bazı evler su baskını geçirmiş olsa bile iyi bir tadilatla bu durum kamufle edilebilir. Belediyeden ve ilgili DSİ bölge müdürlüğünden o bölgenin taşkın durumu hakkında bilgi istenebilir.
Sel riski yüksek bir bölgede daha uygun kirayla sunulan bir konut, uzun vadede kiracıya hangi ek maliyetleri çıkarabilir?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Su baskını riski olan yerlerde tüm eşyalar, beyaz eşyalar, mobilyalar; kısacası her şey zarar görebilir. Bu da kiracıya kira maliyetinden çok daha yüksek bir maliyete neden olabilir. Yeni bir ev tutmak ve yeniden taşınmak da ciddi bir maliyet oluşturur.
Burada kiraya değil, tutacağınız konutun güvenliğine bakmak gerekir.